El Kaide ile Alevileri Kıyasladım mı?

Manşet Serbest Kürsü

abdulhamit-guler

Anlama güçlüğü çekenler ve anlamamakta ısrar edenler sadece bu paragrafı okusun:

Kar Film Festivalindeki söyleşimde -Evrensel’in iddia ettiğinin aksine- ben, El Kaide ile Alevileri kıyaslamadım. Öyle bir şey yapmam. Bana yöneltilen soruya cevabımın daha başında “o filmin sorunu dağıtımla ilgili, o başka” dedim. Yani filmi, mevzunun dışında tuttum. Ve El Kaide dediğim cümlemde ayrıca ‘Ermeni Soykırımı’ da dedim. Bunu neden “Aleviler ile Ermenileri bir tuttu” şeklinde lanse etmediler. Çünkü bu haliyle beni övmüş olacaklardı.

Şimdi meseleyi ayrıntısıyla öğrenmek isteyenler metnin devamını okuyabilir…

********************************************************************

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, “algıda seçicilik” kuralı, algının mahkûmiyeti şeklinde işliyor. Yani bazı insanların algısının seçtiği hususlar, aynı şahsın zihnindeki birbiriyle alakasız noktaları bir araya getiriyor ve ortaya bambaşka bir şey çıkıyor. Herhangi bir bilgiyi veya iddiayı ve hatta ithamı yaygınlaştırmanın çok çok kolay hale geldiğini de düşününce, her birimizin hazırda tekzip metni bulundurması gerekiyor.

Erzurum’da katıldığım Kar Film Festivali’nde yaşadığım olay tam da bu duruma misal.

Söylemediğim şey, dile getirdiğim birbirinden uzak ifadelerin yan yana koyulmasıyla söylemişim gibi duyuruldu. Tamamen kompleks ve ‘çakma’ gayeli çabaya cevap vermek farz oldu.

Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin düzenlediği festivalin ikinci gününde konuktum. Sıram geldiğinde kalktım, konuştum. Güzeldi, gençler alakalıydı ve ben de rahattım. Zevkli bir sohbet oldu. Güldük, söyledik, kızdım, kızıldım, bana katılanlar oldu, kendisine katılmadığım genç arkadaşlarım da bulundu.

Ben böyle düşünürken sosyal medyada kendimle alakalı acayip bir iddiayı gördüm. Kaynağına baktım. ‘Evrensel’ idi.

Neymiş, “El Kaide ile Alevileri kıyaslamışım”.

Bak bak bak…

Üstelik konuşmam esnasında hiç mevzu olmamasına rağmen “A Haber Editörü” sıfatım da özellikle kullanılmış. Ben orada, o sıfatla bulunmadım; “film eleştirmeni” olarak konuştum. Söylediklerim, başka bir mecrada çalıştığım kurumu bağlamaz.

Haber metni şöyle:

Erzurum’daki Kar Film Festivali’nin son gününe A Haber editörü ve sinemacı-yazar, Abdulhamit Güler’in Alevilere ilişkin sözleri damga vurdu. Güler’in Aleviler için el Kaide benzetmesi yapması salonda tepkiyle karşılandı.

10. Uluslararası Kar Film Festivali’nde bir söyleşiye katılan Abdulhamit Güler’e bir öğrenci, “İktidarın ideolojisi doğrultusunda yapılan filmler Kültür Bakanlığı’ndan destek alıyor. Ama Alevilerin maruz kaldığı ötekileştirilmeyi, ayrımcılığı konu edinen Saklı Hayatlar filmi neden yasaklanıyor” diye sordu. Güler soruya, “Amerika’da el Kaideyi övecek bir film yapılabilir mi” şeklinde cevap verdi. Güler’in Aleviler için el Kaide benzetmesi yapmasına tepki gösteren bazı öğrenciler salonu terk etti. (Erzurum/EVRENSEL)

(Noktasına, virgülüne dokunmadan yayınladım, tashihlerle alakam yoktur)

Metni ve ithamı görünce şaşkına döndüm. Zira bu şekil bir kıyas kesinlikle tarzım olamaz. Tarz bir tarafa, bu memlekette ‘mazlum’ konumuna düşmüş kitlelerden olarak gördüğüm Alevileri, küresel bir proje ürünü olduğuna inandığım bir örgüt ile kıyaslamak aklımın ucundan geçmez.

Kemalist ideolojinin bu memlekette en çok zulüm uyguladığı kitlelerden olan Alevilerin, Dersim’den başlayın da Sivas’ta maruz kaldıkları her acıda yanlarında durdum. Bu yüzden mütedeyyin camiadan zaman zaman tepki de aldım. Ancak ben Kur’an’dan ve Peygamberim’den böyle öğrendim.

Bunun yanında Alevilerin İslam anlayışında katılmadığın noktaları da her yeri geldiğinde dile getiririm ve eleştiririm. Bundan da geri durmam.

Peki, ben ne dedim?

Metindeki soru doğru. Aynen o şekilde yöneltildi. Cevabıma ise “O filmin dağıtımıyla ilgili bir sıkıntı, o ayrı mesele” diyerek başladım. Yani daha en baştan, o filmi, birazdan söyleyeceğim şeylerden ayırdım. Bu cümleden sonra başka bir şeyi, başka bir şekilde anlatmaya başladım.

“…’Özgürlük’ dediğiniz şey dünyanın her yerinde ayrı şekilde ele alınır. Benim özgürlük alanımı başkaları çizecek değil. Ülkemizde yasaklama da yok denecek kadar az. En son Trier’in filmi yasaklandı. Yasak derseniz de dünyanın her yerinde var. Mesela Amerika’da El Kaide’yi öven bir film yapabilir misiniz? Ya da Avrupa’da Ermeni Soykırımı’nı inkâr edebilir misiniz?” dedim ve “Soykırım ifadesini tırnak içinde kullanıyorum. Gerçi ben bu meselede arada duruyorum. Soykırım yok belki ama kimse yaşanan acıyı inkâr edemez” diye ekledim.

Devamında aynı minvalde sözlerime devam ettim ve “Kadim kültürümüzden bahsettim az evvel. Biz böyle bir kültür ve medeniyet üzerinde yaşıyorsak bizim sınırımızı da yasağımızı da kendimiz belirlemeliyiz. Benim özgürlük anlayışımı ve alanımı bu dünya mı belirleyecek, öyle bir şeyi kabul etmiyorum” demeyi de ihmal etmedim.

Sonrasında aynı arkadaş, “Yani bu ülkede özgürlük var mı?” diye sordu.

Ben de “Bu ülke 90 senedir hiç özgür olmadı. Ama son on senede biraz daha özgürüz” dedim.

Ve AK Parti iktidarını övmek olarak alınabilecek bu sözlerimden sonra (ki, gocunmam. Överim de yererim de) özellikle kültür politikalarının ne kadar yetersiz ve yersiz olduğu üzerinden hükümeti eleştirdim. Üstelik salonda bir Kültür Bakanlığı yetkilisi varken…

Hükümeti genel manada destekleme durumumdan gocunmayacağım gibi yine hükümeti ve mütedeyyin camiayı eleştirmenin getirisinden/götürüsünden de zerre kadar korkmam.

Tavrım ve tarzımı bilen bilir.

Bu cevabi yazıyı kaleme aldım, çünkü bu saçma metin (haber bile değil) internette yayılmaya başlamıştı.

Olay en aşikâr haliyle budur.

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Latest posts by Sinefesto (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up