Dünya Sinemasından Kaçırılmaması Gereken 10 Başyapıt (2)

Liste Manşet

Sinemaya gönül verenlerin, film tutkunlarının olmazsa olmaz dedikleri bazı filmler vardır, mutlaka izlemeli ve belleğinde o filme yer ayırmalıdır. Aşağıda 10 ülkeden 10 film var. (Daha önce de buna benzer bir liste vardı. Görmek için tıklayın) Bu filmler bugün hala birçok filme referans ve ilham vermiş başyapıtlardır. Başyapıt kelimesi elbette ki tartışmalı bir sözcük; ancak biz olabildiğince kabul görenlerini listeledik. İyi seyirler. Eklemek istediklerinizi lütfen yorum kısmına yazın.

Söz

Söz (1955) Ordet IMDb 8.1 (Danimarka)

Film Batı Jutland’de dini bir komünitenin bir parçası olan bir çiftçi ailesine odaklanmaktadır. Sofu baba Morten’in yanında üç oğlu vardır: dini inancı olmayan en büyükleri Mikkel; dini inançları nedeniyle terzi Peter’in kızının kendisiyle evlenmesine izin vermediği Anders; ve akıl sağlığını yitirip kendisini İsa zanneden üçüncü ve en gençleri Johannes. Morten kendi dininin “hayat” ile alakalı olduğunu düşünmekte, Peter’in inancını ise “ölüm” ile alakalı olmakla suçlamaktadır.

____

À bout de souffle

Serseri Aşıklar (1960) À bout de souffle IMDb 7.9 (Fransa)

Michel Poiccard küçük çaplı hırsızlıklar yapan, gangster adayı genç adamdır. En son Marsilya’da yaptığı bir araba hırsızlığı yüzünden başı derde girmiştir. İstemediği halde bir kişinin ölümüne neden olan Michel Paris’e gelir ve daha önce birkaç kez beraber olduğu Patricia’yı bulur.

____

Der blaue Engel

Mavi Melek (1930) Der blaue Engel IMDb 7.8 (Almanya)

on derece otoriter biri olan profesör Immanuel Rath, erkekler kolejinde ders veren bir edebiyat öğretmenidir. Öğrencilerinin birçoğu tarafından sevilmeten Rath, öğrencilerinin sıklıkla Mavi Melek isimli bir kabareye gittiğini öğrenir ve bu yüzden genç zihinlerinin zehirlendiğine karar verir. Çocukları olay yerinde yakalamaya karar veren profesör kabarenin yolunu tutar ve öğrencilerini bulur. Birkaç kez daha aynı ziyareti gerçekleştirdikten sonra çocukları asıl çeken şeyin Lola Lola isimli performans sanatçısının olduğunu fark eder. Bir noktadan sonra kendisi de Lola Lola’nın büyüsüne kapıldığını keşfeder ve bu durum ikisinin de hayatında değişikliklere neden olur.

___

Charulata

Charulata (1964) Yalnız Eş IMDb 8.2 (Hindistan)

Charu 1870’li yılların Hindistan’ında yalnız ve boş bir hayat sürmektedir. Kocası gazeteye evliliklerinden daha çok vakit ayırsa da, yalnızlığını fark eder ve Amal’dan karısıyla vakit geçirmesini ister. Ancak, birkaç ay sonra Charu ve Amal’ın birbirlerine karşı hissettikleri edebi dostluğu aşar.

____

La dolce vita

Tatlı Hayat (1960) La dolce vita IMDb 8.1 (İtalya)

“La Dolce Vita”, Roma şehir yaşantısının modern yozluğunu ve sofistike ahlak çöküntüsünü yüksek sosyetenin peşinde koşan bir gazetecinin gözünden anlatır. Genç gazeteci Marcello Rubini gerçek bir eser yaratmanın düşüyle yaşar; ancak çalıştığı bulvar gazetesinin ona sağladığı para ve prestijden de vazgeçemez. Günlerini Roma’nın en şık caddesi Via Veneto’da, bir sonraki skandalın peşinde koşarak geçirir.

Filmde Marcello’nun yedi günü ve gecesini, birlikte olduğu farklı kadınlarla ilişkilerini, arka planda 1960’ların gençlik ve heyecanıyla kaynayan Roma sokakları ve sosyete yaşantısından kesitlerle izleriz. Marcello seks, içki, partiler ve alemlerle dolu bir dünyada savrulurken bile aslında haz almadığı bu “tatlı hayat”ı sonuna kadar yaşamaya devam eder. Onunki ruhsuz ve heyecansız bir varoluştur.

İtalyan sinemasının ilk 3,5 saatlik filmi olan “Tatlı Hayat” gösterime girmesiyle birlikte büyük skandallara ve polemiklere yol açmış, Vatikan tarafından yasaklanmaya çalışılmış, halk tarafından kucaklanmıştır.

Fellini “Tatlı Hayat”ı yaratırken hiçbir ahlaki ya da eleştirel kaygı taşımadığını, tek amacının şartlara rağmen yaşamın kendine özgü, yumuşak bir akışı olduğunu anlatmaya çalıştığını söylemiştir. Başka bir deyişle, eleştirmenleri ve gazetecileri hayal kırıklığına uğratma pahasına da olsa, bilinçli bir ironi sergilememiş ve tatlı hayattan çok hayatın tatlılığından bahsetmek istemiştir.

____

Yedi Samuray

Yedi Samuray (1954) Shichinin no samurai IMDb 8.7 (Japonya)

Usta Samurai Kambei’nin cesareti ve fedakarlığına şahit olan bir grup köylü ondan sürekli olarak haydutların baskınlarına uğrayan köylerini korumasını isterler. Kambei bu isteği herhangi bir çıkarı olmamasına rağmen kabul eder ve ilk olarak kısa süre sonra müridi olan genç samurai Katsushiro’yu, ardından da güç kullanmaya meraklı bir samurai olarak görünen, fakat sonradan bir çiftçinin oğlu olduğu ortaya çıkan Kikuchiyo’yu yanına alır.

Takımına dört yeni samurai daha ekleyerek köyü savunmaya girişen Kambei köylüler tarafından sevinçle karşılanır ve herkesin sevgisini kazanır; bir süre sonra onlara kendilerini savunmayı öğretmeye başlar. Bu arada haydutlar köyün sınırlarında dolaşmakta ve yeni saldırıları için uygun bir zaman kollamaktadırlar…

Akira Kurosawa’nın kariyerinin doruk noktası olarak görülen Yedi Samuray üç saati geçen uzunluğuna rağmen özellikle zamanında kaliteli örneklerine rastlamanın zor olduğu savaş ve “aksiyon” sahneleri en dikkatsiz seyircinin bile ilgisini ayakta tutacak pek çok detay içerirken bir yandan da anlattığı hikayenin bütünlüğünden ve sinematografik kaliteden ödün vermeyen bir başyapıt.

___

Küller Ve Elmaslar (1958) Popiól i diament IMDb 7.8 (Polonya)

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda’nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır.

Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy’da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid’a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır

Filmde, Polonya’da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı’nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.

___

Andrei Rublev

Andrei Rublev (1966) IMDb 8.3 (Rusya)

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya’dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev’in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular.

Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev’in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.

Einsenstein’ın Korkunç İvan’ıyla birlikte geçen yüzyılın en önemli sinema yapıtlarından biri sayılan Andrei Rublev’in gün yüzü görmesi için uzun bir süre geçmesi gerekti. Dış dünyadaki romantiklerin sandığını aksine Sovyetler Birliği sadece resmi ideolojinin dümen suyundan çıkmayan sanatçıları baştacı ediyordu. Uzun yıllar engellenen, defalarca sansürlenen ve montajlanan film, 70’li yıllardan itibaren yavaş yavaş kendini uluslararası arenada göstermeye başladı.

___

The Third Man

Üçüncü Adam (1949) The Third Man IMDb 8.2 (İngiltere)

Sinemanın büyülü çocuğu Orson Welles’in farkını hissettirdiği “Üçüncü Adam”, İngiltere’ye ait en önemli filmlerden birisi olarak kabul edilegelmektedir. Amerikalı ucuz roman yazarı Holly Martins’in, eski arkadaşı Harry Lime’in çağrısı üzerine savaş sonrası Viyana’sına gelmesi ve gelir gelmez de arkadaşının bir trafik kazasında öldüğünü öğrenmesiyle gelişen olaylar aktarılmaktadır. Bir kayboluş öyküsünün ana tema olduğu filmde, Graham Greene’in kısa öyküsü etkileyici ve unutulmaz bir şekilde beyaz perdeye yansıtılmıştır. Tüm oyuncu performanslarının birbirinden etkileyici olduğu filmde, özellikle Orson Welles’in oyunu sinema tarihindeki yerini almıştır. Filmin başarılı noir atmosferi “kara film” türünün en etkileyici örneklerinden birisi olarak Üçüncü Adam’ın sinema tarihine geçmesine yol açmıştır.

___

Sunset Bulvarı

Sunset Bulvarı (1950) Sunset Blvd. IMDb 8.5 (Amerika)

Film genç senarist Joe Gillis’in bir havuzda kanlar içinde yüzüstü yatarken görüntüsü eşliğinde, anlatıcı Joe’nun bizi altı ay öncesine götürmesiyle açılır. Yazdığı senaryoları satamadığı ve kimseden ödünç para bulamadığı için maddi durumu kötüleşen Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Arabasını borçlarına karşılık geri almak isteyen alacaklılarından kaçarken Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınır.

Evin sahibi sessiz filmler zamanının ünlü aktrislerinden Norma Desmond’dır. Eski ününü hemen geri kazanabileceğini sanan Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına geri dönmeye hazırlanmaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyleyince Norma onun evde yaşamasına izin verir, ve bir süre sonra ona aşık olur…

___

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

2 Yorum

  1. Benigni’nin Hayat Güzeldir filmi de var

    Reply
  2. Hayat Güzeldir filmi de var

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up