Derviş Zaim ile Senaryo Yazımı ve Film Yapımı Atölyesi

Festivaller

3. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali kapsamında Derviş Zaim ile senaryo yazımı ve film yapımı atölyesi gerçekleştirildi.

Yoğun katılımın olduğu etkinlikte Zaim, hem teorik hem pratik manada oldukça verimli bir sunum yaptı. Klasik senaryo yazma unsurlarından bahsederek beş bin yıllık bir gelenek olan “klasiğin” iyi kavranılması gerektiğini ifade etti. Bunu bilmeden karşısına koyulan anti klasiğin doğru anlaşılmayacağını, Lars Von Trier’in, Robert Bresson’un kafası karışık kişiler olarak nitelendirileceğini belirtti. Hem klasik hem de antiklasiğin bir boşluğu doldurduğunu ve ihtiyaç karşıladığını ama hangisini tercih edeceğin kişinin kendi tarzına bağlı olduğunu ifade ederek teorik bilgilendirmeler sundu.

derviş zaim

“Basitçe bile olsa klasik manada bir senaryo yazarken ele alınan önemli unsurlar mevcuttur. Her filmde bir denge vardır. Daha sonra denge bozulur ve kahraman ya yeni denge oluşturmaya, ya eski dengeyi kurmaya ya da kaosa sebep olur.  Bütün klasik senaryolarda “eşik” vardır yani dengelerin o olaydan sonra eskisi gibi olmayacağı an. Mesela Cesur Yürek filminde eşik, eşinin ölmesidir. Jaws filminde köpekbalığının ilk saldırdığı andır. Kahraman bu kriz anlarından çıkmaya çalışır ve karşısında engeller, kötü karakterler, aniden ortaya çıkan komplikasyonlar oluşur. Kötü adamlar ne kadar inandırıcı ise film de o derece seyircide karşılık bulur ve başarılıdır.” Klasik senaryolarda dramatik ironi ve bilgi asimetrisi kavramlarından bahsederek bunların dramın ve gerilim kaynağı olduğunu belirten Zaim, seyircinin bilgisinin karakterin bilgisinden daha fazla olmasıyla bu unsurun ortaya çıktığını belirtti. “Mesela odada bir bomba mevcut fakat karakter bu bombanın varlığından habersiz. Ya da bir karakter bunun varlığını biliyor diğeri bilmiyor. İşte bu durumlar gerilimi arttıracaktır ve seyirci ile karakterin bilgisi eşitlendiği zaman kahraman da harekete geçecektir.” Klasik senaryo yazmanın özünün bu şekilde olduğunu belirten Zaim, Gılgamış’ın formunun da Star Wars’ın formunun da bu olduğunu ve Türk Sineması’nın, bir kaç istisna hariç, klasik senaryoyla yazıldığını ifade etti.

Senaryo yazmanın seyirciye az az bilgi verme sanatı olduğunu söyleyen Zaim, bu verilen bilginin seyircinin beklentisini bazen karşıladığını bazen karşılamayıp sürprizler yaptığını ve bunu iyi verebilmenin senaryonun incelikleri olduğunu belirtti. Lajos Egri’nin Piyes Yazma Sanatı kitabını klasik senaryo yazma konusunda okunacakların başında geldiğini ifade etti. Pek çok okumanın yapılmasını fakat etkilenilen insanlarla araya mesafe koyularak özgün olunabileceğini belirten Zaim, film yapımı aşamalarından da bahsetti. Gelen bir soru üzerine filmlerdeki erkek egemenlikten duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi. “Filmlerimiz son derece eril. Kadın yönetmenler bile erkek yönetmenlerden daha eril işler yapıyor. Bir yandan özgürlüklerden bahsederek bir yandan da filmlerde kadınlar ezdiriliyor. Bu adeta gizli bir faşizmdir. Sanat filmi yapıyorum derken ne yaptığının farkında olmayan insanlar var.”

İki saat süren etkinlik boyunca Derviş Zaim gelen sorulara da detaylı cevaplar verdi.

derviş zaim 3

Haber : Tuğba Güner

—————————————————————–

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up