Bizi Alternatif Zamanlara Götüren Distopik Filmler

Liste
Feyza Yeşilyılmaz hazırladı. 

alphaville

Alphaville (1965)

“Artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok”

Yeni Dalga’nın öncülerinden olan yönetmen Godard, adeta eski Fransız avantür filmlerinden ödünç olduğu karakterleri ve karanlık film atmosferi ile tüm özel efektlerden arınmış deneysel bir bilim kurguya / film-noir’a imza atıyor. Alphaville şehrinin görüntüsü, bırakın fütürist olmayı, adeta bildiğimiz Paris’i andırıyor. Amerikalı özel dedektif Lemmy Caution, başka bir gezegendeki baskıyla yönetilen bir ülkenin başkenti Alphaville’e gelir. Amacı ülkenin başkanına suikast düzenlemektir. Alpha 60 isimli başkan aslında insan benzeri bir robottan başka bir şey değildir.Ne var ki Lemmy olaylar esnasında çekici bir kadın olan Natacha’yla tanışıp aşık olur. Güze kadın, Alpha 60’ı tasarlayan bilimadamının kızıdır. Dolayısıyla Lemmy’nin görevi önündeki en büyük engel bu kızla yaşadığı ilişki oluverir.

______________

Logan's Run

 Logan Run’s (1976)

2274 yılının kıyamet sonrası dünyasında insanlık kapalı bir kubbenin içinde yaşamını sürdürmektedir. Her birey kendisine ayrılmış bedensel hazlarla ve serbest cinsellikle dolu 30 yıllık yaşamın sonunda bir karar vermek zorundadır. Ya sukünet içinde uyutulmayı kabul edecek ya da ‘Carousel’ (atlıkarınca) isimli görkemli bir törenle, izleyiciler önünde ve aynı kaderi seçen diğerleriyle birlikte yaşamına son verecektir. Sayıları az da olsa ölmek istemeyen bazıları 30 yaşına gelince kaçak olurlar ve her zaman sonları ‘Sandman’ olarak anılan polislerin elinden olur. Logan da bu havalı polislerden biridir. Gününü gün ederken girdiği tek gecelik bir ilişkide Fracis’le tanışır. Güzel kadın Logan’ın sistemi sorgulamasını sağladığında, dışardaki dünyaya ‘kaçış’ları başlar.

_____________

Metropolis

Metropolis (1927)

“Eller ve baş arasındaki arabulucu kalp olmalıdır.”

Metropolis, sadece döneminin değil, tüm zamanların en üstün bilim kurgu yapıtlarından biridir. Endüstrileşme çağının etkisini hissettirdiği bir dönemde, Lang’ın gelecek tasarımı da bundan payını alır. İnsanlar ikiye ayrılmıştır. Yeraltında makinelerle birlikte yaşayan sınıf ve yukarıda daha konforlu bir yaşam süren yönetici sınıf. Lang, bölünmüş toplumsal yapıyı, insanı bir aşktan yola çıkarak, uzlaştırmaya çalışır.Dönemine göre mükemmel sayılabilecek bir şehir tasarımı vardır filmde ve kendisinden sonra gelen bütün bilim kurgu filmlerini etkilemiştir.

__________

The Truman Show

The Truman Show (1998)

Dünyanın en güzel adalarından birinde yaşayan halk, imrenilecek derecede ütopik bir hayat sürmektedir. Bu adada yaşayan insanlar her güne mutlu uyanıp herhangi bir sorunla karşılaşmadan günü sonlandırıyorlardır. Ana karakterimiz Truman da bu şanslı insanlardan biridir. Güzel bir eşe ve mutlu bir hayata sahip olan Truman, öldüğünü zannettiği babasını bir gün caddede gördüğü ana kadar hayatı olduğu gibi yaşar. Babasını gördüğüne emindir ancak adam bir anda ortalıktan kaybolmuştur. İlerleyen günlerde çeşitli gizemli anlar yaşayan Truman bir şeylerin yolunda gitmediğini fark edecek, sahip olduğu hayatın gerçek olup olmadığını anlamaya çalışacaktır.

_____________

Der Himmel über Berlin

Der Himmel Uber Berlin (1987)

İnsan olabilmek için dünyevi bir aşk arayışı içerisine giren bir meleği konu alan film bölünmüş Berlin’de geçer. Melek Damiel ve melek Cassiel’in  gözünden şehirdeki farklı yaşamları izler, farklı dramlara tanık oluruz. Konumları gereği onlar da sadece pasif bir izleyici olmak zorundadırlar. Damiel bunu değiştirmeye karar verir…

Arzunun Kanatları diğer pek çok cennet-dünya filmi gibi romantik öğeler taşıyan bir final ile sonlanır. Bu, yaşamın ikili zıtlıklarını taçlandıran ve bir filmde görebileceğiniz en muhteşem finallerden biridir…

__________

matrix 1

The Matrix (1998)

Saygın bir yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson , gecelerini “Neo” adı altında program kırarak ve Matrix’i araştırarak geçirir. Esrarengiz şekilde Trinity  ve Morpheus  ile tanışan Neo, yaşadığı dünyanın aslında beyninde gerçekleşen bir simulasyon olduğu gerçeğini öğrendikten sonra ordan kurtarılır ve Morpheus’un önderliğindeki ekibe katılır. Neo gerçek dünyada ilk nefesini aldıktan sonra simulasyona tekrar girerek Matrix’in ne olduğunu kavrayacak ve kurtarılma nedenini öğrenerek gelişen olaylar çerçevesinde yeni kimliğini tanımaya çalışacaktır.

_______________

Değişen Dünyanın İnsanları

Fahrenheit  451 (1966)

Ray Bradbury’nin kitapsız bir geleceğe dair bilim kurgu başyapıtı niteliğindeki romanı,usta yönetmen François Truffaut’nun yorumlaması sayesinde ürpertici gerçekçiliğiyle bir klasik haline geldi.Filmde iki rola sahip olan Julie Christie hem Oskar Werner’in kuralcı ve zevk peşinde koşan eşi Linda’yı hem de kitap koleksiyoncusu metresi Clarisse’i oynuyor.

Montag  devlet tarafından kitapları yakmak üzere görevlendirilmiş bir itfaiyecidir.Kitap okumaya cesaret eden devrimci öğretmen Clarisse’le tanışınca kendisini kaçak avının içinde bulur. Montag, sadece iki kadın arasında değil,kişisel güvenliği ve fikir mülkiyeti arasında da seçim yapmak zorundadır.

______________

Bıçak Sırtı

Blade Runner (1982)

Uzaydaki bir madende çalışan androidler, kaçıp dünyada rehine alıyorlar. Rick Deckard (Harrison Ford)’ın işi onları bulup yok etmektir. Kaçanları ararken, anroidlerle insanları biribirinden ayırmak zorundadır. Aramaları sırasında kopya insanları, yani androidleri yapan şirket Tyrell Corporation hakkında gizli bilgiler elde ediyor. Görsel olarak muhteşem, yoğun aksiyon sahnelerine sahip ve yapımından bu yana güçlü bir etkiye sahip olan Ridley Scott’ın Bladerunner’ı, uzatılmış ve daha önce asla görülmemiş özel efektlere sahip Son Versiyon’u ile karşınızda. 21.Yüzyıl Dedektifi Rick Deckard rolünde Harrison Ford erkeksilik ve incinebilir bir varlıkla bu tarz sahibi kara gerilime imza atıyor. İleri teknoloji bir dünyada şehrin dışında ve sosyal dejenerasyonla dolu bir gelecekte Deckard, kaçak ve katil replikaların peşindedir ve kısa süre içerisinde ruhunu teslim edeceği esrarengiz bir kadına doğru yol almaya başlamıştır.

______________

12 Maymun

Twelve Monkey (1995)

1997’de ortaya çıkan bir virüs, 5 milyar insanın ölümüne yol açar. Çok az sayıda insan, yer altına çekilip virüsten korunmayı başarır. Kurtulanlar, çözüm bulabilmek için bir zaman makinesi geliştirirler. Henüz test aşamasında olan cihazı kullanmak üzere, mahkumlardan James Cole’u seçerler. Cole, ilk denemesinde yanlış bir tarihe gider. Başarılı olan ikinci denemesi sonucunda, kendisini 1990’da bir akıl hastanesinde bulur. Burada psikiyatrist Kathryn Railly ve çılgın oda arkadaşı Jeffrey Goines ile tanışır. Goines’in virüsün yayılmasında kilit rol oynadığından şüphelenen Cole, tekrar zaman yolculuğu yaparak birkaç yıl ileri gider. Ona inanmaya başlayan Dr. Railly’nin de yardımıyla Goines’in bu virüsü yaymasını engellemeye çalışan Cole, kendisini karmaşık olayların içinde bulur.

_______________

Varoluş

Existenz (1999)

En popüler oyunları piyasaya süren Antenna Research şirketi, büyük bir ses getireceğini inandığı yeni oyununu onun yaratıcısı ve birkaç üyesi ile denemek için bir araya gelirler. Bu grup arasında en heyecanlı olan oyunun esas yaratıcısı, akıllı ve seksi Allegra Geller (Jennifer Jason Leigh)’dır. Bir yandan oyundaki yenilikleri keşfederken bir yandan da en çılgın fantezileri ve gerçek arasındaki çizgiyi sonsuza dek yok edecek maceraya hazırdırlar. Existenz’ı gerçeğe bu kadar yakın kılan şey, bağlantılarının oyuncuların sinir sistemine direk olarak bağlanmasıdır. İnsanın omuriliğinden açılan bir delik ile bağlanan oyunun, oyuncuların hatıralarına, duygularına ve korkularına giriş hakkı vardır. Sonunda büyük an gelir, sabırsız oyuncular hayatlarını en büyük macerasına doğru yola çıkarlar. Fakat bir anda oyun karşıtı bir protestocu silahını çıkarır ve bağırır “eXistenZ’a ölüm, Allegra Geller’a ölüm!”. Ateş eder ve oyunun yaratıcısını yaralar.

____

v for vendetta replikleri (1)

V For Vendetta (2006)

Film 2020 yılında ve İngiltere’de geçiyor. Ülke, son derece baskıcı bir toplum düzenini yaşamaktadır. Türlü yasaklar ve engellerle idare edilen halk, şiddet yanlısı bir konuma gelmiştir. Bu kargaşanın orta yerinde görünen gizemli V, belaya bulaşmış masum bir kadın olan Evey’i kurtarır. Ancak bu kurtarış, tam da ulusun kurtuluşunu temsil eder çünkü onun davranışı aslında toplumun uyanışını tetikleyen ve başkaldırıyı başlatan unsurdur. Tam da bu sebeple artık insanlık adına bir ayaklanma zamanıdır. Alan Moore’un romanından uyarlanan film, son derece epik bir hikayedir.

_____________

a-clockwork-orange-otomatik-portakal

Otomatik Portakal (1971)

İnsani değerlerin yok olmaya yüz tuttuğu bir gelecekte, Britanya’da geçen film şiddet bağımlısı gençlerden kurulu bir çetenin, çevrelerine saçtığı dehşet ve korkuyu işleyerek bir korku imparatorluğunun resmini çizmektedir. Çetenin lideri Alex, işler çığırından çıkınca yakalanır ve gözaltına alınır. Ama hapse atılmaz; cezası bir şiddet deneyine kobay olarak kullanılmak olur. Bu deney insanoğlu ve şiddet kavramı arasındaki ilişkiyi ortaya koyma amaçlıdır ama deneyin kendisi de bir o kadar insan doğasına aykırıdır. Sinemanın dahi yönetmeni Stanley Kubrick tarafından Anthony Burgess’ın aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan film, aynı anda hem kitap okuyucusunun hem de sinema seyircisinin gönlünü kazanan nandide uyarlamalardan biridir.

__________

49-Brazil (1985)

Brazil (1984)

Günümüzden çok uzak bir gelecekte geçen film insanoğlunun distopik sonlarından birini ele alıyor. Son derece fütüristik ve karanlık bir atmosfere evrilen bu dünyada yaşayan insanlardan biri olan Sam Lowrey, sıradan bir devlet memuru. Fazlasıyla bunaldığı işinden ve teknolojinin ta kendisinden kaçmasının tek yolu ise hayal ve rüyalarına sığınmak. Rüyalarında her daim kendisini bekleyen figür tanımasa da kurtardığı gizemli bir kadındır. Sam’i rüyalarındaki kadına yaklaştıran şey terörist olmakla suçlanan Jill Layton isimli kadın olur. 1985 yılı için döneminin bir hayli ötesinde çekilen Brazil distopik filmlerin en önemlilerinin başında geliyor.

_____________

Watchmen

Watchmen (2009)

Film, Soğuk Savaş döneminin yansımalarını taşıyan bir çizgi romandan perdeye aktarılmıştır. Hikaye New York’ta yaşanmaktadır. Yıl 1985. ABD ve Sovyetler Birliği, nükleer savaşa girmek üzeredirler. Böyle bir süreçteyken hikayedeki süper kahramanlar, maske ve kostümleri ile halkın arasında gündelik hayatı yaşarlar. Her ne kadar bu kişilere süper kahraman denilse de aslında onların kendi iradelerinden başka güçleri yoktur. Ancak kendi gayretleri ile adaleti oluşturmaya dair emek vermektedirler. Rorschach’ın bir arkadaşı öldürüldüğünde, kendisi bu cinayetin arkasında aslen bu süper kahramanlara karşı bir komplo tehdidi altında olduklarını düşünür ve araştırmaya başlar. Komplonun önünü kesmenin çaresi de dağılan grubunu yeniden toplamak olacaktır.

____________

1984

Nineteen Eighty Four (1984)

Distopik bir evrende geçen film 3. Dünya Savaşı’nın henüz sonlandığı dünyamızda geçer. Dünyanın en büyük devleti olan Okyanusya, günümüz Londra’sının yerine kurulmuştur. Okyanusya deyim yerindeyse tam bir korku imparatorluğudur. Bu ülkede yaşayayan herkes, yönetim diktesinin buyurduğu her şeye harfi harfine uymak zorundadır. Bu evrende ne kitap okumak serbesttir ne de aşık olmak… Hükümetin haberleşme ve sansür işlerinin yürütüldüğü bakanlıkta çılan Winston Smith, diğer çalışanlar gibi görevi gereğince halkı farklı yalanlarla uyutmak ve sahte gerçeklikler yaratmak zorundadır. Ancak Okyanusya’ya ait her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiği an vatanseverliğini ve hayatını üzerine kurduğu bu sahte dünyayı sorgulamaya başlar. George Orwell’ın klasik romanından beyaz perdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Michael Radford bulunuyor.

____________

Karanlığı Taramak

A Scanner Darkly (2006)

Yakın gelecekte totaliter bir toplumda yer altı dedektifi olan Bob Arctor, küçük ölçekli bir grup uyuşturucu kullanıcısı ile birlikte çalışmaktadır. Subsance D adlı beyine hasar veren bir uyuşturucu türünün esas büyük mümessiline ulaşmaya çalışırlar. Bob’un görevi New Path Şirketi’nin desteği ile yürümektedir. Bob, kendi kimliğini yitirmeye başlayıp da şizofrenik davranışlarda bulundukça zihin koşullarının test edileceği bir takım kontrollere girer. Ortada aynı kişiye ait farklı kimlikler dolaşmaktadır.

____________

 İskele

La Jetee (1962)

Üçüncü Dünya Savaşı’nın sonrasında, radyoaktif bir enkaza dönüşmüş Paris’te, yeraltına sığınmış “son sağ kalanlar” üzerinde yapılan bir dizi deneyin ortasındayız. Filmin açılış sahnesinde Avrupa’nın kültür merkezi Paris’i çok ters köşe bir halde buluruz. Paris’i sisler içerisinde klostrofobik mekanların fazlasıyla göze battığı bir yıkıntı şehri olarak görürüz. Sonrasında bizi çocukluk dönemine ait bir görüntüden çok etkilenmiş bir adamın öyküsüne götürüyor. Paris artık yaşanacak bir şehir olma havasından çıktığı için bilim adamlarıda denekler kullanarak bu zamandan çıkmaya çalışıyorlar. Davos Hanich ilk önce geçmişe sonra geleceğe gider. Film geçmiş-gelecek zamanı içinde barındıran bir deney olarak kullanılan bir adamın hikayesini anlatır. Freud hayatımıza dair sakladığımız her şeyin bilinçaltımızda gizlendiğini söyler. Bu zamansal yolculuklarda Davos’un aşık olduğu kız arkadaşı çıkar karşımıza… Fransayı da bundan sonraki sahnelerde çok farklı görürüz. Davos kızla parka gidiyor, iki sevgili gibi güzel anlar paylaşıyorlar. Ama o anlar yer yer bugüne dönüyor. Davis bir var, bir yok. Zaman yolculuğu sebebiyle sürekli gidip geliyor. Burada karaler fotoğraf şeklinde arka arkaya sıralanıyor. Hani belleğe gittiği için onun gelgitler yaşaması, fotoğraflara yansıyor. Geçmiş ve geleceği yaşadıktan sonra bir mahkum olduğunu hatırlıyor. Bilim adamlarının beklentilerini karşıladıktan sonra, ölümden kaçmanın mümkün olmadığını da anlıyor.

_______________

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up