Dramaya Sol Yumruk

Serbest Kürsü

yazar_serkanbastimar_

 

2010’daki The Fighter’dan sonra heyecan verici bir boksör filmi ile karşı karşıyayız. Suç filmlerinin kalifiye ismi Antoine Fuqua’nı yönettiği Southpaw dramatik hikayesi ve heyecan verici dövüş sahneleri ile dikkat çekici bir yapım.
Yetiştirme yurtlarından altın kemere uzanan solak bir boksör Billy Hope’nin karısının ölümüyle yaşadığı travmayı konu alan Southpaw-Son Şans, Jake Gyllenhaal’in performansı ile izlenirliğini artırıyor.

Southpaw, solak boksörler için kullanılan bir kelime, bu isim Stallone’nin Rocky’sine gönderme midir bilinmez ama hikayenin inişli çıkışlı oluşu, başkarakterimiz ve karısının arasındaki bağa bakarsak Rocky’nin (ilkinden bahsediyorum) izlerini görmek epey mümkün. Zira ortada fazlasıyla Adrianne ve Rocky durumu var.

Filmin senaryosu, Kurt Sutter’e ait. Sutter’in aynı zamanda ilk uzun metraj senaryosu. Hikayeyi bir boksör etrafında kurgulayan Sutter, son dönem Hollywood furyası olan ‘aile önemlidir’ mesajını veriyor genel olarak.

Mutlu başlayıp hazin devam eden Southpaw, finale doğru heyecanını artırıyor. Boks filmi merakllarının beklediği ‘büyük maç’ ise finalde Rockyvari bir şekilde seyirciye servis ediliyor. Her filminde uyuşturucuya karşı sert mesajlar veren Antoine Fuqua bu filmde de zehrin batağına düşenleri en acınası haliyle göstermekten çekinmiyor.

Film romantik posterine rağmen daha gerçekçi bir stile sahip, hikayenin üçte birinde bile görünmeyen Rachel McAdams’ı hayranlarını salona çeksin diye postere koyduklarına inanıyorum.

Southpaw’ı cazip kılan en belirgin şeyse Jake Gyllenhaal. Son olarak Nightcrawler’de alkışları toplayan Gyllenhaal, yumuşak yüzünü öfkeli bir boksöre çevirmiş. ‘Acıklı’ sahnelerin iş bilen Küçük Emrah’ı durumu ajite etmeden karakterinin içinde bulunduğu travmayı yansıtabiliyor. Yaptığı kas ve giyindiği boksörlük mesleği bir dirhem dahi sırıtmamış.

Filmin iki siyahından Forest Whitaker çelişkili ahlakı ve disiplini ile bizi bir boks koçu olduğuna güç de olsa inandırıyor. Ancak para için her şeyi yapan menajer 50 Cent ise kendisine beslediğim önyargıyı bu filmde de güçlendirdi. İnsanın ‘başka adam mı yoktu’ diyesi geliyor.

Rap ağırlıktaki müzikler hikayenin sertliğine uygun olmuş. Daha çok Eminem’in öne çıktığı öfkeli şarkılar sırıtmadan kendini dinletiyor. Lafın kısası, öyküsü, başı-sonu, önü arkası iyi bir film. İzleyeni fazlasıyla ikna ve tatmin ediyor. Fırsat bulursanız bir bileti hakediyor.

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up