Dramatik Fakat Güçlü Bir Film

Eleştiri

rabia-ogan-1

     ‘-neden bunu yapmak istiyor dersin? kız arkadaşını bulmak için.

     ona kavuşmak için 400 km yol yürümüş. şimdi ise manş denizi’ni yüzerek geçmek istiyor.

     sen gittiğinde ise ben bir caddeyi bile geçememiştim.’

Welcome, 17 yaşındaki Bilal’in sevdiği kızın yanına gidebilmek için Manş Denizi’ni yüzerek geçmeye çalışmasını anlatıyor.

Bilal 3 ay boyunca yürüyerek Irak’tan Fransa’nın kıyısı Calais’e kadar gelebilmiştir. İngiltere’ye gidebilmek için önünde tek bir engel kalmıştır; Manş Denizi. Yasal yollarla geçisi mümkün olmadığından denizi yüzerek geçmeye karar verir. Yüzme hocası olan Simon ile tanışır. Simon eşinden boşanmak üzeredir. Mültecilere yardımcı olan karısını etkileyebilmek ve geri kazanmak için Bilal’e yardım etmeye karar verir. Fakat Bilal’i tanıdıkça onun kendine güveni, sevdiği kız için göze aldıkları Simon’u etkiler ve kendini riske atarak Bilal’e tüm samimiyetiyle yardım eder. Bilal Simon’la çalışarak yüzmeyi öğrenir. 10 derece suda, müthiş akıntıya rağmen denizi geçmeye çalışacaktır.

welcome-film

Filmde bazı karşılaştırmalar göze çarpıyor. Simon, Bilal’in mücadeleci tavrına karşın kendi tavrını sorguluyor. Ayrılığı kabullenmiş bir adam ve sevdiğine kavuşmak için her türlü zorlukla savaşan bir gencin karşılaştırması işlenmiş. Yönetmen filmi şöyle özetliyor:

‘bir adam bir kadını kaybediyor ve hayatı inişli çıkışlı bir hal alıyor. Bir diğer genç adam bir kadını seviyor ve ne pahasına olursa olsun ona ulaşmak istiyor. Ve absürt dünya düzeniyle çarpışarak bu iki kader buluşuyor.’

Bu aşk ve ayrılık hikâyelerinin paralelinde yaşanan toplumsal ve siyasal olaylar da tüm çıplaklığıyla izleyiciye sunuluyor. Fransa halkının misafirperverliği (!) ve hükümetin mültecilere karşı yasa dışı uygulamaları… Misafirperverlik dedim, çünkü filmin isminin ironisine katkıda bulunmak istedim naçizane. Ülkedeki göçmenlere karşı katı yasalar var, marketten alışveriş yapmaları bile yasak. Böyle bir ortamda bu filmi yapan yönetmeni kutlamak gerek.

Fransız yönetmen Philippe Lioret filmden önce mültecilerle görüşerek onların hikâyelerini dinlemiş, filmin ana konusu ve gösterilen sahneler dinlediği hikâyelerden yola çıkılarak senaryolaştırılmış. Ülkesindeki yanlış uygulamaları eleştirdiği bu filmi, vizyondan sonra epey konuşulmuş, Fransa’da büyük tepkiye yol açmış. Yönetmen hükümetten olumsuz tepkiler alsa da izleyicilerin çok beğendiği açık.

Birçok ödüle layık görülen bu film beni çok etkiledi. Giriş kısmındaki alıntı ise en sevdiğim kısımlardan. Filmin sonunda hikâye bir süre sizinle kalıyor ve Fransız filmleri aslında sıkıcı değilmiş diyorsunuz.

twitter.com/siyasisimgemvar

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up