Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Esaretin Bedeli, Bir Kağıt Parçasıymış…

Karanlık odanın kapısı açılır. Solomon, içeriye giren beyaz adamlara; “ben özgürüm, ben özgürüm” demekten başka bir şey yapamaz.

Yayınlandı

tarihinde

fatih-razi

“Bu film (12 Yıllık Esaret) gerçek bir hikâyeye dayanmaktadır.”

1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, “özgür” ve istediği şeyleri yapabildiği için kendisini her zaman mutlu hisseder. Fakat bir gün bir müzik işi için iki adam ile tanışır, çalışmak için Washington’a gider ve filmimiz uzun süreli yolculuğuna böylelikle başlar…

Bir içki masasında başlayan muhabbet gece yarısına kadar sürer ve gecenin sonunda Solomon baygın düşer. Sabah gözlerini açtığında karanlık bir odanın içerisinde zincirlere vurulmuş bir şekilde gözlerini esaret günlerine açmış olur. Akşamki içki masasından geriye kalan sadece kocaman bir esaret kadehi olur…

Karanlık odanın kapısı açılır. Solomon, içeriye giren beyaz adamlara; “ben özgürüm, ben özgürüm” demekten başka bir şey yapamaz. Bu özgürlüğü ona pahalıya mal olur. Ve beyaz adamlar Solomon’un sırtına odun ile vurmaya başlar. Bir yandan ise, Solomon’un “ben özgürüm” sözüne karşılık hayır “sen zenci bir kölesin” sözünü defalarca haykırırlar ve kanlar içinde Solomon yere yığılır. Ve bir kare yükselir, Solomon’un kaldığı karanlık odanın penceresinden (sözde) özgürlüğün ülkesi olan “beyaz saraya”…

Solomon gibi birkaç zenci köle pazarına götürülür. Yolculuk sırasında yanındaki hemcinsleri ile sohbet eden Solomon düştüğü durumu bir türlü kabul edemez. Yanındaki arkadaşlarından bir tanesi “hayatta kalmak istiyorsan az konuş ve kimseye okuma yazma bildiğini söyleme, tabi ölü bir zenci olmak istemiyorsan.”

Solomon ise, “Ben hayatta kalmak istemiyorum. Ben yaşamak istiyorum”der.

Artık köle pazarında pazarlıklar başlar. Solomon, ailesi ile birlikte köle pazarında satılığa çıkarılır. Tıpkı bir eşya gibi… Hatta daha aşağı seviyede!

Solomon artık Platt adı ile çağırılır. Zira kölelerin isimlerini de sahipleri belirler. Bizim gelenekteki gibi tatlı isim koyma telaşı yoktur.

Artık yeni sahipleri onları evine götürür. Köleler bir banyo sürecinden geçirilir. Sonra biraz dinlenirler.

Sabahın ilk saatlerinde iki beyaz adamla tanışırlar. Kendilerine sahip diye hitap edilmesini isteyen bu iki adam; kendi uydurdukları köleliğin şarkısını söylemeye başlarlar;

Zenci koşar.
Zenci uçar.
Zenci gömleğini ikiye böler.
Kaç zenci! Yoksa polis seni yakalar…

Pamuk tarlasında kamçı (hayvanlara vurulan kırbaç) eşliğinde zenci köleler ilk işlerine böylelikle başlarlar.

Çiftlik sahibi kölelere Sebt (Hristiyanların ibadet günü) gününde İncil’den pasajlar okur. Böylece dini için de hizmet etmiş olur.

Platt çiftlikte kâhyanın emirleri karşısında sahibine farklı teklifler sunar. Sunduğu teklifleri de başarır. Böylelikle “özel bir zenci köle” olma unvanını taşır. Sahibi Platt’a bir keman hediye eder. Platt bu hediye karşısında mest olur. Böylece esaret günleri devam eder.

Platt yerinde durmaz zenciyim ama köle değilim fikri çerçevesinde düştüğü durumdan kurtulmanın mücadelesini gün geçtikçe daha fazla verir. Kölelikten kurtulmak için bir mektup yazması gerekir. Türlü türlü yolları dener fakat başarılı olamaz.

“Özgürlük için bir kağıt parçasına ihtiyaç vardır.”

Ve mutlu son; Solomon özgürlüğünü elde etmeyi başarır. Evine döndüğünde ailesi çocukları ve torunları onu karşılar.

Bırakın birileri sahip olmak için kölelik şarkıları söylesin.
Biz doğru bildiğimiz satırları bir şiir havasında buluşturalım;

Ne beyaz ne siyah değil mi ki hepsi toprak,
Şu üç günlük dünyada ezmek mi üstün olmak,
Eğer üstünlük istiyorsan illa okumak illa okumak…

İyi Seyirler…

Nereden bakılması gerekiyorsa oradan bakmayı unutmayın…

Selametle…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler