“Dizi İçin Yaptığım Şeyler Herkese Saçma Geliyordu”

Manşet Röportajlar

fırat-altun-1

Türkiye’nin en çok sevilen dizilerinin başında geliyor Leyla ile Mecnun. Türkiye’nin ilk absürd komedi dizisi diyebileceğimiz bu dizinin ekibinin de ilginç hikayeleri var. Dizinin sosyal medya sorumlusu Fırat Altun da bu ilginç hikayesi olanların başında geliyor. Dizi için çektiği fan tanıtım filmi ile dizi ekibinin dikkatini çeken Fırat Altun daha sonra dizide çalışmaya başlıyor.

Dizinin sosyal medya yüzü, mütevazi ve çekingen ama güzel yürekli Fırat Altun ile Kireçburnu’nda, İsmail abinin gemilere el salladığı sahilde sizler için söyleştik…

Muhammed Uyar: Fırat kimdir?

Fırat Altun: O soruya hiç cevap veremedim. İnternet sitemde bile hakkında kısmına bişey yazamadım.

O zaman ben sorayım. Fırat nerede doğdu?

İstanbul Bahçelievler’de, 1994 yılında doğdum. Baba tarafım Erzurum’lu, anne tarafım Bayburt’lu ama ben İstanbul’luyum.

Leyla ile Mecnun’u izlemeye ne zaman başladın?

Leyla ile Mecnun’u TRT1’deki 30 saniyelik ilk tanıtımı ile izlemeye başladım.

Kaç yaşındaydın o zaman?

9 Şubat 2011 de başladı diye hatırlıyorum. Ondan bir ay önce teaser yayınlandı. O zaman lise 3’e gidiyordum. (Yaş sorusu havada kaldı (: )

fırat-altun-2

İlk başta insanlarda oluşan “saçma sapan bir dizi” algısı sende oluşmadı mı?

Zaten 30 saniyede bağlandım ben, büyü gibi. Ben saçmalığı seviyorum. Saçma sapan hareketler de yapıyorum yani. O yönden fazla ciddiye alınmıyorum. Dizi için hayran olarak yaptığım şeyler herkese saçma geliyordu, hiç bilmiyorum ben nasıl bağlandım.

Peki, Leyla ile Mecnun’da çalışma süreci nasıl gelişti?

Tanıtımı gördüm, sete gelmek istedim. Araştırdım ve setin Kireçburnu’nda olduğu öğrendim. Seti uzaktan izlemeye başladım, hayran hayran. Ben zaten bilişim okuyordum. Web tasarımı üzerine hevesim vardı. Kendime Leyla ile Mecnun’u konu edindim. İnternet sitesi kurdum. Site haddinden fazla büyüdü.

Sitenin ismi neydi? Hala yayına devam ediyor mu?

Siteyi şu an sabitledim. İçerik gitmese de düzgün sabit durabilecek, bir site oldu. Ücretsizdi zaten, wordpress üzerinden almıştım, blog sitesiydi. Adı absurdkomedi.wordpress.com

Sadece Leyla ile Mecnun ile ilgili paylaşımlar mı var orada?

Sadece Leyla ile Mecnun hakkında bir şeyler paylaşıyorum. Yani site o kadar büyüdü ki, oyuncular resmi açıklamaların altına sitenin linkini koymaya başladılar. Resmi site diye anılmaya başladı. Sitenin trafiği arttı, milyonlara ulaştı. Siteyi büyütmeyi düşündüm, zaten diziyi seven çok var. Siteye editör tarzı kişiler aldım, yakın arkadaşlarım. Onlarda seviyorlar diziyi. Gidemediğim söyleşilere gidip kayıt tutuyorlardı. Sonra o kayıtları röportaj diye sitemize koyuyorduk. Daha sonra sezon arası oldu. Ben de yeni şeyler düşünmeye başladım. Etkinlik yapma fikri aklıma geldi. Leyla ile Mecnun’un 3.sezon ilk tanıtımını gördüm. ‘Her yer boş, sessizlik’ falan. “Oralar boşsa biz dolduralım” dedim ve duyurmaya başladım kendi çapımda.

Ne zaman aklına geldi hatırlıyor musun?

Saçma olacak ama banyo yaparken aklıma gelir genelde.

fırat-altun-3Etkinliği nerden ve nasıl hazırladın?

-Yazın yapacak bişey yok. Koltuğa uzanmışım elimde telefon, komşunun internetine girmeye çalışıyorum. (gülüşmeler) Daha iyi çeksin diye cama yaklaşıyorum. Bir anda etkinlik aklıma geldi. Anlık bir fikirdi ama beklemediğim bir ilgi gördü. Etkinliğimin adı; ‘Leyla İle Mecnun 3. Sezon Fan Tanıtım Çekimleri İçin Çağırıyoruz Sizi’. Çoğu kişi oyuncular gelecek zannetti diye düşünüyorum. O zamanlar teknik cihaz sıkıntım vardı. Tamam, bu kadar insan gelecek ama ne ile çekecektim? Donanımla ilgili elinizde ne varsa getirin falan yazdım. Hayranlar olarak bir şeyler üretecektik. Bursa’dan Fotoyol diye bir gruptan Ümit Eğilmez abi bana ulaştı. Makina konusunda yardımcı olacağını, gelip çekim yapacağını söyledi. Bursa’dan kalkıp geldiler. Onlara da teşekkür ediyorum. Sabah 9’da ben Kireçnurnu’ndaydım. Millet gelmeye başladı. Kimseyi tanımıyordum. Tabi daha sonra çok yakın dostluklar kurdum onlarla. Oyuncuların olmadığı duyanlardan bazıları geri gitti. 10 kişi ne yapacağız diye düşünmeye başladım ben.

Kaç kişi vardı toplam?

100 den fazla kişi geldi ama çekimlere katılan 50 – 60 kişidir. Youtube’da var. Altında isimler yazıyor, ama eklenmeyenlerde var. Ben o gün form dağıttım isimler yazılsın diye.

Farklı farklı gruplar var galiba çekimlerde…

-Sürekli aynı insanlar değil farklıları geliyormuş gibi olsun diye öyle bişey yaptım ve bunu yayınladım. 31 Temmuz’da bu tanıtımı izlettiler. Leyle ile Mecnun’un resmi sayfasında falan paylaşıldı. O gün zaten sadece fan tanıtımı çekmedik. ‘Sizce Leyla ile Mecnun nedir?”, ”Leyla ile Mecnun TRT1’de izlenir!” diye kısa videolar çektik.

Onlarda var mı internette?

Youtube’da var hepsi. Sonra yayınlanmaya başlayınca Funda abla (Funda Alp) beni görüşmeye çağırdı. Ondan önce sette Celil abi (eski yardımcı yönetmen) Yedikule Zindanları’nda bana “Fırat seni ekibe alalım bu kadar uğraşıyorsun” dedi. Sette çalışacağımı düşünmüştüm. Zaten oda setten bahsetmişti. Ne yapacağımı bilmiyordum. Ama geliyim yeter diye düşündüm. 3. Sezon başlayacaktım işe. Sonra Funda ablayla görüşmeye gittim. Ben yine sette çalışacağım zannediyorum.

Yaşın daha 17…

Yok 18’e girmiştim. Tabi o arada okulda dalga geçiyorlar. “Manyak mısın sen sete gidip geliyorsun?” falan diyorlar. Sonra Funda abla ile oturduk görüştük. Ofiste çalışacaktım, istediğim zaman sete gidebilirsin tarzında, beklediğimden çok daha iyi bir iş oldu.

Sosyal medya sorumlusu olma fikri o zaman da var mıydı? Şu an tam olarak işim ‘sosyal medya’ mı?

-Evet. Yani sorumlularından biriyim. Genelde sayfaların hepsini ben yönetiyorum. Şubat’ın da sosyal medya sorumluları Salih Ortaçay, Hande Yılmaz, ofiste çalışanlarda paylaşım yapıyor. Ama genelde bende sorumluluk. Nerde kalmıştık biz bu konudan önce? (:

Funda abla ile görüşmüştün…

-Görüştüm. Sonra başladım Eflatun’la çalışmaya. Hatta ilk gün anlaştık masadan kalktık, beni şirkette gezdirdi. Odaya girdim, Murat Onbul, Onur abi falan, kafayı yiyeceğim, bana bakıyorlar. Şubat’ın ilk kurgusunu gösteriyorlar. ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ falan görüyorum. Benim kafa iyice gitti. Hatta o gün görüşmeye yarım saat önce gittim ama içeri giremedim heyecandan. Baya dolaştım binanın etrafında. Oturma isteğim yok heyecandan. Sürekli dolanıyorum. Sonra hatta binaya girdim, asansör hızlı çıkar diye yürüyerek merdivenlerden çıktım heyecanımı yatıştırayım diye. İçeri girdim heyecan falan yok, kalbim ölümüne atıyor.

Çok sevmekten kaynaklanıyor galiba bu

Evet, bir gün önce hayran olduğum kişinin ertesi gün yanına gitmek ve böyle bir konuma gelmek…

Mesela ben bu duyguyu çok fazla hissedemeyen bir insanım. Çok seviyorum belki ama yanına gittiğimde gayet normal yaklaşıyorum. O da sıradan bir insanmış gibi (ki öyle aslında). Fan olmak belki de tam böyle bir şey…

Hala da o kafa çıkmadı benden. Mesela senaristimiz Burak Aksak ofise gelir, senaryo toplantısına falan. Facebook’ta bir iki kere mesajlaştık ama hala yüz yüze ‘ merhaba ben Fırat’ diye tanışamadım. Yanından geçiyorum ama çekiniyorum, konuşamadım onunla. Onur abi ile de aynı, oyuncularla da hala çekinerek konuşuyorum.

Gerçekten mi? Benim kafamdaki Fırat öyle değildi, herkesle can ciğer bir Fırat vardı hayalimde…

– Yine de Cengiz Abi’den bir şey rica ederim yapar, sohbet ederiz. Osman abi ile de aynı ama aşırı bir samimiyet yok. Aslında seviyorlar beni de ben utangaçlığımdan bir şey diyemiyorum.

O oyuncuların senin gözündeki değerinden kaynaklanıyor…

Utanıyorum. Mesela en basitinden Cengiz abi bir twitimi RT yaptığında seviniyorum, havalara uçuyorum resmen.

Peki sen Eflatun Film’le çalışmaya başladığında sosyal medya çalışmaları var mıydı ya da ne durumdaydı?

İlk 2 sezon bıraktılar sosyal medyayı, nasıl giderse, karışmadılar. Kendinden büyüdü sosyal medya. Leyla ile Mecnun sosyal medya dizisi sayılır. 3. sezon’da şikayetçi olan seyirciler de var; “Ne oldu da bu sezon bu kadar ağırlık verdiniz’ falan diye.

Aslında Leyla ile Mecnun izleyici kitlesini sosyal medyadan çekiyor diyebiliriz. Peki, sıkıntılı durumlarla karşılaşıyor musunuz internet ortamında?

-Kitlenin sosyal medyada başka yönlere kayması kötü oldu. Resmi hesap 60.000-70.000’de, sahte hesap 500.000- 400.000 civarındaydı. Hala o civarda olanlarda var. Bizim hesabımız 154.000’e çıktı. Twitter resmi hesabı yoktu Leyla ile Mecnun’un. Ben işe girmeden önce var zannediyordum, bir hesabı takip ediyordum, meğer resmi değilmiş. Sonra ben işe girince hayran olarak açtığım Leyla ile Mecnun absürd komedi adıyla baya devam etti. Onu büyüttüm. Sonra bir arkadaşımın aracılığıyla Leyla ile Mecnun kullanıcı adını aldım. Şimdi Twitter’da en büyük hesap bizim ama Facebook’ta hala sıkıntı çekiyoruz. Kitleye ulaşamıyoruz yani bilmiyorlar bizim resmi hesap olduğumuzu, başkalarını resmi zannediyorlar. Ve kötü olan diğer fan sitesi reklam paylaşıyor, para kazanıyor. Eflatun Film’e hakaret ediyorlar, zannediyorlar ki Eflatun Film reklam yapıyor.

Peki, bunun yasal bir yaptırımı yok mu? Sonuç olarak bu bir şirket işi…

Vardır. Ama biz o kadar üzerine gitmedik.

Evet, o da ters tepki oluşturabilir insanlarda…

Biz Youtube’da izinsiz yayınlanan bölümleri sildirdik. Ona bir tepki gösterdiler ama bu bir telif sonuçta. Para kazananlarınkini sildirdik. Hatta hatırlıyorum bir gece oturdum 300-400 bölüm sildim Youtube’dan. Sonra TRT yüklemeye başladı.

TRT yüklüyor evet, o güzel oldu. Peki, etiketleri nasıl oluşturuyorsun? Hangi ruh haliyle oluşturuyorsun? Bazen karşımıza “at” diye bir etiket çıkıyor.

-O ‘at’ son dakikada denk geldi çünkü biz bişey bulamadık ve at dedik. (: Gündem ilk defa Mecnun oldu. Zaten Mecnun=At. TRT sosyal medya sorumlusu Hakan abiye mesaj atıyorum bugünkü etiket ne oluyor falan diye. 5-6 tane en fazla 10 tane her hafta yolluyorum TRT’ye. TRT bir tanesini seçiyor veya kendi uygun gördüğünü yapıyor. Genelde etiketler otobüs veya metrobüste aklıma geliyor.

Kendisini web sitesinde bile doğru dürüst tanıtamayan birisi nasıl oluyor da sosyal medyada bu kadar açılabiliyor?

Klavye delikanlısı derler ya. Ama fazla uçmuyorum.

Bana sorsalar Fırat kaç yaşında diye, ben 25’in altında bir rakam söylemem.

-Off sakal yüzünden. Sakalı da bilerek uzun tutuyorum. Ofiste en küçük benim sakalı kesince daha bir ufak tefek oluyorum. Ciddiye alınmak için sakalı uzun tutuyorum. (:

Yeni bir projen var. Hazır seni yakalamışken onu da konuşalım: LaapsTv. “Laaps” İsmail abinin bir repliği. Bu proje de banyodayken mi aklına geldi? (:

Laaps FM diye bir şey yapmıştım. Radyo yayını yapıyordum, ücretsiz site üzerinden. Arada çöküyordu. (: İnternetim gidiyordu. Sonra dedim ki bu görüntülü de olabilir. LaapsTv’yi kurdum ve ilk canlı yayını Bülent Baytar abi ile yaptım. 100. bölümde Ceza ve Orhan Ölmez konuk oyuncu oldu. Leyla ile Mecnun seven ünlüler ile röportajları devam ettirmeyi düşünüyorum.

Leyla the Band” nasıl ortaya çıktı?

Bu sezonun başlarıydı, şirketten gel dediler. Müzik aletlerini taşıdık. Zannettim ki bir bölümlük bir şey yapacaklar. Meğer ciddilermiş. Bana, sosyal medya hesaplarını hazırlamaya başla müzik grubu kuruluyor dediler. Bayağı şaşırmıştım.

Neden “Leyla the Band”?

Bilmiyorum. Hepsi erkek, “leyla”sını arıyorlar gibi.

Gruptaki herkesin bir müzik yeteneği var mıydı? Yoksa çalışa çalışa mı geliştirdiler?

Onur abi sıfırdan öğrendi. Osman abi gitar çalıyordu, klavyeyi sonradan öğrendi.  Serkan abi bası öğrendi. Ali abinin zaten müzik yeteneği var.

Peki, ne kadar daha devam edecek dizi?

Onur abi açıkladı, gelecek sezonda devam edecek. Ondan sonraki sezon Allah Kerim” dedi. Hiç belli olmaz beşinci sezon.

Röportaj: Muhammed Uyar
Deşifre: Murtaza Koçak
Fotoğraf: Yağmur Ceylan

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

1 Yorum

  1. Leyla ile mecnuncular olarak seni seviyoruz Fırat :)

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up