Film Herif Begins

Genel

film-herif

Geçen oturuyorum Tophane’de, bu film işlerle uğraşan gençler var. Sinemacıymışlar. Geldiler, rica ettiler. Abi, bunca yıllık deneyimin var. Hem sokağı bilirsin hem de siyaseti. Sanattan da anlarsın. Az sanatçı gelip geçmedi çarkından dediler. Haklılar bi’ yerde. Bazen adam ederken çok zorlanmışlığımız var ama adam etmediğimiz olmadı elhamdülillah. Severek adam ettiğimiz de oldu döverek adam ettiğimizde. Ama boş geçmedik.

Önce kıl gittim çocuklara. Tipler bi’ bozuk, bi’ şekiller. Küpeler, saçlar, sakallar. Neyse bizim Dilaver dedi ki abi bunlarda böyle, takılma çok. Sonra oturunca baktım temiz çocuklar. Tıraş paralarını da verdim, yolladım berbere. Neyse uzatmayalım, dediler abi bize film eleştirisi yaz. Koçum dedim, ben şimdi sizin gibi yazamam, benim lafım cümlenin ortasından, işinize gelmez dedim. Yok, abi ille de yaz dediler. Kırmak istemedim gençleri. Bu da ilk yazımız işte. Vatana memlekete hayırlı olsun. Zoruna giden varsa beni bulsun. Bizim lafımızın eğrileceği yer olmaz.

Tabi şimdi bu ilk yazı olunca önce benim sinema ya bakışım bilinsin isterim. İşin başında cümlenin altını çizeyim. Sonra g*tü başı ayrı oynayan birileri çıkıp, filanda falan demesinler.

Gençler şimdi sinemaya tabi biz daha çok sosyal bir olay olarak bakarız. Şimdi benim sanat anlayışımda halk içindir. Sinema anlayışım da. Film dediğinde öyle antin kuntin, halkın anlamayacağı bir şey olursa ben ona kıl giderim.  En çok tarih, savaş filan severim. Kötü adamlar kazanıyorsa ona da kıl giderim. Ama iyi adamlar ölebilir senaryo icabı, onda sıkıntı yok. Öyle dandikten oyunculuk filan, hemen çakarım köfteyi. Ha bazen gençlerin gelişmesi adına göz yummuşluğumuz vardır. Başroldeki adam da öyle adonistir, baklavadır olmayacak. İnsan gibi göbeği olacak ki bizden bilelim, beraber çay çorba içelim. Ben kaslı adama güvenmem. Eşine dostuna ayırabileceği vakti kaslarına ayıran adamı ben evime barkıma sokmam da izlemem de.   Benim sevdiğim filmde oynayan oyuncu da düzgün olucak. Sevmem öyle tipleri.  Milli ve manevi değerlerimize herhangi bir yan bakan film olursa orda bizi bulur. En hassas olduğum nokta da odur.

En sevdiğim filmleri sordular gençler tabi. Bilin diye sıralıyim dedim.

Yüzüklerin Efendisi’ni çok severim. Mala mülke tamah etmeme var orda. Bir de delikanlı adamlar.

’13. Savaşçı’ diye bir film vardı. Onu da çok severim.

‘Truva’ iyiydi mesela, ama Hektor ölünce film benim gözümde bitti. Delikanlı adam öyle kolay harcanmaz. Ayıptır.

Bi’ de tabi ‘Cennetin Krallığı’ filmi var. O film iyiydi. Selahaddin Eyyubi orda çok iyi mesela. Hele o şerefsiz Guy de Lusignan’ı yakaladığı zaman diyor ya “bir kral bir kralı öldürmez” diye. Çok şekil olmuş orası.

Şimdi böyle kabaca anlattık ama zamanla daha iyi tanıcaksınız abinizi. Gençler tabi engin bilgimizden yola çıkarak Film Herif demişler bize. Sağolsunlar. Haftaya görüşürüz.

Geçen oturuyorum Tophane’de, bu film işlerle uğraşan gençler var. Sinemacıymışlar. Geldiler, rica ettiler. Abi, bunca yıllık deneyimin var. Hem sokağı bilirsin hem de siyaseti. Sanattan da anlarsın. Az sanatçı gelip geçmedi çarkından dediler. Haklılar bi’ yerde. Bazen adam ederken çok zorlanmışlığımız var ama adam etmediğimiz olmadı elhamdülillah. Severek adam ettiğimiz de oldu döverek adam ettiğimizde. Ama boş geçmedik.

Önce kıl gittim çocuklara. Tipler bi’ bozuk, bi’ şekiller. Küpeler, saçlar, sakallar. Neyse bizim dilaver dedi ki abi bunlarda böyle, takılma çok. Sonra oturunca baktım temiz çocuklar. Tıraş paralarını da verdim, yolladım berbere. Neyse uzatmayalım, dediler abi bize film eleştirisi yaz. Koçum dedim, ben şimdi sizin gibi yazamam, benim lafım cümlenin ortasından, işinize gelmez dedim. Yok, abi ille de yaz dediler. Kırmak istemedim gençleri. Bu da ilk yazımız işte. Vatana memlekete hayırlı olsun. Zoruna giden varsa beni bulsun. Bizim lafımızın eğrileceği yer olmaz.

Tabi şimdi bu ilk yazı olunca önce benim sinema ya bakışım bilinsin isterim. İşin başında cümlenin altını çizeyim. Sonra g*tü başı ayrı oynayan birileri çıkıp, filanda falan demesinler.

Gençler şimdi sinemaya tabi biz daha çok sosyal bir olay olarak bakarız. Şimdi benim sanat anlayışımda halk içindir. Sinema anlayışım da. Film dediğinde öyle antin kuntin, halkın anlamayacağı bir şey olursa ben ona kıl giderim.  En çok tarih, savaş filan severim. Kötü adamlar kazanıyorsa ona da kıl giderim. Ama iyi adamlar ölebilir senaryo icabı, onda sıkıntı yok. Öyle dandikten oyunculuk filan, hemen çakarım köfteyi. Ha bazen gençlerin gelişmesi adına göz yummuşluğumuz vardır. Başroldeki adam da öyle adonistir, baklavadır olmayacak. İnsan gibi göbeği olacak ki bizden bilelim, beraber çay çorba içelim. Ben kaslı adama güvenmem. Eşine dostuna ayırabileceği vakti kaslarına ayıran adamı ben evime barkıma sokmam da izlemem de.   Benim sevdiğim filmde oynayan oyuncu da düzgün olucak. Sevmem öyle tipleri.  Milli ve manevi değerlerimize herhangi bir yan bakan film olursa orda bizi bulur. En hassas olduğum nokta da odur.

En sevdiğim filmleri sordular gençler tabi. Bilin diye sıralıyim dedim.

Yüzüklerin Efendisi’ni çok severim. Mala mülke tamah etmeme var orda. Bir de delikanlı adamlar.

13. Savaşçı diye bir film vardı. Onu da çok severim.

Truva iyiydi mesela, ama Hektor ölünce film benim gözümde bitti. Delikanlı adam öyle kolay harcanmaz. Ayıptır.

Bi’ de tabi Cennetin Krallığı filmi var. O film iyiydi. Selahaddin Eyyubi orda çok iyi mesela. Hele o şerefsiz Guy de Lusignan’ı yakaladığı zaman diyor ya “bir kral bir kralı öldürmez” diye. Çok şekil olmuş orası.

Şimdi böyle kabaca anlattık ama zamanla daha iyi tanıcaksınız abinizi. Gençler tabi engin bilgimizden yola çıkarak Film Herif demişler bize. Sağolsunlar. Haftaya görüşürüz.

twitter.com/filmherif

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up