Delinin Biri Kuyuya Bir Ceset Atmış

Eleştiri Genel Manşet Serbest Kürsü

 

yazar_serkanbastimar_

Savaş hiç şüphesiz ardında -kalmışsa eğer- parçalanmış hayatlar, birbirinden trajik öyküler bırakan bir olgu. Biri, ikisi var olan, sayılan dünya savaşlarının yanı sıra, yerküre üzerinde insanın insanla savaşı henüz bitmiş değil. Ve insanın insanla yaptığı bu savaşta ne yazık ki kaybeden hep insanlık oluyor. Mevzumuz kendisine Bosna Savaşı’nı dert edinen A Perfect Day olduğuna göre, örneğimizi Bosna’dan verelim. Yüz binden fazla canın katledildiği, iki milyon kişinin yurdundan edilip öksüzlüğü yetimlikle perçinlenmiş çocukların kayıp kuşaklara döndüğü Bosna Savaşı için bu son yapılmış film olmayacak tabii ki. Olmasın da. İnsanlık utancını sinemada anlatsın ya da sinema utandırsın bu katliamı yapanları.

a perfect day 3

Dönelim filme…Kadrosu Temel fıkraları kadar çok uluslu bir filmle karşı karşıyayız. Kadro fıkra kadar iddialı olsa da hikayesi oldukça insani ve dramatik üstelik. Ancak arabesk değil elbette. A Perfect Day – Mükemmel Bir Gün, İspanyol yönetmen -ki en bilinen eseri Güneşli Pazartesiler’dir- Fernando León de Aranoa’nın son filmi. Bosna Savaşı’nın son demlerinde geçen Mükemmel Bir Gün beklenenin aksine, iç karartıcı savaş hikayelerini elinin tersi ile itip minimal bir öykünün peşine düşüyor.

Tim Robbins, Benicio Del Toro, Olga Kurylenko ve Mélanie Thierry’nin başrollerde olduğu film, savaş esnasında insani yardım için bölgede bulunan bir grup yardımseverin tanık olduğu olayları anlatıyor. Mükemmel Bir Gün’de bu dört kişilik ekip su kuyusuna düşmüş bir cesedi çıkarmak için tüm gün çaba sarf ediyor. Söz konusu savaşsa ekmeğin-suyun önemi daha da artar malumunuz. Yalnızca üç su kuyusu olan bir bölgede -hele ki ikisi mayınlıysa- bir damla su ne kadar önemli siz düşünün.

a perfect day 2

Cesedi çıkarmak için gereken ip için yollara düşen karakterlerimiz, üstüne epeyce un serilmiş bir iple, durumla karşı karşıya. İpin ucunda, kenarında ve çevresinde yüzlerce insanın savaşla kararan hayatları var. Öykünün ilerlediği her dakikada karartılmış bir hayat, çalınmış bir gelecekle karşı karşıya kalıyoruz. Onların çaresizliğine yanmaya başlarken bu duruma epey alışmış, ancak çabalayan insanların maceralarına konuk oluyoruz.

Simgesel olarak, kuyu, kırmızı bir top ve ip çevresinde dolaşan filmin karakterleri bulundukları yerden memnun, zira hepsi normal hayattan kaçan tipler. Tim Robbins’in oynadığı karakter mesela. Tipik bir Amerikan kovboyu. Kafasına göre hareket eden, sert ve sivri dilli. Öykünün Amerikan tarafını iyi temsil ediyor, zira her soruna Amerika gibi çözüm buluyor. Benicio Del Toro’nun canlandırdığı tip ise daha ılımlı. Elleri hünerli, Latin kökenlerinden dolayı Bosna’dakilerle empati kurabiliyor.

a perfect day

Mükemmel Bir Gün, küçük bir detaydan nasıl güzel bir film çıkarılacağına en büyük örneklerden biri. Başroldeki isimlerin şöhretinden ziyade, derdi Bosna’da yaşanan dramın bir nebze olsa da bilmeyenleri meraka itip öğrenilmesini sağlamak. İkinci bir derdi de güzel bir film izletmek tabii ki. Kapkara bir kuyunun dibinden bizi mayınlarla dolu arazilerde savaşa rağmen yaşamaya çalışan insanların çetrefilli dünyalarına götüren yönetmen,  bölge insanının ‘esprili’ yönünden hareketle filmini de yaşama sevincine dayayarak çekmiş.

Kişisel bir takım kaygılar ve flört mevzularını gereksiz olduğu halde işlese de Mükemmel Bir Gün, izleyeni yormadan, sıkmadan Balkanlarda bir yolculuğa çıkarıyor. Üstelik, bu yolculukta arabanın teybinde olabildiğince güzel bir kaset takılmış. Hiçbir şeyi yoksa, güzel müzikleri var diyecek kadar hem de.

_______

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up