Ertuğrul Bin Sekiz Yüz Noksan

Eleştiri

Dünyanın en kötü şiirleri samimice yazılanlarıdır. Çünkü estetik kaygısı gütmezler. İçlerinden ne geliyorsa onu yazar, şiir olduğu düşünülen şeyin şair olduğunu zanneden yazarı. Sanırım bu durum biraz sinema için de geçerli. Estetik kaygısından uzakta, işin kitabından çok hatta hiçbir şeyden habersizce yapılan sinemamsı şeyler yapımcıya zarar, izleyene vakit kaybı, çekenin dostlarına da uzun soluklu ‘yalan iltifatlara’ neden olur.

Son olarak Madımak: Carina’nın Günlüğü gibi bir felakete maruz kalmıştık. Çok şükür derken onun kadar olmasa da bir felaket daha yakında sinemalarda olacak: Ertuğrul 1890. Çoğumuzun bildiği o malum ve yürek yakan felaketin sinemaya uyarlanmış hali. Oyuncu kadrosu, bütçesi ve uluslararası sularda yüzen nâmı. Ertuğrul fırkateyninin tarihimizdeki yarası birçok sinemacının aklında yatan bir projedir. Ama cesaret gerektirir. Zira hem masraflı hem de öyküyü sinemanın diline dökmek de güçtür. Adamlar yapmış, cesareti toplayıp iki ülke arasındaki dostluğu filmde geçenlerle birlikte üçe çıkarmış.

Ertuğrul 1890, televizyon dizisi kıvamında bir oyunculukla, karton tipler ve kötü ve ucuz dramasıyla daha baştan batıyor. Filmin Japonya’da geçen kısımlarında batık biraz su yüzeyine çıkar gibi görünse de hikaye İran karasularında hiç çıkmamacasına derin sulara gömülüyor. İki farklı zamanın iki farklı jestini tek filmde ‘bak siz bize iyilik yaptınız ama bizimkiler de size yaptı’ der gibi insanın gözüne sokmak bir de 95 yıl önceki olayı canlandıran karakterleri bir de İran’daki olayın merkezine yerleştirmek büyük bir hata olmuş. Bir de bu karakterlerden birinin tutup da ‘seni bir yerden tanıyor gibiyim’ demesi çileden çıktığımız had safha olarak zirve yapıyor.

Amiraller, kazancıbaşları, komutanlar ve bir de başbakan tiplemeleri sanki tarihten değil de bir karikatürden kopuk gelmiş. Rahmetli Özal’ın olduğu sahnelerdeki figürasyonun kötü oyunculukları ve başbakanın gülünç diyalogları ise ayrı felaket. Yani bu diyalogları yazan kişi bu işin sadece kağıt üzerinde kalmayacağını dile ve vücuda geldiğinde komiklikten öteye gidemeyeceğini hiç mi düşünmemiş?

Filmin Japonya tarafı biraz daha iyimser. Köylünün samimiyeti drama çizgisini yukarı yöne doğru çevirirken aklımıza anlamadığımız bu dilin de diyalogları acaba Türkçedeki gibi samimiyetsiz mi sorusunu getiriyor. Orasını kestirmek biraz güç.

Ertuğrul 1890‘nın belki de yaymak istediği etki Michael Bay‘ın yönettiği Pearl Harbor‘unkine benzer bir şey sanırım. Ama maalesef film basit bir televizyon dizisinden öteye geçemiyor.

Kenan Ece‘nin ilk canlandırdığı Mustafa Yüzbaşı karakterinin gereksiz ‘kötücül-itici’ ve sonradan da ‘ne iyi adammış’ çelişkisi ise filmin sırıtan bir başka yönü. Bu karakteri komplike bir şey yapmaya çalışırken derinlik sağlanamayınca ortaya saçmalığa yakın bir şey çıkmış.

İyi bir film yapmak için sadece iyi bir konu bulmak gerekmediğini Ertuğrul 1890 bize çok güzel örneklemiş. Yapımcı firma ya da dağıtımcı mı desem şimdi sadece ‘iyi pazarlama’ yapıyor.

twitter.com/SerkanBastimar

__________

Yönetmen:Mitsutoshi Tanaka
Senaryo:Eriko Komatsu

Tür: Dram, savaş

Oyuncular : Masaaki Uchino , Kenan Ece , Shiori Kutsuna , Alican Yücesoy , Uğur Polat

Eleştirmen Notu: 4/10

____________

 

 

 

 

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. Sayın Serkan Baştimar’ın Uzakdoğu inançlarından, Karma felsefesinden pek haberi yok anlaşılan. Haberi olsa idi filimde verilmek istenen mesajı daha iyi anlayabilirdi. Uzüldüm kendisi için, verilmek istenen mesajı bir goze sokma olarak algılamış. Hadi filimi gormeden once haberiniz yoktu diyelim, insan bir düşünür bu Japonlar salak mı ? neden iki hikayede aynı kişileri oynatmışlar bunun bir nedeni olmalı diye araştırma yapar ondan sonra oturur tenkit yazısı yazar. Bu çalışmayı yapmak ayrı bir kültür gerektirir o da başka bir konu. Ben herşeyin en iyisini bilirim kafası ile olmaz bu işler.

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up