En İyileri ile İran Sineması

Liste Ortadoğu Sineması

 

feyza yeşilyılmaz

İran sineması, dünya sinemasında çok ayrıcalıklı ve özerk bir yere sahiptir. Bu durumda en önemli paya sahip olan yönetmenlerdir. Onlar İran sinemasının kilometre taşı filmlerini ürettiler. Filmlerin konu olarak sadeliği, sahiciliği, gerçekliği ve derinliği kuşkusuz çok ayrı bir dille yansıttılar. Toplumun her kesimine hitap eden ve merkezinde insan olan konuları anlattılar. İranlı sinemacılar kendi kültür ve toplumlarını yansıtan olayları kimi zaman masalsı bir dille, kimi zaman da gerçekçi bir üslupla perdeye yansıttılar. Kendi kültür, tarih ve inançlarına dair her şeyi filmleri aracılığıyla farklı bir metafor dili oluşturarak sinema perdesine aksettirdiler. Şimdi bu kadim kültürün filmlerini inceleyelim.

______________

küçük gariban bash

Küçük Gariban Bashu (1990)

Küçük Gariban Bashu, yönetmenliğini Behram Beyzai’nin yaptığı 1990 yapımı bir filmdir. Küçük Bashu bir kamyonetin arkasına saklanarak ülkenin bir başka yerine kaçmaya çalışının hikayesini görüyoruz. Geldiğinde herkese ve her şeye uzak olan Bashu’yu kocası uzaklarda olan bir kadın himayesi altına alıyor. Aslında sevdiklerinden mahrum yaşamak zorunda kalan iki insanın hayatının kesişimini izliyoruz. Filmde Bashu’nun ailesinin yok oluşunu da metaforik bir üslup dili kullanılarak anlatılmıştır. İnsan odaklı, yaralarını birbirine destek olarak tedavi eden bir çocuk ve kadının hikayesine odaklanırız.

___________

Close-up 3

Yakın Plan (1990)

Yakın Plan, İran sinemasının Batı sinemasında en çok tanınan yönetmeni Abbas Kiyarüsteminin filmidir. Konusu, kendisini Muhsin Mahmelbaf (yönetmen) olarak tanıtan ve güya çekeceği filmin hazırlıkları için insanlarla bir araya gelen bir sahtekar adam profilini görüyoruz. Filmdeki insanlar bu olayın film içinde film olduğunu bilmiyorlar ve sahici ve yalın halleriyle perdeye yansıyorlar. Yaşanmış bir olaydan yola çıkan film belgesel tadında farklı bir üslup sunuyor. Sahte Mahmelbaf ve gerçeğinin yüzleşmesi gibi etkileyici sahneler hafızamızda yer ediniyor.

____________

gabbeh (1)

Gabbeh (1996)

“Hayat renktir, Aşk renktir, Erkek renktir, Kadın renktir, Çocuk renktir”

Film 1996 yapımı Muhsin Mahmelbaf’ın filmidir. Film masal tarzında bir üslup ile anlatılmıştır. Bir karı koca bir gün dereye kilim yıkamaya giderler. Kilimin ortasında işlenmiş kız motifinin canlandığını görürüz. Doğu kültüründeki sevdiğine kavuşamama hikayesini, kilimi bir metafor dili olarak ve kullanarak anlatır. Kilimde canlanan kız dere kenarındaki karı kocaya kendi hayatını anlatır. Basit gibi görünen çok derinlikli bir hikayedir. Bir kilimin arkasında İran’ın kadim kültürüne dair pek çok derinlikli hikaye buluruz. Ayrıca film İran toplumunda kilim’in ve renklerin dilini bir hikayenin altında anlatır.

______________

cafer-panahi-filmleri-istanbulda,uUgmEGRtwkq5G1xSj66vAg

Ayna (1997)

Ayna, Cafer Penahi’nin yarı belgesel türündeki filmidir. Konusu; bir okul çıkışında annesi gelmediği için eve kendisi dönmeye çalışan ve kaybolan Mina’nın hikayesi anlatılıyor. Filmin orta yerinde Mina karakterinin bu filmden sıkıldım demesi film içerisinden başka bir boyuta geçmemizi sağlar. Mina ile Tahran sokaklarını gezeriz.

____________

1280x720-KT6

Cennetin Rengi (1999)

“Ey Gören fakat Görünmeyen! Yalnız seni ister, yalnız seni zikrederim” 

Film 1999 yılında Oscar’da “En İyi Yabancı Film Ödülü’ne” layık görülmüştür. Muhammet Tahran’da bir yatılı körler okulunda okumaya çalışan masumiyetin timsali bir çocuktur. Belki gözleri kör olabilir. Ona açılan kalp gözü sırrıyla anlamadığı, hissetmediği bir şey yoktur. Hayatının anlamını parmak uçlarıyla çözmeye çalışır. Köye yaz tatiline geldiğinde onun durumunu kabul etmeyen babası ile karşılaşırız. Filmin en etkileyici sahnesi ise Muhammet’in monolog ve Allah’a yakarış sahneleridir. Bu sahnelerde kör bir çocuk üzerinden derin bir tefekküre yöneliriz. Daha sonra Muhammet ve babasını üstünden geçtikleri köprünün yıkıldığını görürüz. Muhammet’in nehre düştüğü ve babasının o son anlarında evladı için çırpınışını da görürüz. Filmde adeta bir masal anlatılır. Ne olursa olsun sonunda iyilerin kazandığı bir masal…

_____________

rüzgar bizi

Rüzgar Bizi Sürükleyecek (1999)

Rüzgâr Bizi Sürükleyecek, 1999 İran yapımı Abbas Kiyarüstemi filmidir. Bir grup gazeteci ve üretim mühendisinin, yerel matem ritüellerini araştırmak ve belgelemek amacıyla bir Kürt köyüne yaptığı yolculuğu ve köye gelmeleriyle yaşananları konu alır. Bu film ismini, İran’ın büyük şairi Furuğ Ferruhzad’ın şiirinden alır.. Film köy ve kent hayatındaki insanların hayata farklı bakış açılarını çok ince bir çizgi ile yansıtıyor. Bunun yanında filmdeki görüntülerle bir şiir dili oluşturulduğunu da görüyoruz.

___________

elma-iranfilmi-resim

Elma (1998)

“Benim kızlarım çicek gibidir; güneşte solup ölebilirler”

Elma, Samira Makhmalbaf’ın 1998 yapımı filmidir. Filmin konusu, işsiz bir adam ve onun kör karısı 11 yaşındaki ikiz kızlarını evde tutarak her türlü kötülükten koruduklarını zannediyorlar. Kızlar için ev hapishane, pencere demir parmaklık olmuştur. Kızların insan içine çıkmaları ve dünya ile tanışmaları komşularının durum sosyal hizmetlilere bildirmesiyle oluyor. Aslında İran’da kadın olma gerçekliğini gözler önüne seren bir filmdir.

____________

kaplumbağa

Kaplumbağalarda Uçar (2004)

Kaplumbağalarda Uçar filmi, yönetmenliğini Bahman Gobadi’nin yaptığı 2004  bir yapımdır. Amerikan işgaline az kala Türkiye Irak sınırında kaderlerini bekleyen çocukların hikayesi anlatılıyor. Bu film savaşın acımasız yüzünü çocukların gözünden anlatan bir başyapıttır.

____________

darbareye-elly-elly-hakkinda-2

Elly Hakkında (2009)

Bir Ayrılık filminin yönetmeni Asgar Ferhadi’nin bir önceki filmidir. Bir grup arkadaşın haftasonunu deniz kıyısında geçirmek için çıktıkları tatilin kabusa dönüşmesinin hikayesidir. Tatili planlayan Sepideh’in bir süre önce boşanmış arkadaşlarının aralarını yapmak arzusuyla kızının öğretmenini de davet eder. Öğretmen Elly, tatilin ikinci günü ortadan kaybolmasıyla beraberinde ahlaki bir hesaplaşmayıda ortaya çıkaran yalanların açtığı yaraların anlatıldığı filmdir.

____________

sarhoş atlar

Sarhoş Atlar Zamanı (2000)

Bahman Ghobadi’nin savaş filmleri üzerine çektiği bir baş yapıtıdır. İran’da yaşayan, Kürt bir aileye mensup insanlar, babalarını kaybettikten sonra bir uçuruma doğru sürüklenmektedirler. Aralarından bir tanesinin acilen hayati bir ameliyata tabi tutulması gerekmektedir. Henüz on iki yaşında olan Eyüp ise, cinsiyeti nedeniyle, ailenin yeni lideri olmak zorundadır ve bu sorumluluğu almak için henüz çok genç bir yaştadır. Film küçük yaşta hayatta yaşanan olayların insanı nasıl büyüttüğünü ve bedel ödemenin acılarını anlatır.

_______________

l-takhte-siah-60a8e54b-610x250

Kara Tahta (2000)

Öğretmenler, bir savaş sonrası yıkımının yaşandığı bir toplumda, sırtlarına yükledikleri kara tahtalarla eğitim için seyahat etmektedirler. Kara tahtalar burada metaforik bir dil olarak kullanılmıştır. Aydınlanmanın ve farklı bir dünya görüşüne sahip olmanın yolları bu tahtalardan geçiyor. Bu tahtalar sadece savaş çocuklarına bir şeyler katmak için değil, onları bir şeylerden korumak için de öğretmenlerin sırtlarında duruyorlar. Filmde hangi şartta ya da durumda olunursa olunsun öğrenmenin bitip tükenmez bir derya olduğu mesajı verilmiştir.

___________

hqdefault

Çember (2000)

Hamileliğinin son günlerinde olan İranlı bir kadın doğumun arifesindedir. Bu doğum, onun hayatını kökünden değiştirecektir; ancak kadın bundan tamamen habersizdir. Doğum günü, bir kız çocuğu dünyaya gelir. Bu kız çocuğu, bir istenmeyendir. Günümüz etiğinin farklı bir şekilde can bulduğu İran’ın en bilinen şehri Tahran, hem bu kadını hem de onun çocuğunu korkunç bir girdabın içerisine sürükleyecektir. Filmin adındanda anlaşılacağı gibi kadını bir çemberin içinde tutan statükocu düşünceler ve toplum önyargılarını izliyoruz.

____________

avaze-gonjeshk-ha

Serçelerin Şarkısı

Kerim, Tahran’ın dışındaki bir devekuşu çiftliğinde çalışmaktadır. Küçük evinde ailesi ile sade ve mutlu bir hayat sürmekteyken bir gün deve kuşlarından biri kaçar. Kerim bundan sorumlu tutulur ve çiftlikten kovulur. Kısa bir süre sonra, büyük kızının işitme cihazını tamir ettirmek için şehre iner, ama motosikletli taksi sürücüsü olduğu sanılır. Kerim böylece yeni mesleğine başlamış olur; sıkışık trafiğin içinde insan ve yük taşır. Ancak her gün uğraştığı insanlar ve malzemeler Kerim’in cömert ve dürüst karakterini değiştirmeye başlar ve karısı ile kızlarının mutsuzluğuna yol açar. Kerim’in maddi ve manevi dünyasını dengelemesinde sevdiklerinin payı büyük olacaktır.

_______________

offside

Ofsayt (2006)

İran’da kadınların stadyuma girerek erkeklerle birlikte maç seyretmesinin yasak olması üzerine, İran’ın 2006 Dünya Kupası’na kalmasının belli olacağı son maçı statta izlemek isteyen kadınlar tek bir çare bulurlar: stadyuma erkek kılığında girmek. Kadınların bir kısmı, kalabalık arasından fark edilmeden girmeyi başarsa da bazıları polisin dikkatini çeker ve stadın dışında bir yere, maç bitene kadar göz altında tutulmak üzere götürülürler. Hayattaki, belki de en büyük istekleri olan o maçı stadyumda canlı canlı izleyebilme şansını maalesef ki kaybetmişlerdir.

____________

tumblr_nfvbztdF7e1sn5lr9o1_1280

Heiran (2009)

“Seninle yağmurda ıslanmak isterdim. Seninle yürümeyi sonsuza dek kaçmayı sonsuza kadar elindeki çiçekleri koklamayı isterdim.”

Afganistan’da savaş sırasında 3 milyon civarı Afgan yasadışı yollarla İran’a gelir. Afganların gelişi İran’da birçok soruna sebep olur. Afgan Heiran ile İranlı Mahi’nin aşkını konu ediniyor. Mahi 17 yaşındadır ve ailesi onu Afgan birisi ile evlenmesine izin vermemektedir. Mahi ailesi ile aşkı Heiran arasında bir tercih yapmaya zorlanır. Mahi , Heiranı tercih etmesinin bedelini kendi ödeyeceğinden habersiz bir yol alır.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up