Disney Pixar İşi Ters Yüz – Inside Out’tan İlk Görüntü

Dünya

Bulutların üzerinde macera dolu bir balon yolculuğundan canavarlarla dolu bir şehre varış. Oscar® ödüllü yönetmen Pete Docter, (‘Sevimli Canavarlar’, ‘Yukarı Bak’) bugüne kadar izleyicileri eşsiz ve hayali yerlere götürdü. Disney•Pixar’ın orijinal filmi “Ters Yüz”de ise bizleri en sıradışı yere , zihnimizin içine götürecek.

Büyümek engebeli bir yol olabilir ve Riley de bir istisna değil. Babası San Francisco’da yeni bir işe başlayınca Orta-Batı’daki hayatından kopmak zorunda kalan Riley de hepimiz gibi duyguları ile hareket ediyor – Joy (Amy Poehler), Fear (Bill Hader), Anger (Lewis Black), Disgust (Mindy Kaling) ve Sadness (Phyllis Smith). Duygular, Riley’nin zihninin içinde ana merkezde yaşıyor ve ona günlük hayatında tavsiyeler veriyorlar.  Riley ve duyguları San Francisco’da yeni bir hayata alışmak için çabalarken ana merkezde kargaşa baş gösteriyor. Neşe’nin, Riley’nin en önemli duygusu olmasına ve her şeyi pozitif tutmaya çalışmasına rağmen, diğer duygular yeni bir şehre, eve ve okula uyum sağlama konusunda birbirleriyle çelişiyorlar.

Film 19 Haziran 2015’te  gösterime girecek.

TERS-YÜZ-(INSIDE-OUT)-İLK-GÖRÜNTÜ

FİLM YAPIMCISI SORU & CEVAP

 

Pete Docter, Yönetmen:

Pixar’daki geçmişinize bakacak olursanız, izleyicilerinizi yaptığınız işlerde nerelere götürdünüz ve bu geçmiş sizi bu hikayeye nasıl taşıdı? 

Uydurma ortamlar benim her zaman çok ilgimi çekmiştir. Monstropolis gibi yerleri yaratmak çok eğlenceli çünkü bu yerler bizim kendi dünyamıza farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor ve animasyonla yapabileceğimiz şeylerin avantajını ortaya koyuyor. Ama kendimizi kontrol etmek durumundayız çünkü eğer çok alakasız bir şey yaparsak, insanların bir fikri ya da referansı olmadığı için, kafalarını karıştırabilir ve onları uzaklaştırabiliriz. Bu yüzden, insan aklının içinde bir film seti fikriyle geldiğimde, bu çok heyecan vericiydi çünkü uzun süreli hafıza, bilinçaltı, soyut düşünce, rüya üretimi gibi insanların aşina olduğu konseptleri görselleştirebilecektik. “Ters Yüz” bize izleyicileri, herkesin bildiği ama kimsenin daha önce görmediği bir dünyaya götürme şansı veriyor.

 

Pixar’da nasıl büyüdüğünüzü anlatır mısınız; ilk rolünüz neydi ve o zamanlar neyi başarmayı umuyordunuz? Bir hikaye anlatıcı olarak gelişiminiz nasıl oldu? 

Pixar’da çalışmaya 1990 yılında, üniversiteden mezun olduktan bir gün sonra başladım. Animatör, tasarımcı, hikaye yazarı olarak başladım… O zamanlar her şeye biz bakıyorduk çünkü çok az kişiydik. John Lasseter, Andrew Stanton, Joe Ranft ve ben “Oyuncak Hikayesi”ni geliştirmeye başladığımızda, ne yaptığımız konusunda hiçbir fikrimiz yoktu. Bizi bunu yapmaya iten, yeni bir şeyler yapma arzusuydu, o zamanki animasyonlara benzemeyen bir şeyler yapmaktı. Fakat işin derinine indikçe, farkına vardık ki, umursadığımız şey hikayedeki karakterlerin birbirleriyle ilişkileri, özellikle ilişkilerin gelişip değişmesiydi. Mesela Woody ve Buzz, “Oyuncak Hikayesi”nde birbirlerine katlanamayan iki karakter, ama ilişkilerinin gelişmesiyle bir noktada biri diğeri için kendini feda edecek duruma geliyor. Karakterlerdeki bu değişim çok tatmin edici. Canavar, balık ya da bir duygu olabilirler, bizim tüm filmlerimizde yaratmaya çalıştığımız durum bu.

 

Jonas Rivera, Yapımcı

Pixar’da nasıl başladığınızı anlatın, Pete ile yıllar önce nasıl güçlerinizi birleştirdiniz, o günden beri hangi filmlerde birlikte çalıştınız ve bu neden iyi bir ortaklık?

Pixar’a 1994 yılında prodüksiyon stajyeri olarak başladım. Stüdyoda “Oyuncak Hikayesi” üzerinde çalışıyordum—Kesinlikle doğru zamanda doğru yerdeydim! “Oyuncak Hikayesi” gösterime girdikten sonra stüdyo adeta bir patlama yaşadı ve ben de prodüksiyon alanında çeşitli rollerde görev yapmaya başladım. Sonunda “Yukarı Bak”ı yaptık ve şimdi de “Ters Yüz”ün prodüksiyonundayım.

 

Pete Docter ve ben kısa zamanda ortak zevklerimiz olduğunu farkedince arkadaş olduk. Filmler, animasyonlar ve tabi ki Disneyland. Pete’le birebir olarak ilk kez “Canavarlar”da sanat yönetmeni olarak çalıştım ve Pete ile ortaklığımızın sahip olduğu denge, bana gurur veriyor. Pete, benim izlemek istediğim türde film fikirleri buluyor—bu fikirler de benim yapımcılığını üstlenmek istediğim filmler oluyor.

 

Daha önce çalıştığınız filmlerin “Ters Yüz”ün gelişmesinde ne gibi katkıları oldu? 

Her filmde yeni bir şey öğreniyoruz ve bu tecrübeyi her başarılı projemize taşıyoruz. Benim Pete ile çalışma deneyimim bana hikayenin geliştirilmesinde, senaryoda, kast seçiminde, vs… gerçekten iyi bir zamanlama hissi kazandırdı.  Birlikte sahip olduğumuz enerji, beraber daha önce çalıştığımız filmlerden geliyor ve bu takım çalışmasının bize “Ters Yüz” üzerinde çalışırken çok yardımı oldu.

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up