Eleştiri – Maymunlar Cehennemi: Savaş

Eleştiri Serkan Baştimar
Eleştiri – Maymunlar Cehennemi: Savaş

Dikkat bu yazı az da olsa sürpriz bozan içerir.

İnsan-maymun ve virüs arasındaki büyük savaşın öyküsünü anlatan Maymunlar Cehennemi: Savaş, yeni serinin ortanca filminden 3 yıl sonra nihayet vizyonda. 1968’deki ilk filmden bu yana bu dahil 10 filmi ve iki dizisi yapılan Maymunlar Cehennemi, son üçleme ile belki de uzunca bir süre perdede olmayacak. O yüzden veda güzel olmalıydı, ki oldu diyebiliriz de.

War for the Planet of the Apes

Yakın zamanda solo Batman filmi ile karşımıza çıkacak olan Matt Reeves‘in yönettiği Maymunlar Cehennemi: Savaş, özellikle Amerika’nın Vietnam korkularından, veya travmalarından diyelim, yararlanıyor. Daha açılış sekansı ile Vietnam kabusunu dirilten Maymunlar Cehennemi: Savaş, Kubrick‘in Full Metal Jacket‘ine benzer bir hava estiriyor. Kasklardaki yazılar, orman içindeki tekinsiz yürüyüşler derken; iyi bir başlangıçla seyirciyi filme ortak ediyor. Derken, bizi gizemi ile kendisine hayran bırakan Woody Harrelson’un canlandırdığı Albay karakteri yine bir başka Vietnam hikayesi anlatan Apocalypse Now‘daki Albay Kurtz’u anımsatıyor. Traşlanmış kel kafa, kendini kaybetmiş, duygusuz ve acımasız bir’ kahraman’…

İnsan bakış açısından başlayan hikaye daha sonra maceranın diğer tarafına maymunlara çevriliyor. Yani aslında, seyirci duygusal açıdan maymunlarla empatiye yönlendiriliyor, iyi ki de öyle oluyor. Sürpriz bozan vermek gibi olmasın ama insanlık zaten ölüyor.

140 dakikalık Maymunlar Cehennemi: Savaş, temposunu yaklaşık 90 dakika zirvede tutmayı başarıyor. Final bölümünde ise işin içinden çıkılamamış gibi bir tablo çiziliyor. Kolaya kaçılmış bir son ile serinin devamı için kullanılabilir bir zemin bırakılıyor. Ama buna rağmen film, akılda ‘iyi’ bir imaj bırakmayı başarıyor.

War for the Planet of the Apes

Oldukça iyimser görünse de insanın umutsuzluğunu ve dünyayı kendi elleriyle mahvettikten sonra yaktığı ağıdı bize gösteren Maymunlar Cehennemi: Savaş, özellikle Woody Harrelson‘un karakterinin tiradı ile umuda kurşun sıkıyor. Maymunu insanlaştıran insanın, ilkelliğe olan ters ‘evrimine’ dair olan sahnede, insanlığın kaderini elinden tutan Albay’ın kendi oğlunun sonunu Hazret-i İsa‘ya benzetmesi/tasvir etmesi ve kendi karakterinin karşılaştığı acı son, Nietzsche‘nin ‘tanrı öldü’ ifadesine selam çakıyor.  Hıristiyan inancı ile bu sahneyi bağdaştırmanın yanı sıra bazı sahneler de (ki zaten film ırkçılık teması üzerinden yürüyor) Yahudi soykırımına göndermelerde bulunuyor. Maymunların hapsedilip çalıştırıldığı bölge toplama kamplarına benziyor. Film, aynı zamanda Stalag 17, The Great Escape gibi firar filmlerine de öykünmüyor değil.

Matt Reeves‘in ilk filmden sonra devraldığı Maymunlar Cehennemi hem gişe seyircisini çekecek cazibeye hem de post apokaliptik, distopik filmler listesine katkıda bulunacak içeriğe ve özelliğe sahip. Görüntü yönetiminden kullanılan mekanlara, teknoloji kullanımından oyunculuklara kadar her şeyi yerli yerinde olan Maymunlar Cehennemi: Savaş hem bilim kurgu  hem aksiyon hem epik hem de gerilim türünü sevenler için tatmin edecek düzeyde bir yapım.

Filmin kadrosu, konusu ve fragmanı için tıklayın.

 

Serkan Baştimar

Serkan Baştimar

Yayın Yönetmeni at Sinefesto
Serkan Baştimar

Latest posts by Serkan Baştimar (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up