Eleştiri: Hızlı ve Öfkeli 8

Eleştiri Manşet Serkan Baştimar
Eleştiri: Hızlı ve Öfkeli 8
Serkan Baştimar değerlendirdi.

İlk çıktığında bu kadar büyüyeceği pek de tahmin edilemeyen bir filmdi Hızlı ve Öfkeli. 16 senede 8 filmle tanıştık. Açıkçası işin içine ‘drift’ girip bir de Vin Diesel ortalarda görünmeyince ikinci filmden sonra izlememeye karar vermiştim; ama bu ambargoyu yalnızca bir film sürdürebildim.

En baştan söyleyeyim; sanat sinemasını, bağımsız, insan ruhuna dokunan, hayatı anlatan filmleri savunsam da bu tarz filmlerin muhakkak perdede olması gerektiğine inanıyorum. Kim ne derse desin, filmi ne kadar yerin dibine soksalar da Hızlı ve Öfkeli’nin tüm filmleri dev perdede, yüksek çözünürlükte izlenmesi gereken eğlencelik yapımlar.

Gelelim son filme, Hızlı ve Öfkeli 8 yine bildiğimiz gibi. Süper arabalar, aksiyon ve adrenalin. Serinin 8’inci filminde ekibimiz bu defa siber terörle mücadele ediyor.  Küba’nın sıcak atmosferinden kutuplara kadar dünya turu attığımız yapım, hayranlarını tatmin edecek malzemeye sahip; ama ilk filmlerin ruhundan uzak kalmış bence.

Küba fırsatını kullanamamışlar
Film, vizyona gelmeden önde sette kuş uçsa haberini almıştık. Kadroya şu katıldı; Küba’da çekiliyor vesaire… Öyle bir beklentiye soktular ki; tüm zamanların en iyi Hızlı ve Öfkeli‘si gelecek diye avuçlarımızı sıvazlayıp bekledik. Hele ki Küba, klasik arabalara dair görüntüler ruhu olan bir filmi müjdeler gibiydi. Meğerse o ruhun vedasını Küba’dan yapmışlar. Yıllar sonra Küba’da film çekme fırsatını bulan Hollywood, bu şansını kötü kullanmış. ‘Kıytırık’ bir yarış ve kısa etekli melez kızları gösterip bizi New York City merkezli bir aksiyonun içine sürüklediler.

Filmin anti kahramanı Charlize Theron.

Filmin ‘kötüsü’ bu defa Charlize Theron. Bu ismi duyduğumuzda heyecanlansak da Theron‘un karakteri sıradan bir B film karakterini aşamamış. Sorun Theron’da değil elbette, hikayenin sığlığında. Bu defa da arabaların arka plana itildiği bir bölüm olmuş. 7’inci bölüm de öyleydi hakeza.
Disney kahramanı Dwayne Johnson
Serinin içine dahil olduktan sonra filmi ‘Disney aksiyonuna’ çeviren Dwayne Johnson‘a da diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Statham‘ın karakteri Deckard ile ağız dalaşları, gereksiz replikleri ile şişirilmiş bir balon gibi Johnson.
Alt metninde teknoloji ve dijital dünya eleştirisi olan Hızlı ve Öfkeli 8, Edward Snowden‘in işaret ettiği o büyük teknolojik dikizciyi deşifre ediyor. Her ne kadar bilgisayarı eleştirse de çokça bilgisayar efekti kullanarak kendi ile ters düşmüş.
Ruhunu kaybetmiş bir seri olarak hayatına devam eden Hızlı ve Öfkeli, dengeyi kurmak için aksiyondan dem vuruyor. Bu da seride daha büyük tahribata yol açıyor. 9 ve 10’uncu filmler de yolda. Böyle devam ederse Hızlı bir film ve öfkeli bir hayran kitlesi kalacak ellerinde. Son bölümlerde aile vurgusunu daha da vurgularken Hızlı ve Öfkeli ailesinin en önemli bireylerinin, serinin hayranları olduğunu hatırlatmak lazım onlara.
Filmin fragmanı ve konusu için tıklayın.

Yorumlar

 

2 Yorum

  1. Hızlı ve öfkeli 8 diğer filmlerine göre aksiyon bakımından daha eğlenceli geçti. 1 DK durmadılar :D 2 saat full aksiyon olurmu demeyin bence gidip izleyin

    Reply
  2. Efsane film efsane anlatılmış gerçekten cok tesekkurler

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up