Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

‘Dans Edemediğim Devrim, Benim Değildir’

Yayınlandı

tarihinde

Türk sineması iki sergiye konu oldu. Sanatçı Halil Altındere’nin yeni sergisinde yönetmen Metin Erksan filmleri, Hülya Küpçüoğlu’nun resimlerinde Yeşilçam’ın erkek oyuncuları var.

Türk sinemasının 1960 ve 70’li yıllardaki filmlerinin etkisi sanat dünyasının üzerinden hâlâ geçmedi. Unutulmaz filmlerden kareler eylülde açılacak iki sergiye ilham verdi. 15 Eylül’de Pilot Galeri’de çağdaş sanatçı Halil Altındere’nin yeni sergisinde Türk sinemasının en özgün yönetmenlerinden Metin Erksan’ın üç filminden üç karenin yeniden çekilmiş fotoğrafları bulunuyor. Ressam Hülya Küpçüoğlu’nun 8 Eylül’de açılacak yeni sergisinde ise Yeşilçam’ın erkek oyuncularının resimleri yer alıyor. Halil Altındere’nin, küratörlüğünü Alman küratör René Block’un üstlendiği ‘Dans Edemediğim Devrim, Benim Değildir’ başlıklı kişisel sergisinin önemli bir ayağı Metin Erksan Üçlemesi. Üçleme, Altındere’nin Erksan’a atfen ürettiği üç çalışmadan oluşuyor.

20 YIL YOK SAYILAN KLASİK 

Erksan’ın kült filmi Sevmek Zamanı, sanatçının üçlemesinin ilk çalışması. Altındere bu çalışmayı anlatırken filmin 20 yıl boyunca gösterim şansı bulamamasına dikkat çekiyor: “Erksan’ın 1965’te çektiği Sevmek Zamanı filmi, surete aşık olma temasının işlendiği psikolojik ve ağır bir çalışma. Dönemin Türk sinemasından çok farklı. Bu yüzden sinemada gösterilme şansı bulamadığından 20 sene boyunca raflarda kalmış. Eskiden politik nedenlerle sansürlenen filmler olurken, burada aşırı sanatsal ve psikolojik olduğu için gösterilme şansı bulamadığını görüyoruz. Ben bu işi bir yandan da ona saygımı göstermek için yaptım. Filmden seçtiğim bu kareyi çekebilmek için Sapanca Gölü’nde bir set kurdum.” Üçlemede Sensiz Yaşayamam adlı film de ikinci çalışma. Altındere: “Erksan’ın 1977’de çektiği Sensiz Yaşayamam‘dan bir sahneyi yine günümüzde ama geçmişteki kıyafetleri kullanarak yaptım. Dönemin ruhunu yansıtmak için o günkü atmosfere gönderme yapan kıyafetler var ama bugün çekildiği belli” diyor. Serinin son çalışması ise 1964 yapımı Suçlular Aramızda filminden olan kare. Altındere, “Yine o dönemin ruhuyla dekorla yapmaya çalıştığım fotoğrafta kullanılan paralar bugüne ait. Sensiz Yaşayamam ve Sevmek Zamanı kara sevda hikayesi. Umutsuzluk, aşk, ulaşılamayan sevgili temaları işleniyor. Suçlular Aramızda filmindeyse bir züppelik var. Paraya sahip olma isteği, zengin erkek fakir kız temaları üzerinden parayla her şeye sahip olmanın mümkün olmadığı anlatılıyor. Her üç film de o dönem yapımlarından çok farklı. Yeraltı sayılabilcek kareler var. Bu yüzden bu üçlemeyi yaptım,” diyerek üçlemesini anlatıyor. 12 Kasım’a dek sürecek sergide Altındere’nin video ve fotoğraflarının yanı sıra, altından tenekeye ve bronza farkı malzemelerle yaptığı heykelleri, yağlıboya tabloları ve performansları ilk kez görülebilecek.

Sabah

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

“Son Şaka” TV’de İlk Kez Bu Akşam TRT 1’de

Televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrollerinde radyocu Serdar Gökalp ve Ege Kökenli’nin yer aldığı “Son Şaka” filmi televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Radyocu Serdar Gökalp‘in başrolünde oynadığı ve hikayesini de yazdığı “Son Şaka” filmi bu akşam televizyonda ilk kez TRT 1’de ekranlara geliyor. Yönetmen koltuğunda Erkam Bülbül’ün oturduğu, senaryosu Fatih Mutlu‘nun elinden çıkan filmin oyuncu kadrosunda; Ege Kökenli, Gökay Müftüoğlu, Perihan Ünlücan, Özer Arslan, Hikmet Körmükçü, Bülent Alkış, Kemal Başar ve Osman Doğan gibi isimler yer alıyor.

6 Kasım 2020’de vizyona giren ve sinema salonlarında kahkaha fırtınaları estiren film konusu ise; genç bir adam olan Serdar, yaptığı şakalarla ünlenen başarılı bir radyocudur. Bir süredir birlikte olduğu sevgilisi Ayşen’e evlilik teklifi etmeye karar veren Serdar, bunun unutulmaz olmasını arzu eder. Bu yüzden de evlilik teklifi ederken akıl oyunlarıyla dolu bir şaka yapmaya karar verir. Ancak beklenmedik bir durumla karşılaşır. Şaka yüzünden sinirleri bozulan Ayşen, evlilik teklifini kabul etmez. Serdar’a kızan Ayşen’in onu affedebilmesi için birlikte tatile çıkmaları şart olur. Ortak arkadaşları Yusuf’un da aralarına dahil olmasıyla yola koyulan Ayşen ve Serdar, bu süreçte kendilerini karmaşık durumların içinde bulur.

Son Şaka”, televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1’de. Filmin fragamnına buradan uluaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Erkek Şiddetine Kültürel Koruma: Mor Cepken

Kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeseli çekiliyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Belgesel film yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kültürünün kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeselini çekiyor.

“Annemin Sinemaları” ve “Tersine Göç” adlı belgesellerin yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kızlarının çeyizlerine ilk konulan giysilerden biri olan “Mor Cepken” geleneğini belgesel haline getiriyor. Yörüklerde kadın haklarının korunmasında önemli bir araç olan ‘Mor Cepken’i giyen kadının, köy meydanına, herkesin görebileceği bir yere çıkması “Eşimden şiddet görüyorum ve boşanmak istiyorum. anlamına gelirdi. Mor cepkeni giyen kadına köylüler tarafından yardım edilir, kocası ise dışlanırdı. 

Osman Şahin’in Mor Cepken ve Kamile Yılmaz’ın Mor Cepkenli Kadınlar isimli kitaplarını okumasıyla konuyu araştırmaya başlayan Karacan; Yörük kültürüne ait birçok konuya değinecek olsa da asıl noktanın mor cepken simgesinden yola çıkarak Yörük kadınına gösterilen saygı ve toplumun ona tanıdığı doğal haklar olduğunu söylüyor. Yörük kültüründe çok önemli bir yere sahip bu geleneğin modern hayatla birlikte unutturulmaya çalışılması, kadınların ellerinden haklarının alınmasıyla eşdeğer bir öneme sahip. O yüzden Karacan sandıklarında mor cepken bulunan kadınların hikayelerinden, anılarından yola çıkarak belgeselini çekiyor.  Karacan; Mor Cepken’i şiddet gören, katledilen kadınlara ses olması amacıyla çektiğini söylerken, kadınları koruyan, kollayan gelenek ve yasaların hep devam etmesi gerektiği bilinciyle yola çıktığını, erkek şiddetiyle karşılaşan veya bu durumdan tedirginlik yaşayan kadınların artık Mor Cepken giyerek sokaklara çıkması gerektiğini, böylece devlet ve sivil toplum işbirliği ile kadınlara bir koruma kalkanı oluşturulabileceğini da ekliyor. Bir diğer dileğinin de ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların Mor Cepken giyerek konuya daha da dikkat çekmeleri gerekliliği olduğunu söylüyor.

Mor Cepken deyip geçmeyin! Yörüklerde kadın haklarını koruyan, esirgeyen ve kollayan toplumsal ve sosyal bir gelenektir. Dileğimiz odur ki her sandıkta bir Mor Cepken olsun fakat hiçbir kadın giymek zorunda kalmasın!

Okumaya Devam Et

Türkiye

TRT 2’nin Sevilen Programı “Sinema+”da Bu Hafta

17:30‘da TRT 2 ekranlarında.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Türkiye’nin kültür-sanat kanalı TRT 2’nin beğenilen programı Sinema+ bu hafta yine ilgi çekici konuları ile seyirci karşısına çıkacak.

Her hafta bir sinema unsurunun tema olarak işlendiği, vizyona girecek filmlerin ve güncel sinema haberlerinin verildiği, birbirinden değerli konukların ağırlandığı eğlenceli, tematik sinema programı Sinema+ bu hafta yine dolu dolu.

25 Temmuz Pazar (bugün) saat 17:30‘da TRT 2 ekranlarında sinemaseverlerle buluşacak olan programın bu haftaki rotası:

  • Sinema dünyasından öne çıkan haberler.
  • Oyuncu Meryem Uzerli ile keyifli bir sohbet.
  • Jennifer Lopez hayatına yakından bir bakış.
  • “En İyi İkinic Bahar Filmleri Listesi” ve çok daha fazlası sizlerle buluşacak.
Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler