Diptekiler ve Kıyıdakiler

Eleştiri Manşet Serkan Baştimar

Serkan Baştimar değerlendirdi.

Şunu bir kere daha idrak ettim ki sinema diptekilerin, diziler ise yukarıdakilerin öyküsünü anlatıyor. Hollywood‘un stüdyo üretimi filmlerinden bahsetmiyorum elbette. İçinde sinema, hayat ve bağımsız ruh taşıyan filmlerden bahsediyorum.

Bu yıl Oscar‘da diğerlerinin aksine (Moonlight’ı saymazsak) drama yönü ağır bir yapım var: Manchester by the Sea, bizdeki adıyla Yaşamın Kıyısında. Geçtiğimiz günlerde basın gösterimi oldu (bu cuma da vizyonda olacak). Ve ben de oradaydım..

Manchester by the Sea, biz diptekilerin, kıyıdakilerin öykülerinden bir avuç kesit. Hani derler ya ‘hayatın içinden’ diye… Aynen öyle. Duru, gösterişsiz ama içten ve yutkunamayacağınız kadar sert ve acılı bir film olmuş Manchester by the Sea. Casey Affleck‘in omuzlarında yükselen bir drama. Affleck abartıya, tiyatral dramaya kaçmadan, yaşananı yaşamış dersini almış gibi oynamış rolünü.

Her insan ‘acıya’ başka türlü tepki verir.

Manchester by the Sea düşüp düşüp yeniden kalkanların ya da kalkamayıp düştükleri yerde yaşayan ya da yaşamaya çalışanların hikayesi. Ne hayatlar varmış diyor insan bazen, ya da ne çok acı varmış diyen Zarifoğlu‘na bir den den işareti koyuyor Manchester by the Seayi izleyen…

Filmin geçtiği mekanlar artistik pozlar verilecek klişelikte. Lakin hayat pek de o artistliğe gerek duymadan, acıyı yüceltmeden anlatmış öyküsünü Kenneth Lonergan.

Aksiyonu, palavrası tatavası olmayan, bir yerinden geçtiğimiz, bir yerini izlediğimiz bir yapım Manchester by the Sea. Biz kıyıdakilerin ya da biz diptekilerin öyküsü.

İzleyin.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up