Eleştiri: Babamın Ceketi

Eleştiri Manşet
Eleştiri: Babamın Ceketi

İbrahimler, İsmailler ve Toplumsal Hafızamız

Mandıra Filozofu ve Yaşamak Güzel Şey filmleri ile tanınan Müfit Can Saçıntı, yeni filmi Babamın Ceketi ile bir kez daha beyaz perdede. Saçıntı’nın bu dördüncü filmi bence ustalık döneminin ilk eseri aynı zamanda..

Yeşilçam’ın izlerini taşıyan Babamın Ceketi komediyle dramı aynı potada eriten seyir zevki yüksek bir yapım. Evlenme arefesindeki bir gencin krize dönüşen iş arama sürecini ve babası ile olan çatışmalı ilişkisini odağına alan film, başroldeki Mert Turak‘ın performansı ile de dikkat çekiyor.

Eserlerinde muhalif damarı eksik etmeyen Müfit Can Saçıntı, baba – oğul ilişkisi, iş dünyasının acımasızlığı üzerinden aile, siyaset ve toplumun portresini çiziyor. Hiçbir şeyi göze sokmadan en doğru üslupla filmine yerleştiren Saçıntı, eleştirel olmak için sinemasından ödün vermeden bunu başarabiliyor.

Saçıntı’nın İlk Ustalık Eseri

Babamın Ceketi, yönetmenin önceki filmlerine göre daha derinlikli ve alt metni daha zengin bir yapım olmuş. Saçıntı, Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail’in öyküsünden hareketle bir babanın dürüstlük ve düzgün insan yetiştirmek için oğlunu ve kendini bir nevi kurban etmesini dramatik bir şekilde ve göze sokmadan ele alıyor. Sisteme ayak uyduramayanların, yorgun demokratların, yıllarca ailesini korumak için sessiz kalanların sembolü olan karakterin adının İbrahim olması da pek manidar.

Diğer bir karakter ise Ayşen Gruda‘nın canlandırdığı hafızası zayıf anneanne karakteri. Hem güldüren hem de dolaylı olarak müthiş bir hiciv tiplemesi olan karakterimiz, Türkiye’de siyaset, siyasetçi ve halk arasındaki ilişkiye trajikomik bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Özellikle 90’ların siyasi figürleri ve vaatleri üzerinden cümleler kuran anneanne, Türk insanının toplumsal hafızasının zayıflığına incelikli bir açıdan ayna tutuyor. Filmin seçim atmosferinde çekilmesi ise filmin günümüz siyasetine dair dolaylı da olsa bir şeyler söylemesine fırsat veriyor.

Babamın Ceketi, Saçıntı’nın önceki filmlerine oranla daha az didaktik, daha dramatik ve çok daha komik.  Tüm bu alt metni ayakta tutan iskelet ise iyi kurulmuş. Yani başı sonu güzel, kendi içinde tutarlı ve vaat ettiği her şeyi yerine getiren bir filmle karşı karşıyayız.

Müfit Can Saçıntı‘nın vefalı bir insan olduğunu da bir kez daha bu filmde görüyoruz. Yalçın Menteş ve Tuncay Akça gibi isimleri filmin kadrosuna alan yönetmen Yeşilçam’a samimi bir selam gönderiyor.

Değişen dünyada, kapitalist sistemde ekmeğin aslanın neresinde olduğunun artık belirsiz ve o ekmeği elde etmenin epey zahmetli olduğunu söyleyen Babamın Ceketi, hayata atılan milyonlarca gencin çetrefilli öyküsü ve çok seven ama sevgisini az gösteren babaların hikayesi.

Filmin az çok kusuru da var elbet. İlk başlarda oyunculukları teatralliğe kaçan yapım on dakikayı geride bıraktığında bu sorunu da çözüyor. Mert Turak ve Ayşen Gruda ayakta alkışlanacak performanslara imza atmışlar. Saçıntı, hikayenin odağındaki baba oğul karakterlerinin arasındaki bağı çok güçlü gösteremiyor, yönetmenin kendisinin canlandırdığı İbrahim karakterinin geçmişi ve özellikleri pek yüzeysel kalınıyor. Ancak maceranın büyük kısmı oğlu Ferhat’ın olduğu için bu kusur görmezden gelinebilir. Bir diğer sorun da ana hikayeye eklenmiş fakat olayın seyrini değiştirmeyen yan hikaye ve karakterler (onlar da yukarıda belirttiğim vefa nedeniyle büyük ihtimal).

Sadede gelecek olursak Babamın Ceketi, vizyondaki fotokopi yerli komedilere göre birkaç ‘gömlek’ üstün, ailecek izlenecek, şu sıralar sinemaya gitmek için bulunacak en güzel bahanelerden biri.

Filmin fragmanı için tıklayın
Twitter/SerkanBastimar

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up