En İyi 4 Filmiyle Javier Bardem

Dünya

Saygınlık, Başarı ve Karizma: Javier Bardem

Nayad Çor hazırladı

Herkesin dünyaya gelişinde, her nefesinde, her hareketinde, her eyleminde  kişinin hayatının yönünü ve seyrini belirleyecek ayrıntılar gizlidir. Yaşanılan coğrafyaya, topluma, aileye, çizebildiğimiz veya çizilmiş olanı üstlenip yolumuza devam ettiğimiz kaderimizle şekilleniyor dünyamız. Kimisi seçimlerinin kurbanı olup kendine bir yer edinemiyor, kimisi de dizginleri sıkıca eline alıp dur durak bilmeden, bitiş çizgisine kadar her adımını akıllıca atmaya özen gösteriyor. Bu yolda birçok araçla tanışıyoruz bizi amacımız haline getiren; dönüşüyoruz, değişiyoruz, hamur gibi yoğruluyoruz, rol model arayışına giriyoruz, tutunacak dal arıyoruz, basamakları birer ikişer tırmanıyoruz. Sinema işte tam bu noktada rehbere bürünüyor. Hayata olan tanıklığımız sinema aracılığıyla derli toplu, daha sınırlı bir hale geliyor, ince ayrıntıları seven insanoğluna, oyuncuların katkılarıyla, kendileriyle yüzleşme şansı sunuyor. Bu şansın yanı sıra izleyicileri “en iyi”lerle karşı karşıya getiriyor, Javier Bardem gibi.

Javier-Bardem

Sinemacı bir ailenin oğlu olan Javier (Angel Encinas) Bardem, 1969’da Kanarya Adaları’ndan dünyaya geldi. Küçük yaşta sinemaya olan ilgisi ilerideki takdire şayan kariyerinin başlangıcı niteliğindeydi. The Ages of Lulu ile başlayan sinema yolculuğu ve 2012’de rol aldığı, kariyerinin 24. filmi olan Skyfall ile Avrupa ve Dünya Sineması’nda hak ettiği saygınlığa ulaştı. Bu filmler arasında en göze çarpan performanslarını Before Night Falls, Los Lunes Al Sol, No Country for Old Men ve Biutiful ile gözler önüne serdi.

before-night-falls-javier-bardem

İlki olan 2000 yapımı Before Night Falls, yönetmenliğini Julian Schnabel’in üstlendiği, Venedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü’nü alan, Javier Bardem’in Kübalı şair Reinaldo Arenas’ı canlandırdığı ve En İyi Erkek Oyuncu Akademi Ödülü’ne aday gösterildiği otobiyografik romandan uyarlama bir filmdir. Karşıt devrimci olan Arenas, hem siyasi hem cinsel devrimin yaşandığı 60’ların Küba’sında, edebiyata ve vazgeçmediği yazarlığa düşkünlüğü sebebiyle zor dönemler geçirip sefil bir hayat yaşar. Militarizmin yaşamın ve şiirin sesini bastırmaya çalıştığı zamanlardan geçen ülkede, buna rağmen kitaplarını bastırabilmiştir -çoğu yurtdışında olsa bile. “Yazmasan bile sen kesin yazarsındır.” sözüyle kendini adadığı şeye olan inancını vurgulayan bu karaktere hayat veren Bardem, olaylara yaklaşımı, eşcinsel kimliği, sanatın önündeki büyük engelleri yıkma arzusu ve hayallerinden asla vazgeçmeyişiyle beğeni toplayan bir oyunculuk sergiliyor.

 


Los-lunes-al-sol-javier-bardem

Fernando Leon de Aranoa’nın yönettiği 2002 yapımı Los Lunes Al Sol, kapitalizmin, piyasa ekonomisinin, işsizliğin, devlet eliyle uygulanan vahşetin acımasızlığını ve sıradanlığını sorgulayan 6 tersane işçisini konu alıyor. Başrolde Santa karakteriyle karşımıza çıkan Bardem, masum işsiz işçi rolüyle, daha olgun olmak istemek yerine kendi doğrularıyla hareket eden, birlik olmayı ve hak aramayı onurlu davranış sayan, sonuna kadar savunan birine hayat veriyor. Sistemin dikte ettirdiği dayatmaları kabullenmeyen ve kabullenilmesine karşı çıkan gururlu bir adam olan Santa, savunduklarını hoş gülümsemesiyle harmanladığı sözleriyle etkili bir biçimde aktarmayı başarıyor. Bardem’in şahsi ideolojisine ters düşmeyen birini canlandırması, onu daha çok benimsemesine ve göz dolduran bir performans sergilemesine olanak sağlıyor.


no-country-for-old-men-javier-bardem

Hafızalara kazınan en iyi performansını, şüphesiz Anton Chigurh rolü ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ına layık görüldüğü No Country For Old Men ile yakaladı. Cormac McCarthy’nin aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan ve Coen Kardeşler’in yönetmenliği ile yapımcılığını üstlendiği filmde öncekilere göre farklı bir rolde karşımıza çıkıyor Bardem. Küt saçları, kararlı ve sert bakışları, ayrılmaz parçası halindeki tüplü ilginç cinayet silahı, düzenin içinde kendi var ettiği düzensizliği ve peşinde olduğu parayı umursamamasıyla aşina olduğumuz seri katil portresinin ötesinde bir imge yaratıyor Anton Chigurh. Benzinlikteki sıra dışı yazı-tura sahnesi Hollywood’un unutulmayacak sahneleri arasına girmeyi hak ediyor. Şiddetin sebepsizliği ve bunun karşısında kurbanların aciz kalışı, izleyiciyi sorgulamaya ve meraka iterken, yüksek olmayan gerilim dozunun filme usulca yayılmasını sağlıyor. Anton Chigurh’un klişeler yumağını ve süregelen uyuşturucu-para-katil döngüsünü kendine özgü yöntemiyle bozmaya çalışması sayesinde soğukkanlı ve gerçek anlamda psikopat bir karaktere dönüşüyor. Öldürdüğü insanların kanıyla çizmelerinin kirlenmemesine duyduğu özeni insan hayatına duymayışı da kader kavramını düşündürmeye sevk ediyor. Bozuk parayı ironi aracı olarak kullanışı, kurbanlarının akıbetini onunla belirlemesi, filmin ağır ve sakin temposunu hareketlendirmenin yanı sıra müziksiz olduğunu hissettirmeyişi Bardem’in başarısını kanıtlar nitelikte. Bu rolüyle sinema tarihine armağan ve esin kaynağı olduğu yadsınamaz bir gerçek.


Biutiful-javier-bardem

Son olarak da, siyahin ve beyazın birbirine karışmadığı, Alejandro Gonzales Iñárritu yönetmenliğindeki 2010 yapımı Biutiful’da canlandırdığı Uxbal karakteriyle duyarlı, iyi niyetli ve kanser hastası bir baba rolü ile izleyicinin karşısına çıkmıştır. Oyunculuğu güzel kalpli, örnek, düşünceli, sahiplenici bir aile babası rolüyle devleşir, etkileyiciliği ve acıma hissi uyandırışıyla kendi duygularını izleyicinin kalbinde de yaşatır. Psikolojik rahatsızlıkları olan bir eş tarafından aldatılan kocanın yıkılmış evliliği altında ezilişi onu daha da çaresiz kılar. Hüznü yüzüne öyle bir yerleştirmiştir ki gülümsediğinde bile buruk bir tat bırakır Uxbal’ın. Yoksunluğun, üzüntünün, çaresizliğin ve bir parça umudun vücut bulmuş hali adeta. Babalık yapmanın ötesinde baba olmayı, hayatın acımasızlığına karşı ayakta kalabilmeyi, en azından çabalamayı görev edinen ama mutlaka bir bedel ödeyen bir baba figürüne tanık oluyoruz.

Canlandırdığı her karakterle izleyicide bir iz bırakmayı başaran, kendine bağlayan ve hayran bırakan Javier Bardem’in bundan sonraki rollerinde de hazla izleneceğine eminim.

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up