Eleştiri: Spider-Man Homecoming

Eleştiri

Her defasında hikayesi baştan anlatılan Spider-Man yeniden yeni macerası ile karşımızda. Spider-Man Homecoming bu defa daha eğlenceli ve ‘şapşal’.

Sony ile yapılan anlaşma sonucu Marvel evrenine dahil olan Spider-Man, o klasik hikayesinin dışından başlıyor maceraya. Deadpool ve Antman sonrası klişe kahraman tiplemelerini bir kenara bırakan Marvel, şiddet ve küfür haricinde Spider-Man Homecoming‘de de eğlenceli bir fantezi çıkarmış karşımıza.

Açıkçası Sam Raimi’nin 2002-2007 arasında çektiği üçleme benim için her zaman gerçek Spider-Man filmi olarak kalacak. Tobey Maguaire’nin o kötü performansına rağmen. Ama Marc Webb‘in kötü ikilemesi Andrew Garfieldli İnanılmaz Örümcek Adam‘dan sonra Homecoming ilaç gibi geldi diyebilirim. En azından Örümcek‘in ruhuna bulaşmış karanlık melankoli yerine şapşal şaşkınlık daha tercih edilesi.

Yeni Spider-Man’in adının Spider Boy olması gerek. İlk bakışta bunu görüyoruz filmde. 16`sına yeni basmış Liseli Peter Parker, Captain America Civil War’da görünerek sempatiyi peşinen kazanmıştı. Ve neredeyse iki yıl sonra gelen solo filmle hayranlarıyla buluşan Örümcek, henüz okul sıralarında. Bir yandan ilk aşk ve ergenlik mevzuları ile mücadele ederken bir yandan da şehrindeki suçla savaşıyor Peter Parker; ayrıca süper kahraman abi ve ablalarının kurduğu Avengers ekibine katılmayı hayal ediyor. Yani, henüz olgunlaşmamış bir Peter Parker ve kahramanlığı tam da bünyesine yedirememiş bir Spider-Man var Homecoming‘de.

Önceki filmlere göre daha genç bir May Hala’nın boy gösterdiği Homecoming’de ihtiyar ve anaç May karakteri ‘seksi’ ve yaşam dolu bir yengeye dönüştürülmüş. Örümcek her yönüyle yeni neslin seveceği bir imajda. Zaten büyük aşkı Mary Jane de henüz ortalarda yok. Peter Parker ile Tony Stark nam-ı diğer Iron Man arasında baba-oğul ilişkisi yaşanıyor. İkisinin de bu mevzulardan yaralı olduğunu düşünürsek filmin en güzel tarafının bu olduğunu da söyleyebilirim.

Sıkça okul komedisi kıvamında ya da Saftirik Greg serisindeki komik ve duygusal hikayelere, talihsizliklere sahne olan Homecoming bu bölümlerde güldürse de bir süper kahraman filmi havası vermediği için serinin hayranlarınca sevilmeyebilir. Bir de vasatı aşamayan anti kahraman var tabii ki. Michael Keaton tarafından başarıyla canlandıran Vulture, eve ekmek götürme kaygısında iyi bir adamlıktan karanlık tarafa geçiş yapıyor.  Üçleme olacak bir serinin aperitif iştah açıcısı olabilir; ama daha iyisi de yapılabilirdi. Peter’in ezeli rakibi Flash’ı da henüz okul sıralarında görüyoruz, kim bilir belki de üçleme içinde kendisini Venom kostümü ile görme şansına erişiriz.

Kısaca özetlemiş olursak Spider-Man Homecoming, küçük yaştaki hayranlar için müthiş keyif verici, Deadpool sevenler için tatminkar, kahramanının ilk yıllarını göstermesi açısından oldukça doyurucu; ama ilk Örümcek Adam’a göre beklendiği gibi değil. Umarız ki ikinci ve üçüncü Spider-Man filmleri bundan daha iyi olur. Bu sadece çerez bir ilk film.

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up