Dans ve Müzikle Harmanlanmış 10 Film

Genel Liste

 

Feyza Yeşilyılmaz hazırladı…

La La Land

Trafiğin sıkışık olduğu bir gün, kibirli bir korna sonucunda, hayatlarında yön bulmaya çalışan Sebastian ve Mia tanışıyor. İkisi de imkansıza yakın olan hayallerine odaklanmışlardır. Sebastian 21. Yüzyılda insanların geleneksel caz müziğini umursamasını sağlamaya çalışmakta, Mia ise sadece kesintisiz bir oyuncu seçmesinde şansını denemek istemektedir. Ancak ikisi de yalnız bir şekilde bekledikleri sıçramayı yapacaklarını beklememektedir. Yapabildikleri asıl sıçrama birbirlerine karşı, sanatsal düşlerinin içine olur. Bu birleşim tabiatının gerektirdiği gibi bir sinematik dünya yaratarak, bizi ışık, renkler, ses, müzik ve sözler ile yakalamaya çalıştığımız mutluluğa ve asla aşamadığımız tutkuların kalp kırıklıklarına, hayran verici bir yolculuğa çıkarır. Sinema efsaneleri arasına girebilecek Aşıklar Şehri, yönetmen Chazelle’in beyaz perdeye aktardığı, insanın en özel bölgesine girerek, samimi ilişkilerin anlatıldığı, kişisel hayallerin ve kararların kaderle kesiştiği, gerçek ancak büyülü bir evren.

 

42. STREET

Buğulu bakışlı saf bir kız, şaşırtıcı bir tenor, kendini beğenmiş yıldız sanatçılar, cırtlak sesli sarışınlar ve 80’lerin entrikalarla dolu seksi kızlarıyla tanışın. Onlar, yüksek sesle Harry Warren/Al Dubin şarkıları söyleyen ve Busby Berkeley’nin sansasyonel numaralarını sergileyen 42. Sokağın sakinleri…

———————-

SHALL WE DANCE (1937)

Müzikallerin Broadway sahnelerinden taşıp Hollywood filmlerine konu olduğu büyülü bir döneminin sembolleri olan Fred Astaire ve Ginger Rogers ikilisi, birçok başarılı ve keyifli filme imza atmıştır. Ünlü bir Rus balet olan Bay Petrov (Fred Astaire), bir gösteri için gittiği Paris’te dansçı Linda Keene’e (Ginger Rogers) âşık olur. Genç kadının peşine düşen Petrov, kendini New York’a giden bir transatlantikte bulur…Petrov’un Keene’e yakınlaşma çabaları, bir süre önce gizlice evlendikleri dedikodusuyla birleşince, durum komik bir hal alır.

———————


  TOP HAT (1935)

1930’ların ortasında cekilmiş Fred Astaire-Ginger Rogers müzikalleri arasından belirgin bir sekilde sivrilerek klasiklesen bir ornek olmasa da (hepsi de gene de muhteşem, ancak onemli zaafları olan filmler), bu sıfat galiba en çok Top Hat’e (Silindir Şapka) yakışıyor. Filmin konusu, muzikal dizisinin temel formülünü izliyor: Fred, Ginger’a ilk bakışta âşık olur, ne var ki saçma sapan bir yanlış anlama (bu filmde Ginger, Fred’i evli olan bir başka arkadasıyla karıştırır) filmin son dakikalarına kadar Ginger’in düşmanlığını körükler.

———————-

SİNGİN İN THE RAİN (1952)

Don Lockwood, kendi yeteneklerini günden güne bileyerek geldiği bu son noktada, nihayet beyazperdenin en çok aranan ve en çok parıldayan yıldızlarından biri haline gelmiştir. Ulaştığı noktada yeri sağlam olan bu ünlü şahsiyetin güvenini kıracak kişi ise aktörleri birer birer reddedecek olan Kathy Selden olacaktır. Don, kendisine yapılanların üstesinden gelir gelmez Kathy’ye aşık olacaktır. Ancak öte yandan da seksi ve bencil Lina Lamont, Don’u kendisi için istemektedir.


WEST SİDE STORY (1961)

Müzikal türündeki filmlerde standartları belirleyen kült filmlerden biri olan Batı Yakasının Hikayesi, unutulmaz şarkılara, başarılı koreografilere ve Romeo ile Juliet’in trajedisine sahip bir film.
Birbirine düşman iki sokak çetesi olan Köpekbalıkları ve Jetler’e mensup bir genç kız ile bir genç erkeğin aşkını ve kavuşamama hikayelerini anlatan film, modern bir Romeo ve Juliet uyarlamasını müzikal türe sokuyor.

————————-

FIDDLER ON THE ROOF (1971)

“Damdaki Kemancı” kuşkusuz beyazperdenin en özgün ve etkili müzikallerden biri olarak değerlendirilmekte. Sütçü Tevye rolünü sinemada ustalıkla canlandıran Topol filmin başarısında en büyük pay sahibi olan isimlerin başında geliyor. Ukrayna’nın Anatevka beldesinde geçen yapım, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir grup Musevi köylünün komik, hüzünlü yaşantılarını epik bir dil ile aktarıyor.

———————–

THE SOUND OF MUSİC (1965)

En iyi yönetmen ve film dahil 5 dalda Oscar ödülü kazanan Maria von Trapp’in otobiyografik romanından uyarlanmış müzikalin beyazperdeye versiyonu klasikleşmiş bir yapıttır.Maria öylesine hayat dolu ve çoşkulu bir genç kadındır ki manastır hayatı aslında hiç de onun ruhuna hitap etmemektedir. En sevdiği şey dağlara çıkıp şarkı söylemektir. Bu yüzden de genelde birçok dersi kaçırır. Bu duruma bir çare arayan Baş Rahibe Peggy, sorumluluk alması için Maria’yı bakıcı olarak karısını yeni kaybetmiş, 7 çocuklu Kaptan Von Trapp’ın yanına gönderir. Kaptan Trapp’ın çocuklarının haylazlığı yüzünden bütün bakıcılar bir süre sonra işi bırakmaktadırlar. Maria ise iyimserliği ve sevecenliğiyle hem kaptanın güvenini hem de çocukların sevgisini kazanacaktır.

—————–

GREASE (1978)

Danny ve Sandy, hayatlarına damga vuran bir yaz aşkı yaşamışlardır. Ancak artık yaz bitmiştir ve ikili ayrılıp okullarına dönmek zorundadırlar. Danny, okuldaki ilk gününde önceden de mensubu olduğu bir deri ceketli çetenin başına döner. Artık sürekli olarak yazın geçirdiği güzel günlerinden bahsetmektedir. Ancak bilmediği bir şey vardır. Bu da Sandy’nin aynı gruba kaydolmuş olmasıdır. İşin kötüsü ikili birbirine düşman iki grubun mensubudurlar.

—————–

HAİR (1978)

Film, 1960’ların şarkılarını, danslarını ve ruhunu yansıtması bakımından da bugün için bir bellek tazeleme özelliği sunuyor sinemaseverlere.

——————–

ALL THAT JAZZ (1979)

Joe Gideon müzikal tiyatroların en başarılı isimlerinden biridir, hatta koreografların zirvesindedir.
Fakat bu başarı ona bir türlü mutluluk getirmez, çünkü tüm zamanını ve benliğini işine verdiğinden özel hayatını ihmal etmektedir. Gitgide ilaçlara bağlı yaşamaya başlar. Eski karısı, sevgilisi ve kızıyla olan ilişkilerini yoluna koymaya çalışırken, kaybettiği sağlığını da geri kazanmaya çalışır. Bir süre sonra ciddi bir yol ayrımında ve seçim yapmak zorunda kalır: ya sanatını sürdürecektir ya da hayatını…
Bob Fosse’nin yarı otobiyografi olan bu filmi, şov dünyasının ve şaşanın bir sanatçının hayatını nasıl derinden etkilediğini gösteren, başarılı bir yapım. Başrolde Roy Scheider’ın olduğu film, yönetmenin Oscar ödüllü Cabaret filmi kadar önemli bir yapımdır.

—————-

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up