Bizimle İletişime Geçin

Liste

En Büyük Numaraları ile ‘Sihirbaz’ Filmleri

İllüzyon camiasını, büyülü filmlerle harmanlayan liste…

Yayınlandı

tarihinde

Yüz

The Magician (Ingmar Bergman, 1958)

Mesele gösteri dünyası olur da Bergman ger kalır mı. Tiyatrodan sonra şimdi de bir sihirbazın hikayesi ile karşı karşıyayız. Film 19’uncu yüzyılın başlarında geçiyor. Mekanımız tabii ki İsveç.  Taşrayı dolaşan küçük bir tiyatro grubu, Stockholm’un giriş kapılarından birinde resmi görevliler tarafından alıkonulur. Amaçları Dr. Vogler adlı sihirbazın gösterilerini sergileyen grubun foyasını ortaya çıkarmaktır. Görevliler dilsiz olduğu söylenen Dr. Vogler’den özel bir gösteri isterler. Böylelikle yaptıklarının toplum sağlığına zararlı olup olmadığını denetleyeceklerdir.

____

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

Harry Potter and the Prisoner of Azkaban (Alfonso Cuaron, 2004)

Harry ki, büyücülük okuluna giden en yetim, en gariban çocuktur. Sihiri öğrenirken hayatı da öğrenir. Listede olmazsa olmazdı, biz de Azkaban Tutsağı’nı ekleyelim dedik. Devam filminde, Kötü Marge hala gece havada süzülmeye başladığında, Harry Hogwarts’daki 3. yılında neler olacağını düşünmeye başlar. “Hızır Otobüs”le yaptığı yorucu yolculuk onu Diagon Yolu’na getirir ve burada hapishane kaçkını Sirius Black’in kendisi için geldiğini öğrenir. Böylece yeni okul dönemi başlar. Hogwarts’ta Harry ve arkadaşları bir Hipogrif’e yaklaşmanın hassas sanatını, şekil değiştiren böcürtleri, hatta zamanda nasıl geriye gidileceğini ve patronus büyüsünü öğrenirler.
Lanete hizmet eden bir kişi kale duvarlarının içinde gizlenirken, ruh emiciler okulun üzerinde dolaşıp Harry’yi tehdit etmektedir ve Harry tüm bunlara karşı koymak zorunda kalır. Alfonso Cuarón’un yönettiği film ve J.K Rowling’in 3.kitabından uyarlanmıştır.

_____

The Thief of Bagdad

The Thief of Bagdad (Michael Powell, Ludwig Berger and Tim Whelan, 1940)

Ortadoğu’yu bir masal gibi anlatan bu film, hem hırsızların hem büyücülerin dünyasına götürür bizi. Masalsı filmde, Prens Ahmed, Bağdat’ın meşru kralıdır, ancak kör edilmiş ve dilenciliğe kadar düşmüştür. Büyük Vezir Cafer’in esiri olarak hapishanede Abu ile tanışır, ki Bağdad’ın en meşhur hırsızıdır Abu. Bu ikili birlikte Cafer’in hapishanesinden kaçarlar ve bir dizi ilginç maceraya atılırlar. Maceralarının arasında şişedeki cinden, uçan mekanik bir halıya, her şeyi gören büyülü bir mücevherden güzel bir prensese pek çok şeyle karşılaşmak da var… Pek çok filme ve animasyona ilham veren meşhur kült film.

_______

The Illusionist

The Illusionist (Sylvain Chomet, 2010)

Edwart Norton’u bir kez daha sevmemize neden olan film, ekmeğini sihirbazlıkla kazanan ve pek de dürüst olmayan bir adamın öyküsünü anlatır bize. Sonunda ağzımız açık kalacak yapımın konusu şöyledir. Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim, aristokrat bir ailenin kızı Sophia’ya aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya’yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold ile nişanlanmak üzeredir.

______

The Lord of the Rings: The Fellowship of the Ring

The Lord of the Rings Trilogy (Peter Jackson, 2001-2003)

Peter Jackson’un bu uzun üçlemesi büyücüler, acayip yaratıklar ve gizemli olaylarla doludur. Canımız ciğerimiz, iki gözümüz Gandalf ve art niyetli Saruman iki büyücü olarak üçleme boyunca iyilik ve kötülüğün savaşını verir, durur.

_____

Prestij

The Prestige (Christopher Nolan, 2006)

Gerçekten bakıyor musun, diye soru soran bir film ile karşı karşıyayız. İki sihirbaz ya da illüzyonist diyelim birbirlerinin numaralarını öğrenmek için ölümcül bir mücadele verir. Bize de bu keyifli rekabeti izlemek düşer.

_______

Ruhların Kaçışı

Spirited Away (Hayao Miyazaki, 2001)

Chihiro, hoşuna gitmeyen durumlardan sesli bir şekilde şikayet etmekten çekinmeyen, biraz huysuz, az biraz da sabırsız, hırçın bir kızdır. Henüz 10 yaşında olan küçük kız, babasının iş değiştirmesiyle verilen taşınma kararına itaat etmek zorunda olduğunu bilse de her fırsatta anne ve babasını vazgeçirmeye çalışmaktan da geri durmaz. Yeni evlerine ulaşmak için uzun yolar kateden üçlü, önlerine çıkan tuhaf bir cisimle yolculuklarına ara verirler ve etrafın güzelliğine kapılarak ilerlemeye başlarlar. Karanlık ve ürkütücü bir mağaradan geçen Chihiro ve ailesi, geçidin sonunda cennet gibi güzel bir manzarayla karşılaşırlar. Chihiro’nun korkmasına rağmen daha da ilerleyen aile üyeleri, kasabaya benzeyen bir yere girerler ve etraftaki tuhaf evleri, dükkanları incelemeye başlarlar.

Gördükleri ilk restorana giren anne ve baba, restoranda tek bir insanın bile olmayışına aldırmaksızın karınlarını doyururlar. Chihiro’nun inatla yemeyi reddettiği yemekler, anne ve babasını birer domuza dönüştürmeden küçük kız, ürkünç ve gizemli kasabayı gezmeye karar verir.

Ancak, çok geçmeden kasabanın gerçek yüzü Chihiro’ya görünür ve genç kız, birer domuza dönüşen anne ve babasından ayrı bu korkunç yerde mahsur kalır. Ruhlarla dolu bu hayalet kasabada akla gelmedik tehlikelerle yüz yüze gelecek olan genç kızın önce ismini, sonra geçmişini çekip almaya çalışacak olan bu tuhaf varlıklar, dünyanın yegane nimetinden, ‘sevgi’ kavramından uzak durmak için ellerinden geleni yapacaklardır.

_______

The Wizard of Oz

The Wizard of Oz (Victor Fleming, 1939)

Geçtiğimiz yüzyılın en özgün eserlerinden biri olan Oz Büyücüsü, uzun bir yolculuğa çıkan bir arkadaş grubunun istediklerini elde etmek için büyücünün yanına gitmelerini anlatır. Bir kalp, diğeri akıl isteyecektir mesela. Adı da büyülü olan bu filmi listeye koymamak olmazdı.

_____

Krallar Savaşıyor

Excalibur (John Boorman, 1981)

O meşhur kılıç Excalibur ve Büyücü Merlin’in bir arada olduğu film, efsanenin öyküsünü anlatan en efsane filmdir.

_____

Houdini

Houdini (George Marshall, 1953)

Harold Kellock’un kitabından uyarlanan ve 1890’lı yıllarda geçen film, daha sonra iki yıllığına evlenecek olan Curtis ile Leigh’yi sinemada ilk kez bir araya getiyor. Efsane sihirbaz Houdini’nin yaşamını romantizm sosuyla perdeye taşıyan filmde, ilginizi çekecek sihirbazlık numaraları da yer alıyor.

______

Yıldız Tozu

Stardust (Matthew Vaughn, 2007)

“Stardust”ta sevdiği kadının kalbini kazanabilmek için Yvaine adlı yıldızı sönmek üzere olan bir oyuncuya yeniden hayat vermeye söz veren Tristian’ın öyküsü anlatılır. Tristian ile Yvaine beraber çıktıkları macerada Kaptan Shakespeare adlı bir korsan ve şeytani ruhlu bir cadıyla yüz yüze gelmek zorunda kalacaklardır.

______

Hauru no ugoku shiro

Howl’s Moving Castle (Hayao Miyazaki, 2004)

2006 en iyi çizgi film oscar adayı olan bu filmde kendi halinde olan 18 yaşındaki Sofie, kötülükler cadısı tarafından 90 yaşında yaşlı bir kadına dönüşür ve bütün hayatı değişir. Kimse tarafından tanınmayan Sofie evini terkeder, ve yolculuğu onu sürekli yer değiştiren, içinde Howl isimli bir büyücünün yaşadığı bir şatoya getirir. Sofie nin üzerindeki lanet ancak bu şatoda çözülebilecektir.

___

Sihirbaz

The Illusionist (Neil Burger, 2006)

İllüzyonist, nesli tükenmekte olan bir sahne eğlendiricisi. Yükselmekte olan bir rock yıldızı grubu tarafından sahnesi ele geçirilir ve bahçe – kafe partilerine eskisi gibi gösteri için davet de alamayınca başka ülkelere gitmeye karar verir. İskoçya kıyısında bir kasaba barında şovunu sergilerken karşılaştığı Alice adlı masum genç kız, onun yaşamını sonsuza dek değişecektir.

_____

Big Trouble in Little China

Big Trouble in Little China (John Carpenter, 1986)

Kamyon şoförü olan Jack, Çin Mahallesi’ndeki bir çetenin elinden arkadaşının sevgilisini kurtarmak için maceranın içine atılır. Burton ve arkadaşının bilmediği şey iser: Lo Pan isimli 2000 yıllık bir Çinli hayaletin de, kurtarmak istediği kızla ilgili özel planlarının olmasıdır.

Genç ve güzel avukat Gracie dae, şans eseri iki arkadaşın macerasına katılır ve kurtarma girişimi sırasında Lo Pan’a esir düşer. Yazgısında Lo Pan’ı yoketmenin ağır sorumluluğunu taşıyan bir tur otobüsü şoförü ve bir kaç düzine uzakdoğulu dövüşçünün de katılımı ile, küçük macera girişimi unutulmaz bir şölene dönüşür!

______

The Witches

The Witches (Nicolas Roeg, 1990)

Roald Dahl’ın aynı isimli kitabından uyarlanmış bu filmde, fareye çevrilen bir çocuğun cadılarla mücadelesini izliyoruz.

___

Hokkabaz

Hokkabaz (Ali Taner Baltacı -Cem Yılmaz, 2006)

Çocukluğundan beri sihirli şeylere ilgili duymuş olan İskender, ısrarla kendisinin bir sihirbaz olduğunu iddia etse de, yakın arkadaşı Maradona haricinde hiç kimse bunu kabul etmez ve küçümseyerek onun bir hokkabaz olduğunu söylerler. İskender’in babası Sait de, oğlunu hiçbir zaman takdir etmemiştir, çünkü o da oğlunun yaptığı işten gurur duymamaktadır.
Mecburi nedenlerden ötürü, İstanbul’dan kaçarcasına turneye çıkmak zorunda kalan ikili, yanlarına Sait’i de almak zorunda kalırlar. Baba ve oğul, bu turne sayesinde biraz olsun yakınlaşsa da, yaşanacak birbirinden ilginç olaylar, herşeyin farklı bir seyirde gitmesine neden olacaktır.

______

Sihirbazlar Çetesi

Sihirbazlar Çetesi (Louis Leterrier, 2013)

Gizemli bir illüzyonist olan Atlas, dünyanın en iyi 4 sihirbazını bir araya toplayarak Mahşerin Dört Atlısı isimli bir ekip kurar. Dört illüzyonist akla sığmayacak gösteriler yapmaktadır. Gösteri sırasında izleyicilerden birini seçerek dünyanın bir başka ucundaki bankayı soymasını sağlarlar. Elde ettikleri paraları izleyicilerinin hesaplarına yatırırlar. Çok geçmeden FBI ekibin peşine düşer. Ekibi yakalaması için hırslı bir FBI ajanı olan Dylan görevlendirilir. Ekibin yeni soygunlar yapmaması için Dylan zekasını kullanmak zorundadır.

______

The Magician (Rex Ingram, 1926)

Margaret Dauncey (Alice Terry) genç bir kızdır. Heykeltraş atölyesinde çalışırken kaza geçirir, belinden sakatlanır. Hastaneye kaldırılır.

Büyücü Oliver Haddo (Paul Wegener) ise yapay bir yaşam yaratabilmek için bir bakirenin kalbinden akacak kana ihtiyaç olduğuna inanır. Doğru kızı bulabilmesi için yardımcısı cüceyi (Henry Wilson) bu işle görevlendirir. Cüce Margaret Dauncey’i bulmuştur.

Genç bir cerrah olan Arthur Burdon (Iván Petrovich) riskli bir ameliyat yaparak genç kızı sakat kalmaktan kurtarmıştır. Genç kız, doktora aşık olmuştur. Kalbi doktordadır. Ancak büyücünün etkisinden kendini kurtaramamaktadır. Büyücü, genç kızı, cehenneme gönderip geri çağırır. Margaret Dauncey, yarı keçi yarı insan olan orman tanrısının (Faun) öpmesiyle uyanır.

Büyücü Haddo bu gibi oyunlarla ve hipnotizma ile genç kızı kandırır ve evlenmeye ikna eder. Büyücü, yapay yaşamı yaratabilmek için gerekli kanı almak için harekete geçer. Ancak cerrah Burdon olayın peşini bırakmaz.

____

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Liste

Metafor Dolu 10 Film

Anlam karmaşası içerisinde beyaz perde.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sinema duyguların dışa vurumlarından oluşan; insanı insana, insanla anlatan sanat dallarından biridir. Hal böyleyken bazı yapımlar yansıtmak istediği duygu ve düşünceleri seyircinin kucağına bırakıp kaçarken, kimi filmler metafor aracılığıyla temellendirmelerini yapar. İşte etkisinden çıkmayacağınız ‘Metafor Dolu 10 Film‘ sizlerle. İyi seyirler.

İz Sürücü (1979) Stalker IMDb 8,2

Uzak bir gelecekte, bambaşka bir yaşam düzeni içerisinde, ismi olmayan bir ülkede, dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken Zone adında esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur.

Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. Askerler tarafından korunan Zone bölgesine sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker’lar girebilmekte, bölgeye giren insanlara eşlik etmektedirler. Kahramanımız Stalker, ailesinin tüm itirazlarına rağmen bölgeye girmek isteyen bir bilim adamına ve bir yazara eşlik etmeye karar verir.

Stalker, dev bir göktaşının yaşamı alt üst etmesinin akabinde oluşan esrarengiz Zone bölgesi ve buraya girmek isteyen bir bilim insanı ile yazara eşlik eden bir Stalker’ın hikâyesini anlatıyor.

İhtiyarlara Yer Yok (2007) No Country for Old Men IMDb 8,1

Llewelyn Moss, bir olay yerinde bulduğu çantayı alır ve başını hiç ummadığı bir belaya sokar. Artık peşinde bir kiralık katil vardır. Moss bir Vietnam gazisidir ve bir şekilde uyuşturucu olaylarının ortasında soruna dönüşen bir meseleye karışır. Peşindeki katil Anton Chigurh planı konusunda kararlıdır çünkü işini yarım bıramak niyetinde değildir. İşin için çok sayıda masum insanın ve suçluların da karışacağı soluk soluğa bir takip başlayacaktır.

Bugün Aslında Dündü (1993) Groundhog Day IMDb 8,0

Hava durumu spikeri olan Phil Connors Pennsylvania’daki bir kasabaya geleneksel Groundhog Day şenliklerini görüntülemek için gönderilir. Kendini beğenen ve kibirli biri olan Phil, kasabadaki bu basit ve sıradan insanlarla bir arada olmaktan hiç hoşlanmaz. Berbat bir gün geçirir ve kar fırtınasından dolayı yollar kapandığı için orada sabahlamak zorunda kalır. Tek istediği bu ortamdan bir an önce kurtulmaktır ama sabah uyandığında anlamakta zorlanacağı bir şeyle karşılaşır. Zaman döngüsüne yakalanmış ve o nefret ettiği günü her gün yeniden yaşamak zorundadır. Tek çaresi gününü güzel geçirmeyi sağlayacak şeyler bulmak olan Phil her gün aynı şeyleri yaşıyor olmanın da avantajını kullanmaya başlar. Bill Muray’ın kendisine hayran bırakacağı Harold Ramis imzalı bu film eğlenceli bir klasik.  

Persona (1966) IMDb 8,1

Persona, Bergman filmografisinin en şaşırtıcı ve en aykırı parçası. Yönetmenin ustalığının ve modern sinemayı etkilemekle kalmayıp onu nasıl büyük ölçüde kendinden çıkardığının en güzel kanıtlarından biri. Sinamotografisinin ustalığını bir yana bırakırsak, buradaki sinema dilinin günümüzdekinden geri kalan yanı yok. Sinematografi de işin içine girdiğinde Bergman fersah fersah öteye gidiyor. Kuralları kim koydu diye merak ediyorsanız işte size Bergman, sinemanın gerçek babası. Örneğin Lynch Mulholland Çıkmaz’ını yazarken bu filmi en az on kez izlemiş olmalıdır.

Solaris (1972) Solyaris IMDb 8,1

Ağır işleyen filmlerindeki muhteşem görsellikle sinema tarihinde önemli bir yere sahip olan Rus yönetmen Andrey Tarkovskiy’nin yönetmenliğini yaptığı sinema filmi “Solyaris”, Tarkovsky’nin en önemli yapımları arasında yer alır. İnsanlığın sadece utanç duygusuyla kurtulabileceğine inanan yönetmen, Solaris gezegeni bölgesine kurulu olan bir uzay istasyonunda iki bilim adamının yaşadığı insanlık deneyimini aktarıyor.

Doktor Kris Kelvin, gönderilen bilim insanlarının geri dönmediği Solaris gezegenine gider. Burada olup bitenleri anlamaya çalışan Doktor, kısa bir süre sonra gezegenin sırrını anlayacak ve büyük bir vicdan muhasebesi yaşayacaktır.

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar (2003) Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom IMDb 8,0 

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan. Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı.Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.

Hiç Bitmeyen Öykü (1984) Die unendliche Geschichte IMDb 7,4  

Zorbalığa uğrayan Bastian, okulunun tavan arasına kapanır ve ejderhalar, yarış salyangozları gibi sihirli yaratıkların ülkesi Fantasia hakkında bir kitap okumaya başlar.

Kaynak (2006) The Fountain IMDb 7,2

Ölümsüzlüğün ağacı: Hayat Ağacı.

The Fountain, bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için giriştiği ebedi savaşımı anlatan bir yolculuk. Destansı yolculuk, 16. Yüzyıl İspanya’sında bir fatih olan Tomas’ın (Hugh Jackman), ölümsüzlük bahşettiğine inanılan efsanevi bir varlık olan Gençlik Çeşmesi’ni aramaya çıkmasıyla başlar. Hikaye, modern bir bilim adamı olan Tommy Creo, sevgili karısı Isabel’ı yavaş yavaş öldüren kanseri tedavi edebilmek uğruna ümitsiz çırpınışlarını anlatarak devam ediyor. 26. Yüzyılda derin uzayda yolculuk eden astronot Tom, kendisini bin yıldır yiyip bitiren gizemleri kavramaya başlar. Bu bin yıla yayılan üç hikayede, tüm zamanların Thomas’ı olan savaşçı, bilimadamı ve kaşif; hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarıyla yüzleşir. Bu üç adamın hikayesi tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır.

Eraserhead (1977) IMDb 7,4

Sinema tarihinin en orjinal filmlerinden birisi olan film, David Lynch’in ilk uzun metraj filmidir. Dev makinelerin çalıştığı dumanlarla kaplı bir evrende geçen filmde Jack Nance’in canlandırdığı Henry Spencer’ın özürlü kız arkadaşı olan Mary X’den (Charlotte Stewart) mutant bir çocuğu olur. Bu öykü etrafında ilerleyen film, 30 dakika boyunca Spencer’ın kabusuna bizi davet eder. Filmde Henry Spencer evi terk eden kız arkadaşının öfkesini bebeğini öldürerek dindirir. Bir sürü rahatsız edici imge, izleyicinin algısını allak bullak eden bir ses bandı ve siyah-beyaz görüntüleriyle, ‘Eraserhead’ bir deneysel sinema başyapıtıdır. Filmde fantastik görüntüler çoğunluktadır.

Kutsal Motorlar (2012) Holy Motors IMDb 7,1

Cesar o gün her sabah yaptığı gibi işe gitmek için elinde çantası, yaşadığı görkemli malikaneden çıkar, beyaz limuzinine doğru yürür. Çevresindeki korumalar ona eşlik ederken, şoförü Celine kendisine kapıyı açar ve yol boyunca o gün tamamlamaları gerekan randevularından konuşurlar. Cesar eline yaşlı bir kadın peruğu alıp onu düzeltmeye başlayıncaya dek her şey normal gibi görünmektedir. Peki gerçekten her şey bu kadar normal midir.

Prometheus (2012) IMDb 7,0

Tekrar bilim-kurgu türüne dönüş yapan kült yönetmen Ridley Scott’ın önderliğinde Alien’ın köklerine yapılan bu yolculuk, hayatın başlangıcına dair araştırma yürüten bir ekibin evrenin en karanlık noktasında yaşadıkları maceralara odaklanıyor. Ekibin insanoğlunun geleceğini korumak adına girdiği bu savaş, her şeyin sonu olabilir.

Ters Yüz (2015) Inside Out IMDb 8,1  

Ters Yüz, küçük bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Küçük Riley için hayat, babasının San Francisco’da yeni bir işe başlamasıyla baştan aşağıya değişir. Orta-Batı’daki yaşamını geride bırakan Riley’ı şimdi yeni bir ev, okul ve arkadaşlar beklemektedir. Peki içindeki duyguları o ne söyler? Neşe, Korku, Öfke, Nefret ve Üzüntü. Riley’in zihninin içinde yaşayan, ona günlük hayatında tavsiyeler veren duyguları bu yeni hayata alışırken ufak bir kaosa neden olacaktır. Neşe, Riley’nin en önemli duygusudur ve onu hep pozitif tutmaya çalışır ama diğer duygular bu yeni hayatına uyum sağlama konusunda biraz şaşkındır.

Okumaya Devam Et

Liste

Gözden Kaçan 10 Güzel Fransız Filmi

Fransız kalmayın!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Tatlı Günler (1967) Les demoiselles de Rochefort IMDb 7,7

Hollywood’un Altın Çağ’ından bir müzikal uyarlaması olan Tatlı Günler, ikiz kız kardeşlerin hikayesini anlatıyor. Anneleriyle birlikte yaşayan kardeşlerin biri piyano, diğeriyse dans öğretmenidir. Rengarenk sahneleriyle komediyi bütünleştiren kasabaya gelen iki yabancı, askerliğini yapmak üzere gelen genç sanatçı Maxence ve sevgilisiyle buluşmak isteyen Parisli işadamı Simon, kardeşlerin hayatını baştan aşağı değiştirecektir.

Paris Eğleniyor (1955) French Cancan IMDb 7,4

Yetenek avcısı ve şov yapımcısı Danglard, bir yandan tüm engellere ve kıskançlıklara rağmen ilerlemeye devam ederken bir yandan da çamaşırhanede çalışan ve Nini’ye bir kariyer hazırlama çabasındadır. Danglard’ın Moulin Rouge adlı yeni dans salonu Fransız Cancan’ın tapınağı olmak üzeredir.

Unutulmazlar (1962) Le doulos IMDb 7,8

 Maurice hapisten yeni çıkmış bir hırsızdır. Bir gün çalıntı mal satan Gilbert’i öldürür ve başka bir soygunun ganimetine konar. Bir sonraki soygunu için gerekli ekipmanı kendisine arkadaşı Silien tedarik eder.

Yumuşak Ten (1964) La peau douce IMDb 7,5

Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon’a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole’a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer.

Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca’dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole’dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.

François Truffaut’ya Cannes’da Altın Palmiye adaylığı getiren bu etkileyici dram, son derece sağlam karakter analizleri ve durum tahlilleri ile bunları çarpıcı bir dille sunan oyunculuklarla bezeli. Truffaut’nun en etkileyici filmlerinden biri olduğunu ekleyelim.

Une femme est une femme (1961) IMDb 7,5

Film, günün birinde bir bebek sahibi olmaktan başka bir şey istemeyen bir striptizci olan güzel Angela’nın öyküsünü anlatır. Birlikte yaşadığı sevgilisi Emile buna yanaşmaz ve ertelemeye çalışır. Angela’nın sürekli ısrarları karşısında onu biraz da baştan savmak için şaka yaparak onun en iyi arkadaşı Alfred ile bir gece geçirmesini önerir. Bu arada Alfred de Angela’ya ilan-ı aşk eder. Sonunda Angela, Emile’in önerisine uyar; şaka gerçek olur ve yanlış anlamalar, kıskançlıklar ve tartışmalar başlar. Ama sonunda Angela istediğine kavuşur.

Jean de Florette (1986) IMDb 8,0

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali karanfil yetiştirmektir. Bu işte yüksek bir kâr olabileceğini gören amcası Le Papet yeğenine karanfil ekmesi için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar.

Un homme qui dort (1974) IMDb 8,1

Modern yaşamın ağırlığını kaldıramayan, tutunamayan bireyler üzerine bir film. Artık hiçbir şey hissetmeyen isimsiz baş karakterin hikayesi, diyalog olmayan, sadece bir dış sesin konuştuğu film boyunca anlatılıyor.

Paralel Yaşamlar (1955) La Pointe-Courte IMDb 7,1

Dört yıllık evlilikleri boyunca birbirlerinden uzaklaşan bir adam ile bir kadın, kocanın doğum yeri olan La Pointe-Courte adlı küçük balıkçı köyünü ziyaret ederler. Köyde bulundukları süre boyunca iş, eğlence, evlilik, doğum ve ölümün basit izleği çevrelerinde sürüp gidiyor. Bu durum yavaş yavaş çiftin hayata bakışını değiştiriyor ve yeniden bir araya geliyorlar. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın ilk örneği olarak kabul ediliyor. Agnès Varda’nın geniş bir toplumsal-siyasal konular yelpazesini içeren bu ilk sinemasal çabası, aslında paralel olarak gelişen iki film. Paralel Yaşamlar, nesnelerin görünürdeki dünyası ile duygu ve düşüncelerin iç dünyası arasındaki ikili ilişkiye duyduğu ilgiyle, 60’lı yılların yeni Fransız sinemacılarını çok meşgul edecek bir temayı ele alıyor.

Zazie dans le métro (1960) IMDb 7,0

Küçük kız çocuğu Zazi, taşradan Paris’e Amcası Gabriel’in evinde kalmaya gelir. Zazi’nin hayallerini Paris metrosunda gezmek süslemektedir. Bu amaçla Gabriel’in evinden kaçar.

Genç ve Güzel (1972) Une belle fille comme moi IMDb 6,5

Stanislas Previne suçlu kadınlar üzerine tez yazan genç bir sosyologtur. Hapishanede yapacağı bir görüşme kapsamında Camille Bliss ile tanışır. Camille, sevgilisi Arthur’u ve kocası Clovis’i öldürmekle suçlanmaktadır. Böylece Stanislas’a hayatını ve aşk ilişkilerini anlatmaya başlar.

Taste Of Cinema

Okumaya Devam Et

Liste

Psikolojiyi Geren 10 Film

Dikkat bu filmler psikolojiyi gerer.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Ölüm Korkusu (1958) Vertigo IMDb 8,3

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Rosemary’nin Bebeği (1968) Rosemary’s Baby IMDb 8,0

Tanınmış bir aktör olmak için çabalayan Guy ve güzeller güzeli karısı Rosemary, New York’taki yeni hayatlarına başlamak için eski bir binada mütevazi bir daire kiralarlar. Genç çiftin bu yabancı yere alışmalarındaki en büyük yardımcısı üst katlarında oturan yaşlı Castavet çifti olur. Castavet çiftinin ‘fazlaca’ misafirperver olan tavırları güzel Rosemary’i şüphelere sürüklerken kocası Guy olan bitenin farkında değildir. Günden güne tedirginleşen ve şüpheleri kocası tarafından önemsenmeyen Rosemary gördüğü tuhaf ve korkutucu bir rüyayla derinden sarsılır. Rüyasında şeytani bir varlık tarafından tecavüze uğradığını gören kadın gerçek hayatında da hamile kaldığında komşuların gizemi giderek artacaktır.

The Wicker Man (1973) IMDb 7,5

Neil Howie isimli bir dedektif polis İskoçya’daki Summerisle Adası’nda meydana gelen gizemli bir davayı çözmek için bölgeye gider. Bir genç kız esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve Howie onu bulması için görevlendirilmiştir. Adaya vardığında bir sürprizle karşılaşan dedektif yerli halktan aslında öyle bir kızın asla var olmadığını işitir. Koyu bir Pagan inancına sahip olan yerli halk genç kızın varlığını kabul etmedikçe Neil Howie burada paganizme dair öğrendiği şeylerle birlikte olayların göründüğü gibi olmadığına kanaat getirecek, genç kıza ne olduğunu öğrenebilmek için ada halkına karşı zorlu bir mücadeleye girişecektir.

Gözü Tamamen Kapalı (1999) Eyes Wide Shut IMDb 7,4

Bill Harford ve karısı Alice Harford’ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.

İnsan Avcısı (1986) Manhunter IMDb 7,2

Will Graham özel bir vazifelendirmeyle tekrar eski işine geri dönmek durumunda kalmıştır. Kendisi emekli olmuş bir gizli ajandır. Daha önce FBI için hizmetlerde bulunmuş, emekli olmuş, lakin şimdi amansız bir seri katili enselemek için tekrar iş başı yapmıştır. Will Graham, psikopat düşünce tarzını çözme konusundaki yeteneğine ek olarak, daha önce yakaladığı ünlü katil Dr. Hannibal Lecter’ın da yardımıyla Kızıl Ejder olarak bilinen korkunç caninin peşine düşer. Thomas Harris’in Kızıl Ejder adlı kitabından Michael Mann tarafından sinemaya uyarlanan yapım, Hannibal Lecter efsanesinin gençlik dönemini de kapsamaktadır. 1986 yapımı bir suç filmi olan Manhunter’da yönetmenlik koltuğunda Michael Mann oturmakta. Heyecanlı br polisiye.

Tiksinti (1965) Repulsion IMDb 7,7

Londra’da kız kardeşi ile yaşayan Carol’un (Catherine Deneuve) oldukça güzelliğinin ve sıradan yaşamının arkasında kimsenin bilmediği takıntılı tiksintileri saklıdır. Özellikle cinselliğe olan tiksintisi kız kardeşinin tatile çıktığı bir zamanda oldukça şiddetli ve şizofrenik bir görünüm kazanır.

Karanlık Sırlar (2003) Janghwa, Hongryeon IMDb 7,2

Psikolojik gerilim içerikli film uslubu ve oyunculuk performansı ile dikkat çekiyor. İki kız kardeşin anneleri tuhaf bir biçimde ölür ve bunu takiben de kardeşler hastalanırlar. İyileşene dek de hastanede kalırlar. Tedavileri tamamlandıktan sonra eve dönen kardeşler, babalarının yeni eşi olan Eun-joo isimli üvey anneleriyle anlaşamaz. Zaman zaman üvey annelerinin garip davranışları ve kardeşlerin hastalığının tekrarlaması evde huzursuzlık yaratır. Ayrıca babalarının olaylara tepkisiz kalışı ve labirenti andıran yapısıyla yaşadıkları ev, kızları tedirgin etmeye başlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de doğaüstü olayların meydana gelmesi, gerilimi arttıracaktır.

Suç Zamanı (2007) Los Cronocrímenes IMDb 7,2

Hector karısıyla birlikte yeni evlerine taşındığı gün inanılmaz bir olay yaşar. Elinde dürbünü çevreyi gözetlerken ormanda çıplak bir kadın görür, çaktırmadan yanına gider fakat bu esnada gizemli bir adam tarafından bıçaklanır.

Aynı adamdan kaçarken garip bir mekana ve mekanda yer alan bir aletin içine sığınır. Fakat bu kaçış onun zamanda geriye gitmesine neden olacaktır. Hector zamanda geriye gidince bir anda 2. Hector durumuna düşer. Eski hayatına devam etmek için orijinalini öldürmesi gerekmektedir. Bu arada Hector’ların sayısı artar.

Şeytan Çıkmazı (1987) Angel Heart IMDb 7,3

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel’dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice katledilmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır… Ta ki…

Kill List (2011) IMDb 6,4

Elindeki işi yüzüne gözüne bulaştırdıktan sonra yeni görev üstlenen bir tetikçi üç cinayet için garanti vererek önceki başarısızlığına dair sağlam bir bedel ödeyecektir. Başlangıçta kolay bir iş gibi görünen olay çok geçmeden farklı bir biçimde çözülmeye başlar. Öyle ki katilin kalbi dipsiz karanlıklara doğru yola çıkacaktır. Bedel sözcüğü hiç ummadığı bir anlamda gerçek olacaktır. Hayatı yönetenin kişinin kendisinden ziyade çok daha yüksek bir güç ve enerji olduğu aşikardır. Ve elbette duruma teslimiyet kaçınılmazdır.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler