Eleştiri: Loving Vincent

Eleştiri
Eleştiri: Loving Vincent

Resimli Polisiye

Sinemada daha önce çokça ressam biyografisi gördük, ancak çok azı resim estetiğine yakınlaştı. Loving Vincent, bugüne kadar yapılmış ressam filmlerine açık ara fark atacak güzellikte.

Yaşarken kıymeti bilinmeyen isimler arasındaki en bilinenlerden biri Van Gogh… Bu film, iç dünyasında buhranlar, fırtınalar kopan ressamın şüpheli intiharının izini süren bir postacının, adeta polis gibi yaptığı soruşturmasını konu alıyor.  Ölü bir adamı bu ölüme götüren etkenleri, ruhunun inceliklerini ve kırılganlığını gözler önüne seren Loving Vincent, resimli, yağlı boya bir polisiye olmanın yanı sıra teknik açıdan da farklı bir yerde. Tamamı yağlı boyalardan oluşan film, Van Gogh’a layıkıyla bir saygı duruşu niteliğinde.

Waking Life, Scanner Darkly gibi görünse de daha başka, animasyon sınıfında olsa da daha karanlık ve derin. Van Gogh’un resmettiği o meşhur resimleri fonuna alan yapım ilginç bir sinema deneyimi. Mutlaka ve mutlaka dev perdede izlenmesi gereken Loving Vincent büyük bir emeğin ürünü. 10 yıllık bir çalışma sonucu hayata geçirilen film, 125 ressamın çizdiği 65 bin kareden oluşuyor. Zaten bu iki rakam başlı başına bir saygı uyandırırken seyir zevki yüksek bir hikaye de yanına bal-kaymak oluyor.

Büyük acıların sürgünü, ucubeleştirilmiş bir meczup muamelesi gören Van Gogh’un kendini sanata adamasını anlatan Loving Vincent, aynı zamanda masum olarak nitelendirilen taşranın sıra dışı olana tahammülsüzlüğünü de gözler önüne seriyor.

Loving Vincent, kendine has renkleri olan ve parıl parıl parlayan tabloların ardındaki karanlık Van Gogh’u odağına alarak onu ‘büyük resme’ koyuyor. Bir mektuptan hareketle kendini Van Gogh’un peşinde bulan Armand’ın renkli dünyası perdede Theo Van Gogh‘un sahneye girmesi ile bir anda siyah beyaza dönüşüyor.

Filmin yönetmenleri Dorota Kobiela ve Hugh Welchman, böyle bir projeyi göze alabilecek Don Kişotluğu yaparak sinema tarihine bir başyapıt armağan ettiler. Bu yıl da animasyon dalında Oscar alacağına sonuna kadar inandığım film kendinden sonraki başka ‘sanat filmlerine’ de ilham kaynağı ve cesaretlendirici olacaktır.

(Bu filmi beğendiyseniz Hakan Gerçek‘in tek kişilik tiyatro oyunu Van Gogh‘u da tavsiye ederim. twitter.com/hakangercek)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up