Eleştiri: Mavzer

Eleştiri Manşet

Fatih Özcan ilk filmi Mavzer ile izleyicisini doğa/insan ilişkisi fonunda, insanın derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkartıyor. Filme, zamanını ve mekanını bilmediğimiz bir atmosferde hayvancılıkla uğraşan Veysi’nin ve oğlunun sürülerini bir kurt saldırısından korumaya çalışmasıyla başlıyoruz. Filmde Veysi ve oğlunun otlatmaya çıkarttığı hayvanlar kurtların saldırısına uğrar ve kuzuların bir bölümü telef olur. Veysi tüfeği ile kurtları korkutmaya çalışsa da iş işten geçmiştir. Veysi bütün bu olayları önlemenin yolunun bir mavzere sahip olmaktan geçtiğine inandırmıştır kendini.

Ailesiyle birlikte akşam yemeği için sofraya oturduklarında konuyu dile getirir. Babası ise “Kurt deyip geçmeyeceksin, hayvan diye hor görmeyeceksin. İnsan gibidir kurt da ne dur bilir ne durak. Hele bir aç kaldı mı, hele bir de kinlendi mi…” diyerek meselenin sadece kurdu avlamaktan ibaret olmadığını anlatmaya çalışır oğluna. Belki de torunu Mustafa’ya anlatıyordur bilinmez…

Kuşkusuz bu konuşmanın bize hissettirdiği en güzel duygu görmüş geçirmişlik hissidir. Analar/babalar çocuklarını izler, çocuklar analarını/babalarını. Dünyanın kanunu budur. Aslında insanın kanunu budur. Evlatta biriken analardan/babalardan süzülendir. Büyükler bunu bilir. Bu yüzden evlatlarını hep önceden uyarır. Evlatlar ise bazen anlar bazen anlamazdan gelir. Hayatın ilahi imtihana benzeyen kısmı da burasıdır zaten. Veysi babasının söylediklerini anlasa da gönlünde yatan aslan mavzerdir.

Kasabaya derileri satmaya gittiğinde mavzeri alacağı dükkânın sahibi Şefik Emmi de bir hayat dersi verir Veysi’ye: “Avcı dediğin tüfeğinden evvel aklıyla avlar avını…” Veysi’nin gözü ve aklı elindeki mavzerde olduğu için buradan da nasiplenemez. Boz kurdun ölüsünü getirirse mavzeri ona vereceğini söyler Şefik Emmi.

Veysi kurdun peşine düşmeden evvel babası tüm aileyi toplar ve vasiyetini açıklar. Küçük kardeş Bekir kendi payını kabullenemese de babasına karşı gelemediği için susmak zorunda kalır.

Veysi kurdun peşine düşer. Dişi kurdu ve yavrusunu öldürür. Boz kurt bu dakika itibariyle Veysi’den intikam almak için gittiği her adımda onu takip eder. Buna paralel olarak ilerleyen hikâyede ise Veysi’nin boz kurdun konumuna geçtiğini ve ailesinin hakkını kardeşi Bekir’e karşı korumaya başladığını görürüz.

Veysi ve kardeşi Bekir’in mücadelesi Habil ve Kabil’den beri devam eden mücadeledir.  Böylece babanın bir akşam yemeği sofrasında verdiği dersi yaşamaya başlarız. İnsan insanın kurdudur. Arzuları, istekleri ve hırsları bitmek tükenmek bilmeyen insan aslında kendinin kurdudur. İnsanı yok oluşa hırsları götürür. Veysi ve Bekir’i de önce manen sonra madden bir tükenişe götüren bu olur.

Bu duygular üzerinden filme dair saatlerce konuşabilir ve tartışabiliriz. Mavzer, duyguları hissettirdiği kadar teknik yönleriyle de başarılı bir film olarak karşımıza çıkıyor. Filmin sade ve etkili görüntülerinin arkasında Orçun Özkılınç ismini görüyoruz. Filmin müzikleri Mine Pakel, sanat yönetimi Abdulvahhab Ayhan, kurgusu ise Naim Kanat tarafından gerçekleştirilmiş.

Filmin başrolünde yer alan Serhat Kılıç ve Ozan Çelik’in oyunculuklarına ayrı bir parantez açmak gerekir diye düşünüyorum. Şivenin yer yer oyunculuklarını zorlamasına rağmen iki oyuncu da üzerlerine düşenin en iyisini başarmışlar. Kadın oyuncular hikâyenin doğası gereği arka planda kalmış. Seda Türkmen canlandırdığı Cennet karakteri ile yer yer ön plana çıkmayı başarıyor. Burçak Dilekli ise hiç konuşmayan Ayşe karakterinin içinde kopan fırtınaları gözlerinden izleyiciye aktarmayı başarıyor. Filmde hem oyunculuk hem de karakter derinliği adına daha fazla şey beklediğim rol ise anneydi. Babanın vefat ettiği bir evde annenin çok daha aktif ve söz sahibi olmasını beklerdim.

Film için Macaristan’dan getirilen eğitimli kurtların filmdeki az ama öz sahneleri de oldukça etkileyici. Zaman zaman çok daha fazla sahnede görmek istesek de hikayenin arka planındaki varlıklarının metaforik olarak çok daha anlamlı olduğunu söyleyebilirim.

Bir ilk film olarak hikayesini derli toplu anlatmayı başaran ve hikâyenin görsel evrenini bizlere etkileyici bir şekilde yansıtan Fatih Özcan ve ekibini tebrik ediyorum.

Muhammed Uyar / muhammeduyar@sinefesto.com

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up