Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

“Filistin Gazze ile Sınırlı Değil”

Yayınlandı

tarihinde

“Filistin Gazze ile Sınırlı Değil”

Malatya Valiliği’nin koordinasyonunda, Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı tarafından ve Barya Akademi Yakup Öztürk Sinema Kulübü’nün Ana Sponsorluğunda, T.C. Kültür Bakanlığı, Malatya Büyükşehir Belediyesi, İnönü Üniversitesi, T.C. Malatya Sanayi ve Ticaret Borsası ve Fırat Kalkınma Ajansı ve destekleriyle gerçekleşen 4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nde üçüncü gün Rashid Masharawi’nin basın toplantısı ile başladı.

Onur Ödülüne değer görülen Yönetmen Rashid Masharawi, basın toplantısında amacı Doğu ve Batıyı bir araya getirmek olan bir festivalin içinde olmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Kültürler arası alışverişin en iyi yolunun sinema olduğunu vurgulayan Masharawi, “Festivaller aracılığıyla da izleyicilere tanımadıkları bir kültür sunabiliriz” dedi.

Masharawi, kendisini sadece Filistinli bir sinemacı olarak değil Ortadoğu’yu da temsil eden bir sinemacı olarak tanımlayabileceğini söyledi.

“Filistin’de kamerayla sokağa çıkmak taraf tutmak demekken ben Filistin’de işgal varken sokağa kamerayla çıktım. Hastaların doktora gitmek için dışarı çıkma izni oluyordu, ben de bir hasta aracılığıyla o görüntüleri BBC’ye, CNN’e gönderecek kişilere ulaştırmayı başardım.” dedi.

Politik bir film yapmaktan çekinmediğini; ama önceliğinin insan hikayeleri olan sanat filmleri olduğunu anlatan Masharawi, Türkiye’nin Filistin’e olan desteği için de “Türkiye’nin insani yardım adı altında yaptığı yardımın, politik bir bakış olduğunu biliyorum. Yapılan yardımlar sadece Gazze ile sınırlı. Filistin Gazze ile sınırlı değil.”  dedi.

Gazze’de geçen filmlerini de anlatan yönetmen, “Gazze’de film çekerken mülteci kamplarından kaçamazsınız. 15 tane mülteci kampı var orada ve haliyle de böyle bir kültür var …” dedi.

Yarışma Heyecanı Sürüyor!

4. Malatya Uluslararası Film Festivali’nin Ulusal Uzun Film Yarışmacı filmlerinden Üç Yol, Yozgat Blues ve Kusursuzlar bugün seyirci karşısına çıktı.

Üç Yol filminin ardından gerçekleşen söyleşiye katılan filmin Yönetmeni Faysal Soysal, Oyuncuları Kristina Krepela ve Turgay Aydın katıldı. İzleyicinin sorularını yanıtlayan Yönetmen Faysal Soysal “Bizler hata ve kusurlarımızla varız.” dedi.

Yozgat Blues filminin gösteriminden sonra gerçekleşen söyleşiye filmin Yönetmeni Mahmut Fazıl Coşkun, Senaristi Tarık Tufan, Yapımcı Halil Kardaş katıldı. Yönetmen Mahmut Fazıl Coşkun, filmlerin festivaller sayesinde izleyiciyle buluştuğu, bu nedenle yarışmaya katılmanın ödülden daha da önemli olduğunu söyledi.

Seyircinin büyük ilgi gösterdiği Kusursuzlar filminin gösterimine ise filmin Yönetmeni Ramin Matin, Senaristi-Yapımcısı Emine Yıldırım ve Oyuncu Suna Selen katıldı. Kardeşlik ilişkinse değinmek istediklerini, tecavüze uğrayan kadınlarda genelde etrafındaki herkesi suçlama eğilimi olduğunu vurgulayan ekip festivalde olmaktan memnun olduklarını dile getirdiler.

Ulusal Kısa Film Yarışmacı filmleri ise jüri ve Malatyalı sinemaseverle buluştu. Gösterimler yarın da film ekiplerinin de katılımıyla keyifle devam edecek!

Suriyeli Misafirler Ağırlanıyor!

4. Malatya Uluslararası Film Festivali kapsamında Konteyner Kentte de sinema gösterimleri başladı! Arapça olarak izlenen filmlerden çok memnun olduğu gözlenen “Suriyeliler, akşamları futbol oynuyor, sohbet ediyorduk. Şimdi bir sinemamız var, çok mutluyuz, eğleniyoruz” dediler.

Ümit Ünal ile Sinema Dili Atölyesi

“Teyzem”, “Hayallerim, Aşkım ve Sen” gibi filmlerin senaryo yazarı; “9”, “Anlat İstanbul”, “Gölgesizler”, “Nar” gibi filmlerin yazar-yönetmeni Ümit Ünal deneyimlerini paylaştığı “Ümit Ünal ile Sinema Dili Atölyesi”nde Ünal, “İnsanoğlu var olduğundan beri hikâye anlatıyor. Sözlerle tavsiyelerle öğütlerle verdiğin şey insanlara işlemiyor ama hikâyeyle anlatınca insanlar daha büyük dersler çıkartıyorlar. Sözlü dilde de yazılı dilde de insanlar birbirine sürekli hikâye anlatıp duruyorlar. Ama sinemada hikâye anlatmanın yolu sözlü dilde anlatmaktan daha farklı. Sinema dili diye bir şey söz konusu. En önemlisi işin içine kamera giriyor. Sözlü dilde anlatacağınız şeyi işin içine kamera giriyor ve kameranın getirdiği bir sürü dilsel unsurla kamera hareketleri de önemli paya sahip oluyor.” dedi.

Hababam Eskimedi

Kemal Sunal Anma etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen Hababam Sınıfı ile Minder Sohbetlerine katılan Hababam Sınıfı öğrencilerinin söyleşisinde ise oldukça renkli dakikalar yaşandı. Oyuncu Tuncer Akca, “ayakkabı boyacısı olarak çalışıyordum. Ertem Eğilmez, ayakkabılarını boyatıp 5 lira ise 10 lira verirdi. Ama Kemal ağabey az verirdi” diyerek güldü.   Dilaver Gür ise “Yüzlerimiz eskidi; ama film eskimiyor” diyerek filmin Türk Sinemasındaki önemine dikkat çekti.

4. Malatya Uluslararası Film Festival Afişi

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Üçüncü Gününde Majid Majidi Rüzgârı Esti

Majid Majidi, 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin üçüncü günü Majid Majidi’nin katıldığı “Ustalık Sınıfı” ile yönetmenliğin detayları konuşuldu.

Moderatörlüğünü Festival Direktörü Faysal Soysal’ın yaptığı, Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleşen “Majidi ile Ustalık Sınıfı” özellikle sinema sektörüne ilgi duyanların dikkatini çeken bir etkinlik oldu. Majid Majidi’nin engin tecrübelerini aktardığı ve pek çok tavsiyeyi içinde barındıran Ustalık Sınıfı büyük bir ilgi ile izlendi.

Sinema yolculuğunu anlatmaya başlayan Majidi, bu sanatın ilgisini nasıl çekmeye başladığını ve nereden nereye geldiğini detayları ile paylaştı. Çocukken etrafında sanatla ilgilenen birilerinin olmadığından bahseden Majidi, doğa ile iç içe olduğunu ve bunun da yönetmenlik açısından onu oldukça etkilediğini belirtti. Sanatla ilişkisinin tiyatro sanatının ilgisini çekmesi ile başladığını açıklayan Majid Majidi, sinemadan önce tiyatro ile ilgilendiğini, akademik olarak bu alanda eğitim gördüğünü ve sinemaya oyunculukla başladığını belirtti. Oyunculuktan sinemacılığa geçiş sürecini aktaran Majidi, en büyük hayalinin aklındakileri tasvir etmek, görsele dökmek olduğunun altını çizdi ve sinema dünyasına sadece oyunculuktan geçebileceğini bildiğini ekledi.

İyi bir senaryonun sırrı; hayat tecrübesi

Sinema yapmaya dair en heyecan verici kısmın ilk fikrin geldiği o ilk filiz anı olduğunun altını çizen Majidi, “Bir filiz gibi, toprağın içinde besledikçe, su verdikçe, sevdikçe büyüyen, daha sonra senaryoya, ardından filme dönüşen ve insanlara değen tarafını seviyorum.” diye konuştu.

Bir senaryonun her şey olduğunun da altını çizen Majidi; “Elinizde iyi bir senaryo varsa inanın ki işin %70’ini başarmışsınızdır. Bütün enerjinizi senaryo için ortaya koysanız da başarısız olmanız düşük bir ihtimal. Eğer senaryonuz iyiyse zaten icra kısmında ortaya koyduğunuz çalışmayı da izleyici çok rahat fark eder. Hikâyede kusur varsa izleyici anlama giremiyorsa geri kalan güzel enerji, ışık ve tasarım güme gider” dedi.

İyi bir senaryo yazmaktaki sırrı da açıklayan Majidi; “Bu sır aslında şu noktada hayat tecrübesi… Kendi yaşamınızdaki tecrübeniz, hayatınız ve her şeyi izlemek. Biz çoğu zaman kendi hayatımız içinde çok dar bir alanda besleniyoruz. Çok ötesine gitmek, toplumla doğru ilişkiler kurmak, uzak bir köydeki aileyi tanımak, bizim kendi hikayemize yeni açılımlar ve imkanlar sağlayacaktır. Hikayemizi zenginleştirecektir.” dedi.

Yarışma Heyecanı Devam Etti

Atlas Sineması’nda yarışma heyecanı büyük bir çoşkuyla devam etti.  “Yarışma Seçkisi” ile jüri karşısına çıkacak olan filmler iki ayrı gösterim seansı ile izleyicilerle buluştu. Reza Fahimi’den “White Clad”, Gon Caride’den “Two Options”, Semiha Yıldız’dan “Dileklerin Cudi’si” , Fateme Mohammad’den “Burned” , Lucie Pagès’den “Firefly” , Olga Torrico’dan “Gas Station” , Ömer Dişbudak’tan “Burhan” ,  Maryam Esmikhani’den “Emergency” , Ngwatilo Mawiyoo’dan “Joy’s Garden” ve Doug Roland’dan “Feeling Through” izleyicinin beğenisine sunuldu ve izleyiciler, yönetmenlere sorularını yöneltti.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, ORZAX gibi birçok kurum iş birliği ile gerçekleştirilen ve ana sponsorluğunu Halkbank’ın üstlendiği 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nin yarın son günü.

Okumaya Devam Et

Festivaller

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivalin’in İkinci Günü de Dolu Dolu Geçti

Festival, 2- 5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

2 – 5 Aralık tarihleri arasında düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin ikinci günü, Atlas Sineması’ndaki Gösterimler ve Akademi Beyoğlu’nda Gerçekleşen “Matbudan Dijitale Türkiye’de Sinema Yazarlığı ve Yayıncılığı” söyleşisi ile devam etti.

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin ikinci gününde “Kırk Yıllık Hatır Seçkisi” ve “Yarışma Seçkisi” izleyici ile buluştu. Evrensel bir tema olan dostluk kavramını irdeleyen filmlerin yer Aldığı Kırk Yıllık Hatır Seçkisi’nde Juan Albarracín’in “Southbound” filmi Fariba Ghasemzadeh Behnami & Mehdi Azar’ın “A Silence’s Performance” filmi, Merve Özen’in “Kuş Bakışı” filmi, Leart Rama’nın “The Station” filmi ve Mehmet Köprü’nün “Goca Yörüğün Tohumları” filmi sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. Yarışma seçkisi ile jüri karşısına çıkan Nihat Seven’in “Beyaz”, Vahid Hassanzadeh’in “Bridge”, Amir Karami’nin “Death Locked Out”,  Sergi Marti Maltas’ın “The Bathtub”, Hristo Simeonov’un “Nina”, Janek Tarkowski’nin “Help3”, Antonio Genovese’nin “Between Fear and Love”, Ömer Faruk Yardımcı’nın “Hasat” ve Gökalp Gönen’in “Lal”, filmleri ise iki ayrı gösterimle seyircilerle buluştu. Film gösterimleri sonrası seyirciler yönetmenlere soru sorma şansını da yakaladı.

“Sinema yazarlarının teorik yönde yetişmesini sağlayacak yayınımız yok.”

Akademi Beyoğlu’nda ise Tuba Deniz’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Matbudan Dijitale Türkiye’de Sinema Yazarlığı ve Yayıncılığı” isimli söyleşide, Burçak Evren, Niyazi Koçak ve Suat Köçer’in katılımıyla sinema yazarlığının tarihi konuşuldu. Sinemanın tarihi ile ilgili detaylı bilgiler aktaran Burçak Evren, geçmişte çıkarılan sinema dergilerinin sinemacılığa etkisinin altını çizerken, bugün sinema yazarı yetişmemesinin nedenini sinema yayını olmaması ile ilişkilendirdiğini açıkladı. “Sinema yazarlığı bugün dibe vurmuş durumda, üniversitelerde bölümler kuruluyor, öğrenci yetişiyor ama ne yazık ki onların teorik yönde yetişmesini sağlayacak yayınımız yok. Bir sinema yazarının yetişmesinde dergilerin emeği çok büyük. Şimdikilerin yetişeceği gazeteler ve sinema mecraları yok” diye konuştu. Teknoloji ile birlikte birçok sürecin değiştiğini ama sinema yazarlığının ve yayıncılığının bu ortama entegre olamamasını okur ve kaynak problemine bağlayan Suat Köçer, artık insanların kısa bilgiler okumak istediğinin altını çizdi. Matbaa ve yayıncılık alanında tecrübelerini ve tarihsel süreci aktaran Niyazi Koçak ise, sinema ve bilim gibi alanların uygarlıkların ilerlemesini sağladığını ama Türkiye’de yayıncılık alanının artık neredeyse durma noktasına geldiğini açıkladı.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, ORZAX gibi birçok kurum iş birliği ile gerçekleşen ve ana sponsorluğunu Halkbank’ın üstlendiği 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali cumartesi ve pazar günü de devam edecek.

Okumaya Devam Et

Festivaller

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali Başladı

Festival, 2- 5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

2- 5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali Atlas 1948 Sineması’ndaki gösterimler ve Beyoğlu Akademi’de gerçekleşen “Dijital Dünyada Film Yolculuğu” söyleşisi ile başladı.

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali, “İnsani Bakış” ve “Panorama Seçkisi”nde yer alan filmlerinin gösterimleriyle sinemaseverlerle buluştu. Bugün Atlas 1948 Sineması’nda yeryüzünde savaş, doğal afet ve salgın gibi tehlikelerin insanoğluna verdiği zararı ve bu konuda mücadele eden insanların vicdanını konu edinen “İnsani Bakış” bölümünde yer alan David Del Âguila’nın “Martians” filmi, Luca Esposito’nun “Paper Boat” filmi, Daniel Ortiz Entrambasaguas’ın “Breath” filmi, Arturo Duenas’ın “Dajla: Cinema and Oblivion” filmi, Bahare Nikjoo’nun “İncurable” filmi, Malaz Usta’nın “Sürgünde Bir Yıl” filmleri gösterildi. Dünyada önemli festivallerde gösterime açılan ve çok sayıda ödüle layık görülen kısa filmlerin Türk izleyici ile buluştuğu bölüm olan Panorama Seçkisi’nde ise Alıaksei Pluyan’ın “Lake of Happiness” filmi, Amaz Moradi’nin “Duel” filmi, Lolita Naranovich’in “The Power of Childhood” filmi ve Ozan Sertdemir’in “Teşekkürler Süpermen” filmleri de seyirciyle buluştu.  

“Dijital Dünyada Film Yolculuğu”

Festivalin bugün gerçekleşen ilk etkinliği Ezgi Büşra Çınar’ın modere ettiği “Dijital Dünyada Film Yolculuğu” söyleşisi oldu. Söyleşi dağıtımcı Kemal Ural, yönetmen Ramazan Kılıç ve yapımcı Emre Oskay’ın katılımıyla Beyoğlu Akademi’de düzenlendi. Dijital dünyanın film sektörü üzerinde etkisinin konuşulduğu panelde, herkes kendi perspektifinden dijital dünyanın etkilerini anlattı. Bugünkü ezberlerin bozulduğunu, tüketim alışkanlıklarının değiştiğini, talep edilmeyen malların da arz edilmeye başladığını belirten Kemal Ural, pandemi ile tüm bu sürecin hızlandığını ve dijital platformların böylelikle önünün açıldığını söyledi. Yapımcı Emre Oskay, çok fazla film projesinin geldiğinin, üretimin arttığının altını çizerken, bu durumda ekip bulmanın zorluğundan bahsetti. Yönetmen Ramazan Kılıç ise pandemi yokken de kısa film sektörünün kötü olduğunu, dijital platformların ise ticari anlamda tatmin edici olmadığını belirtti ve pandemi ile birlikte festivallere katılamadıkları için işlerin daha kötüye gittiğini anlattı.

“Sinema Ölmeyecek Sadece İzleme Alışkanlıkları Değişti”

Emre Oskay dijital platformlarla birlikte film tüketme kültürünün değiştiğini, her yerde film tüketebildiğimizi ve bunun hızlı tüketime neden olduğunu söyledi ve sinema salonlarının azalıp özel mekanlar haline gelebileceğini belirtti. Kemal Ural “Sinema ölmeyecek sadece izleme alışkanlıkları çok değişti. İnsanlar artık cep telefonu ekranından bile film izliyor.” dedi ve sinemaların sürekli değişime açık olup sektörü canlı tutması gerektiğinin altını çizdi. Ramazan Kılıç ise sinema izleyici sayılarının azalmasının fon bulma konusunda kısa film sektörünü etkilediğini söyledi.

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, ORZAX gibi birçok kurum iş birliği ile düzenleniyor ve ana sponsorluğunu ise Halkbank üstleniyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler