Denis Villeneuve’e Göre 21. Yüzyılın En İyi Filmleri

Liste Manşet

Enemy, Prisoners, Sicario, Arrival ve Blade Runner 2049 gibi farklı türlerde filmler çeken Denis Villeneuve, imzasını attığı her projede kendi tarzını güçlü bir şekilde ön plana çıkarmayı başaran bir yönetmen. Hollywood filmlerine yeni bir soluk kazandıran Villeneuve, çekimlerine devam ettiği Dune filmiyle bu yıl sinemaseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Usta yönetmenin The New York Times gazetesi için hazırladığı 21. yüzyılın en iyi filmler listesini sizler için derledik. İyi seyirler.

No Country For Old Men (2007)

Llewellyn Moss geyik avında olduğu bir gün, Meksika yakınlarında bir uyuşturucu pazarlığının bol kanlı sonuyla karşılaşır. Sadece parayı alıp giden Moss yaralı olan birine su vermek amacıyla geceyarısı olay yerine döner, ancak bu niyeti başını derde sokacak ve Anton Chigurh ile tanışmasına neden olacaktır.

There Will Be Blood (2007)

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.

Children of Men (2006)

P.D. James’in 1992 yılında yayımladığı aynı isimli eserinden uyarlanan sinema filmi.
Dünyanın en genç insanı on sekiz yaşındayken henüz ölmüştür ve insanlık, neslinin tükenme olasılığı ile karşı karşıyadır. 2027 yılı itibari ile hiçbir şekilde anlam verilemeyen olaylara sahne olmaktadır dünya. Artık üremek diye bir şey gerçekleşmemektedir. Bu durum siyasi açıdan da tüm dengeleri sarsarken bir grup insan, var oluşlarını akışa teslim etmiş, bir diğer grup ise olanları değiştirmenin başkaldırısında mücadeleye soyunmuşlardır. Bu süreçte Büyük Britanya, yönetim biçimi olarak kullandığı askeri emperyalist sisteminden ötürü kargaşaya engel olmayı başaran ve huzurunu koruyan ülke konumundadır. Yine de çok sayıda ülkeye girmek siteyen mülteciler söz konusudur. Onların da dramı yaşanmaktadır. Theo, bu olaylar içinde geride duran bir bürokrat konumundayken, bir gün kaçırılır. Sevgilisi Julian da işin içindedir ve mültecilerin haklarını kollayanlardandır. Theo’dan istediği bürokratik destekler söz konusudur. Bu desteği veren Theo ise, yolculuğa birlikte çıktığı Kee’nin varlığındaki ehemmiyetle yüz yüze gelecektir.

Inception (2010)

Dom Cobb çok yetenekli bir hırsızdır. Uzmanlık alanı, zihnin en savunmasız olduğu rüya görme anında, bilinçaltının derinliklerindeki değerli sırları çekip çıkarmak ve onları çalmaktır. Cobb’un bu ender mahareti, onu kurumsal casusluğun tehlikeli yeni dünyasında aranan bir oyuncu yapmıştır. Ancak, aynı zamanda bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmış ve sevdiği herşeye malolmuştur. Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur. Ona hayatını geri verebilecek son bir iş; tabi eğer imkansız başlangıçı tamamlayabilirse… Mükemmel soygun yerine, Cobb ve takımındaki profesyoneller bu sefer tam tersini yapmak zorundadır; görevleri bir fikri çalmak değil onu yerleştirmektir. Eğer başarırlarsa, mükemmel suç bu olacaktır. Ama ne dikkatle yapılan planlamalar, ne de uzmanlıkları, onları, her hareketlerini önceden tahmin ettiği anlaşılan tehlikeli düşmanlarına karşı hazırlıklı kılabilir. Bu, gelişini sadece Cobb’un görebildiği bir düşmandır.

Amores Perros (2001)

Octavio, genç bir delikanlıdır, kardeşinin karısı Susana ile kaçmaya karar verir. Köpeği Cofi, beraber kaçmalarına yardımcı olan paranın elde edilmesinde rol oynayan zalim bir aracı olur. Bu dokunaklı ihtiras üçgeni, yasak aşkın geri dönüşü olmayan bir yol haline gelmesiyle daha karmaşık bir hal alır.

Bu arada Daniel, 42 yaşında bir adamdır, güzel model Valeria ile beraber yaşamak için karısını ve kızlarını terk eder. Yeni hayatlarını kutladıkları gün, kader Valeria’yı trajik bir kazaya iter. Bir adam her şeye sahip olduğunu düşündüğü anda, tüm hayatı birdenbire değişirse ne yapar?
Daniel ve Valeria’nın küçük köpeği Richi, oturdukları dairenin ahşap zeminindeki boşluğa düşer. Bu olay onların kötü kaderlerinin de başlangıcı olur. Richi’nin kaybolması karşısında takındıkları tutum, her türlü zorluğa ve umutsuzluğa cesurca göğüs gerebilen aşk hikayelerine mükemmel bir örnek teşkil eder.

Sonunda, El Chivo (“keçi”) kaza yerine gelir, yıllarca hapis yatan, hayatta derin hüsrana uğramış, kiralık katil olarak çalışan, eski bir komünist gerilladır. Ölmek üzere olan, Octavio’nun köpeği Cofi’yi bulur. Köpeği alır ve iyileştirir. Bu karşılaşma onun kendisi ve acı dolu geçmişiyle başa çıkmasına yardımcı olur.

Dogville (2004)

30’ların Amerika’sında Rock dağlarında bir kasabadayız. Peşindeki gangsterlerden kaçan güzeller güzeli Grace, bir kasabaya sığınmak zorunda kalır. Kadına acıyan kasaba halkı, başlangıçta iyi niyetlerle kadına sahip çıkar ve arasına alır.

Fakat kadının konumunun kendileri açısından da bir tehlike arz etmesiyle, aralarındaki ilişki farklı boyutlar kazanmaya başlayacaktır. Grace, kasabalının öteki yüzünü görmeye başlar ve çaresizliği bir kurban konumu almasına neden olur.

Under the Skin (2014)

İnsan formunda dünyaya gönderilmiş bir uzaylı olan Isserley, İskoçya’da yol kenarında otostop çeken insanları toplayıp yemeye hazır hale getiriyor…

A Prophet (2010)

Malik Djabena altı yıl hapis cezasını tamamlamak üzere bir Fransız hapishanesine kapatıldığında ne okuması ne yazması vardır. Henüz 19 yaşındaki bu kimsesiz yeni mahkum, hapishanedeki diğer mahkumlara göre çok çelimsiz ve kırılgandır. Arapların ve Korsikalıların yoğun olduğu hapishaneyi yöneten Korsikalı çete lideri, Malik’i köşeye sıkıştırır ve ona bazı görevler verir. Malik, görevlerini yerine getirdikçe sertleşip güçlenir ve liderin güvenini de kazanmaya başlar. Fakat Malik cesur ve uyanık bir gençtir; hapishane hiyerarşisi içerisinde yavaş yavaş yükselirken kendine ait bazı planlar da geliştirir.

Cannes Film Festivalinde Büyük Jüri Ödülü kazanan Yeraltı Peygamberi, tutkulu, derin ve çok etkileyici bir sinema başyapıtı. Baba serisi gibi, yeraltı dünyasının karanlık ve kasvetli labirentine dalıyor ve orada gördüğü hiçbir şeyi saklamıyor.

Dogtooth (2010)

Yunan sinemasının son yıllarda en güzel filmlerinden biri olan Dogtooth, aile yapısını sorgulayan ve bunu kara komedi, drama dilinde başaran çok iyi bir film. Oldukça sert bir film ama bir o kadar da yalın olan anlatım diliyle modern dünyanın sistemlerle insanı robotlaştığını ve evcil hayvana dönüştürdüğünü gösteren bunu da göze sokarak yapan bir film. Bir ailenin 3 çocuğunu dünyadan soyutlayarak kendilerine göre iyi bir birey olarak yetiştirmeye çalıştığını konusu üzerinde yapılanıyor film. Film sadece, iyi kavramın genişliğini sorgulamıyor, aile hiyerarşisini de ve sistemlerin kölesi olmuş insanları sorguluyor. Her şeyin bir kitabı ve açıklaması var bu dünyada. Her şey önceden biliniyor ve sen zaten öğrenmek için okuman lazım. Kitablara göre yaşaman ve sana ne söylenirse yapman lazım. Başka bir seçimin yok bu dünyada. Her şey belli ve sen öyle yetişmelisin. Ve bu film, kendisini modernleşme adı altında sınırlarla örülü bir dünya öngören sistemide çok ağır bir dille eleştriyor. Bagaj da sıkışmış bir kız çocuğu durumunda olan bir insan oğlu varlığını gösteriyor.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up