En İyi 15 Saykodelik Film

Liste

Un Chien Andalou (1929) IMDb 7,7

Genç Bunuel ve genç Dali, her zamankinden daha gerçeküstücü bir anlayışla, beyazperdeye unutulmaz kareler kazandırdılar. Öncelikle akla gelen sahnelerden biri ise bu sıradışı filmde karşılaştığımız ay ve bulut görüntüsünü takip eden göz kesme sahnesi. Sinemacılar burada saf düşsel ve sinemasal anlatımı bozan yapılarıyla dönemin sinema seyircilerini son derece şaşırtırken sadece sinema dünyasına değil, sanat dünyasına da bomba gibi düşen bir kısa filme imza atmışlardır.

Vegas’ta Korku ve Nefret (1998) Fear and Loathing in Las Vegas IMDb 7,6

Yıl 1972. Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğunda Nixon hüküm sürmektedir. Halen cereyan etmekte olan Vietnam savaşında birçok genç ne uğrunda bile olduğunu bilmeden teker teker ölmektedirler. Doktor Gonzo ve Raoul Duke, Las Vegas çölünde yola devam etmektedirler. Geçmişin acılarını üzerlerinde taşıyan bu iki adam, çeşitli taşkınlıklarla kendilerine bir merhem bulmaya çalışmaktadırlar. Bir otostop ile durdurulurlar. Halisülasyonlarıyla yaşayan ikili, arabalarına binen üçüncü kişiye karşı normal tavırlar takınmaya çalışacaktırlar. Terry Gilliam’ın 1998 yapıtı filmi kısa sürede gençliği etkilemiş ve kendi haline bir külte dönüşmüştü. Filmin başrollerinde Johnny Depp, Benicio Del Toro ve Tobey Maguire var.

Kırmızı Pabuçlar (1948) The Red Shoes IMDb 8,1

Genç yaşına rağmen başarılı bir balerin olma yolunda ilerleyen Vicky Page, asil bir kökene sahip olan tanınmış bir ailenin kızıdır. Tanınmış bir kadın olan halasının verdiği bir partide ünlü bir balenin yöneticisi olan Boris Lermantov ile tanışır. Lermantov, son derece kibirli ve de otoriter bir adamdır. Başlarda Vicky’i küçük görüp önemsemeyen Lermantov, zamanla genç kızın yeteneğine karşı bir ilgi duymaya başlar ve Kırmızı Pabuçlar isimli yeni yazılan ve kısa zamanda sergilenecek olan balede başrolü ona vermeyi planlar. Ancak Vicky’nin beklenmedik birine aşık olması işleri çığırından çıkaracaktır.

Dönüşü Olmayan Yol (1967) Point Blank IMDb 7,3  

Walker, Alcatraz haishanesinde başlattıkları başarılı bir operasyonun arından arkadaşı Reese ile birlikte buradan kurtulmayı başarır. Ancak sonrasında bir operasyonun ardından hem karısı hem de en yakın arkadaşının ihanetine uğrayarak hayatının şokunu yaşar. Walker artık yaralarını tekrar sarmak ve esaslı bir intikam planı uygulamak için tekrar ayağa kalkmak zorundadır.

Gel ve Gör (1985) Idi i Smotri IMDb 8,3

Gel ve Gör’de İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık dönemlerinden birinde, Alman işgali altındaki küçük bir Belarus kasabasındayız. Naziler tüm yahudi köyleri yerle bir edip yerli halkı acımasızca katlederken 13 yaşındaki Florya sahip olduğu tek şeyi, annesini bırakıp Sovyet partizanların güçlerine katılır. Partizanlar Almanlar’a karşı savaşmaya gittiklerinde küçük Florya, Glascha isimli bir kızla arkadaş olur. Bu sevimli dostluk esnasında Florya kendi köyünün adım adım yok oluşuna şahit olur. Savaş bir kez daha acımasızlığını kanıtlayıp insan hayatının ne derece ucuz olduğunu su yüzüne çıkarırken, suçsuz siviller bir kez daha hiç uğruna kaybeden tarafta olurlar.

2001: Uzay Yolu Macerası (1968) 2001: A Space Odyssey IMDb 8,3  

2001: Uzay Macerası’nda bir grup primat ıssız bir yerde yemek için kavga etmektedirler. Kavgaları, aniden yanıbaşlarında beliren esrarengiz siyah bir taş sebebiyle bölünür. Aniden beliren bu taş, primatların ilk defa alet kullanmasını sağlayacak bir güce sahiptir. Ve böylece evrimin en önemli adımlarından biri olan akıl kullanımı başlamış, insanların şafağı gelmiştir.
2001’de, bir önceki sahneden 4 milyon yıl sonra, bir uzay gemisi aydan gelen esrarengiz sinyallerin ardında aynı siyah taşı keşfeder. Hem de ay yüzeyinde. Sinyaller Jupiter’e gitmektedir.

Easy Rider (1969) IMDb 7,3

İki maceraperest motorcu Amerika’nın güneyine doğru dumanlı bir yolculuğa çıkarlar. Yolculukları esnasında Amerikan ruhunu rüzgar gibi arkalarına alıp, ülkenin farklı yüzleriyle karşılaşırlar. Otostopçular, değişik mola yerleri ve hayatlarına girip çıkan her şey onları yollara daha fazla bağlar.

The Devils (1971) IMDb 7,8

Kardinal Richelieu ve güç düşkünü çevresi, 17. yüzyılın Fransa’sında tüm gücü elinde bulundurmaya çalışmaktadır. Loudun şehrinin neredeyse tüm yönetim birimlerine sızan Richeliou’nun mutlak güce sahip olmasının önündeki tek engel Peder Urbain Grandier’dir. Peder Grandier şehri, Kardinal Richelieu’nun etik olmayan yapılanmasından korumaya çalışmaktadır. Richelieu önündeki bu büyük engeli kaldırmak için şeytani bir plan yapmıştır. Cinsel saldırıya ve sömürüye maruz kalmış bir rahibe tarafından suçlanacak olan peder tüm şehri karşısına alacaktır.

Enter the Void (2009) IMDb 7,3

İlk gösterimi 2009 yılında Cannes’da yapılan Boşluk, transa benzer görsel üslubu ve birinci şahıs gözünden öznel anlatımıyla epey tartışma yarattı. Filmi, Tokyo’da küçük çaplı işler çeviren uyuşturucu satıcısı Oscar’ın gözünden izliyoruz. Oscar bir gece bir polis baskınında yakalanır ve vurulur. Ölüm döşeğinde, ruhu dünyadan ayrılmaya direnir ve kız kardeşi Linda’yı korumak üzere kızın peşine düşer.

Bir Rüya İçin Ağıt (2000) Requiem for a Dream IMDb 8,3

Bir Rüya İçin Ağıt, Hubert Selby’nin romanından uyarlanmıştır. Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum. Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar… Bu trajik hikaye, ‘Black Swan’, ‘The Wrestler’, ‘Pi’ ve The Fountain gibi kült filmlere imza atmış Darren Aronofsky tarafından yönetilmiş; özellikle de Clint Mansell tarafından yapılan müzikleriyle hafızalara kazınmıştır.

Wake in Fright (1971) IMDb 7,7

John Grant, uzak Avusturalya şehri olan Tiboonda’da bir öğretmen olarak çalışır. John devlet işine finansal olarak bağlıdır. Noel tatili öncesi dönem sonunda Sydney’deki kız arkadaşını ziyaret etmeyi planlar. Sydney uçuşunu yakalamak için yakınlardaki “Bundanyabba” adını verdikleri şehre tren bileti alır. Hava alanına geçmeden önce bir gece bu şehirde kalmayı planlar. İşler planladığı gibi gitmeyecek, âdeta Bundanyabba ve şehrin kaygılı sakinleri tarafından yutulacaktır.

The Wicker Man (1973) IMDb 7,5

Yolda geçirdiği trajik bir kazadan yeni yeni iyileşmekte olan devriye polisi Edward Malus, eski nişanlısı Willow’dan bir mektup alır. Kadın, yıllar önce hiçbir açıklama yapmaksızın çekip gitmiştir. Şimdi ise kızı Rowan’ın kayıp olduğunu yazmaktadır mektubunda. Edward, Summerisle’in özel bir adasına doğru yola çıkar. Willow orada meyve yetiştirmekte olan tuhaf bir grup ile beraber yaşamaktadır. Edward’a Rowan’ın onun kızı olduğu gerçeğini söyler. Edward, araştırmaları süresince bölgede görüştüğü muhalif tipli insanların bir süre sonra putperest olduklarını ve ürünlerini iyileştirmek için bir takım ritüeller yaptıklarını fark eder. Rowan muhtemelen henüz hayattadır ve kurban edilmek üzeredir. Edward, kızının yerini tespit ettiğinde aynı zamanda Lanetli Ada’nın ardındaki sırrı da keşfedecektir.

La montaña Sagrada (1973) IMDb 7,9

Mesihvari bir karakter ruhani bir karakterin zihnine girer ve onun vasıtasıyla türlü gezegenleri mecazlayan renkli bir ekiple tanışır. Buradaki herkesin kendi dünyası vardır ve izlediklerimiz de onların ayrı dünyalarıdır. Artık kutsal dağa doğru başlayacak olan yolculuğun arifesindeyizdir.

La planète sauvage (1973) IMDb 7,8

Fransız animasyoncu René Laloux imzalı başyapıt, iki farklı tür arasındaki ezeli mücadeleyi anlatıyor. Dev yaratıklar ve küçük ‘insansılar’ arasındaki mücadele, içerdiği etkileyici fantastik unsurlara rağmen son derece tanıdık geliyor. Laloux ve senarist arkadaşları, 70’lerin politik iklimini çok iyi yansıtan bu filmde, sınıf mücadelesine dair düşüncelerini paylaşıyorlar aslında.

Üç kadın (1977) 3 Women IMDb 7,8

Robert Altman’ın yönetmen koltuğunda oturduğu Üç Kadın filminin hikayesi, California’da yaşayan, hayatının en çalkantılı dönemlerinden geçen ve aynı apartmanda yaşayan üç kadının kesişen hayatlarını konu alıyor. Bir spa tesisinde çalışmaya başlayan genç ve tuhaf bir kadın olan Pinky, kendine güveni tam, konuşkan işvereni Millie’den oldukça etkilenmektedir. Sonrasında beraber aynı dairede oturmaya başlayan ikiliye, ev sahibi ve alkol sorunu olan Edgar’ın hamile karısı Willie de onların hayatına girecektir.  

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up