Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Déjàvu

Yayınlandı

tarihinde

 Beşir Ayvazoğlu

Birkaç istisna dışında hiçbir Hollywood filmi hafızamda derin bir iz bırakmamıştır. Daha önce seyrettiğim filmleri yeniden seyrederken bazı sahneleri hayal meyal hatırlarım, o kadar.

Bu, Amerikan sinemasının meziyeti midir, zaafı mı, doğrusu karar veremedim. Hızla akan görüntülere, yani aksiyona kendinizi kaptırıp bir-iki saat hoşça vakit geçiriyor, sonra unutuyorsunuz. Hafızalarda iz bırakmaması, zihinleri fazla meşgul etmemesi, bu filmlerin insana dair fazla bir şey söylemiyor olmasıyla mı alâkalı? Herhangi bir film boyunca yüzlerce insan sinek gibi öldürülüyor; biz bunu her şeyin olağan olduğu çizgi filmleri seyreder gibi seyrediyoruz. Hâlbuki, bırakın yüzlerce insanın ölümünü, bir insanın tabii ölümü bile dramatiktir ve hafızalardan kolay kolay silinmez.

Geçenlerde Tony Scott’un Déjàvu adlı filmini yeniden seyrettim; feribottaki patlama dışında hemen hiçbir sahnesini hatırlamadığım bu film, kendini gerçek “vatansever” olarak gören ve yanlış işler yaptığını düşündüğü Amerikan hükümetine karşı savaş açan zeki bir psikopatın New Orleans feribotunu havaya uçurmasıyla başlıyor. 543 kişinin hayatını kaybettiği facianın ardından delilleri incelemesi için gönderilen ve burada tuhaf bir déjàvu hali yaşayan Federal Ajan Dough Carlin (Denzel Washington), olay yerinden alınarak çok gizli bir laboratuvara götürülür. Yeni keşfedilen bir teknolojiyle, olayların dört beş gün öncesi, geçmişe açılan bir pencereden şimdi oluyormuş gibi seyredilebilmektedir. Laboratuvarda çalışan ekip, Dough’ın yardımıyla, bu zaman penceresinden feribottaki patlamanın öncesine giderek faili belirler. Ancak kahramanımız orada kalmaya niyetli değildir; bu teknolojiyi kullanarak geçmişe gider ve sabotajı önler.

Görüldüğü gibi, Déjàvu, aslında bir bilimkurgu filmi. Amacım, belki de çoğunuzun seyrettiği bu filmi anlatmak değil, Dough Carlin’in sorguladığı katilin söyledikleriyle Norveç’te 76 kişiyi öldüren Anders Behring Breivik’in mahkemede kendini savunurken -ve manifestosunda- söyledikleri arasındaki şaşırtıcı benzerliğe dikkatinizi çekmektir. Arabasına el koymak için öldürdüğü genç kızla feribotta hayatını kaybeden beş yüz küsur kişiyi savaş kayıpları olarak gören caninin mantığıyla, “Yaptıklarım belki barbarca, ama suçlu değilim!” diyen ve güya Avrupa’yı Müslümanların istilasından korumak için kendince bir savaş başlatan Breivik’in mantığı aynı şekilde çalışıyor.

Déjàvu filmi -ve benzerleri- bu mantığın ve tipolojinin Batı’da çok iyi bilindiğini göstermesi bakımından ayrıca dikkat çekicidir. Avrupa tarihinin olmazsa olmazı olan soykırımların arkasında da aynı mantık yatıyor. Anders Behring Breivik, Avrupa’nın her an çirkin yüzünü gösterebilecek alter-egosudur. Başta ırkçılık olmak üzere bütün “şeytanî” ideolojiler Avrupa’da doğmuş ve oradan dünyaya ihraç edilmiştir. Breivik, ırkçılığa haçlı ruhunu zerkederek yeni bir sefere niyetlenen bu alter-egonun ilk savleti gibi görünüyor. Sadece Müslümanları değil, Müslümanlara müsamaha gösteren ve çok kültürlülüğü savunan Avrupalılara da yönelik bir savlet bu.

Anadolulu bir Rum olan H. A. Nomiku’nun ilk baskısı 1925 yılında İskenderiye’de yapılan Haçlı Seferleri adlı kitabındaki şu cümleleri hatırlatmak isterim:

“Haçlı askerleri böylesine vahşi bir hasretle arzuladıkları Asya’ya ayak basar bas­maz, gö­rülmemiş bir hınçla oradaki Hıristiyan ve Müslüman halka saldırdılar ve bu su­retle kısa bir zamanda tüm yöre hırsızlık, ırz düşmanlığı ve cinayet olaylarıyla karşılaş­mış oldu (…) Yolda rastladıkları tüm çocukları kılıçtan geçiriyor, parçalara ayırıyor ve sırf iğrenç bir zevki tatmak için onları ateşte pişiriyorlardı. Anadolu halkı o zamana ka­dar görmediği, duymadığı ve hatta aklından bile geçiremediği bu korkunç olayın şokundan kurtulur kurtulmaz silaha sarılıp hepsini vahşi hayvanlar gibi avlamaya başladı.”

İslâm’ın dünyaya “gayrı insanî ve şeytanca” olanın dışında bir şey getirmediğini iddia eden Avrupalıların bu kanlı tarihi yok saydıkları anlaşılıyor. İnsanlık tarihinin en parlak ve insanî medeniyeti olan İslâm Medeniyeti’ni “gayrı insanî ve şeytanca” metodlarla çökerten Haçlı ruhu dün kanla besleniyordu, bugün kana susamış görünüyor. Her dinden ve mezhepten insanların rahatça bir arada yaşayabildiği, Avrupa’nın batısında sekiz yüz küsur yıl hüküm sürmüş parlak Endülüs medeniyetinden geriye ne kaldı? Osmanlı’nın kovulduğu coğrafyalarda Avrupalılarca ekilen ayrılık ve kin tohumları yüzünden buralarda yaşayan insanlar bir daha huzur yüzü görmemiştir.

Türk Hariciyesi’nin önemli isimlerinden İsmail Berduk Olgaçay, Tasmalı Çekirge adlı hatıratında, 1954 yılında İkinci Kâtip olarak görev yaptığı Oslo’da, o yıl Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Albert Schweitzer’in verdiği bir konferanstan söz eder. Schweitzer, bu konferansında çağları aydınlık ve karanlık çağlar diye ikiye ayırmış, İslâm medeniyetinin parlak çağlarını da tarihin en karanlık çağları arasında saymıştır. Hayran olduğu “hümanist” bir filozoftan bu lâfları duyunca büyük bir hayal kırıklığı yaşayan Olgaçay, “Demek ki, ‘Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’ mısraı İstiklâl Marşı’mıza boşuna girmiş değildi” diyor.

Avrupalılar, Breivik’in gözünü kırpmadan 76 kişiyi öldürdüğü eylemlerin benzerlerini gördükçe, bunları daha önce de yaşadıkları gibi bir duyguya kapılırlarsa, bilsinler ki, yaşadıkları déjàvu değil, alter-egolarının gerçek hatıralarıdır.

 

b.ayvazoglu@zaman.com.tr
Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et

Popüler