Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Demokrasi Rayında

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

Küçükken dilimiz dönmediğinden mi yoksa dünyadaki ırk savaşlarını anlamadığımızdan mı bilmem hep Kızılderili mi yoksa kızıldereli mi karıştırırdık. Büyüyünce öğrendik savaşların en büyük nedeninin doğuştan gelen ten rengi olduğunu. Şaşırdık… Sonra bir Amerika varmış öğrendik tarih diye bir şey varmış az biraz okuduk.

Amerika siyahi, Orta Doğulu, Japon, Vietnamlı, Kızılderili binlercesine demokrasi kılıfı altında işkence etmiş. Bunu da Hollywood silahıyla benzersiz bir şölen! gibi göstermiş. Disney de bu şölenin en büyük aktörlerinden biriymiş. Çünkü ağaç yaşken eğilir misali çocukları film izlemeye başladıkları andan itibaren Disney Cumhuriyeti içine almayı hedefliyormuş. Bu Amerika’nın sadece bir yüzüymüş. Bambaşka yüzleri de varmış maalesef, birçoğu da Amerikalı olmayanlar için oldukça kötüymüş. Mesela, dünyanın en eski fosilinin Afrikalı olmasına bile dayanamamış Amerikalı kendinde ona Beatles’ın bir şarkısında geçen Lucy ismini koyma hakkını bile bulmuş, bu da başka/karşıt bir sinema anlayışı olmasını sağlamış.

 

 

BOJRomzCAAE1aVu

Amaa..

Johnny Deep ‘in Tonto rolünde oynadığı The Lone Ranger(Maskeli Süvari) asla tipik bir Disney filmi değil. Tabi bunda Johnny Deep’in Kızılderili Tonto’nun acısını o tonlarca makyajın arkasından bile hissettirebilecek kadar muhteşem bir oyuncu olmasının rolü büyük. İnsan Johnny’nin de etkisiyle filmde bir an bile beyaz adamın tarafında olmuyor. İki yoldaş arasından ancak birinin ayakta kalabileceğini düşündüğü anlarda hep Tonto’ nun hayatta kalması için dua ediyor. Johnny Deep Tonto’ yu öyle bir oynamış ki; bütün ötekilerin yüzündeki o sahipsiz evsiz ama aynı zamanda kendinden emin ifadesi içine işliyor.

Sahte Kamançi dalaveresi de bunu fark etmemizi sağlayan filmin en kritik sahnelerinden biri. Çünkü o sahne bize her yüzüne Kızılderili makyajı yapılan insanın Kızılderili nam-ı diğer “öteki “olamayacağını o ruhu bize hissettiremeyeceğini gösteriyor. Belki benden başka kimse fark etmedi Tonto’ nun ifadesini bilmiyorum ama “ötekiler” birbirini tanıyor. Çünkü savaşların nedenleri, aktörleri stratejileri, sahte /yanlış dini söylemleri, parababalarının hırsı değişmediği gibi masumları ve kurbanları da değişmiyor.

***

dead-man-depp

Film boyunca ara ara Johnny Deep ‘in rol aldığı Jim Jarmusch filmi Dead Man’ deki William Blake ‘i hatırladım. William Blake (Johnny Deep) ‘in yani beyaz adamın yanındaki Kızılderili Nobody ile gezdiği yerleri düşündüm. İkisi de benzer mekânlarda geçiyordu; zaten taş taşa benziyordu ama filmler arasında bir beyaz bir Kızılderili iki karakter olmasından başka ortak yön yoktu.Yine de iki filmi bir arada düşünmek ikisinden de daha fazla zevk almamız sağladı. 2 film birbirinden çok farklıydı ve enteresandır ki, Disney filmi Maskeli Süvari’nin Kızılderililere yaklaşımı çok daha insancıldı. Jarmusch filmi Dead Man’in yanında neredeyse daha demokrat daha barışçıl kalıyordu. Hatta kabile reisinin yüzündeki kazanan insanlara özgü ifade  onu kahraman gibi gösteriyordu.

2013-The-Lone-Ranger-Movie-1366x768

Bu iki film aynı zamanda bana beyaz adam ve Kızılderili değil, Johnny ve diğerleri ayrımı olduğunu gösterdi. Yine de Maskeli Süvari’de (Johnny Deep ile  Armie Hammer arasında), Karayip Korsanları’ndaki kadar ego savaşı yaşanmıyordu. Helena Bonham Carter’ın oyunculuğu yine bir harikaydı. William Fichtner makyajı çok başarılıydı. Herkes kendi görevini yaptığı için  bir an olsun heyecan düşmüyordu. Her vagonda ayrı birer dünya savaşı dönüyordu sanki… Ama  maalesef heyecan dozunun değişmemesi o muhteşem sahnelerin etkisini azaltıyordu. Karayip Korsanların’dan hatırladığımız birkaç benzer sahne numarası vardı ama Maskeli Süvari asla bir çeşit Karayip Korsanları diyebileceğimiz bir film değildi. Ayrıntılar benzer malzemelerle bambaşka bir hikâyenin ortaya çıkmasını sağlamıştı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler