“Daha Kısa Süreler, Daha İyi Diziler” İçin Yola Çıkıyoruz

Manşet

muhammeduyar

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte dizi ve sinema sektöründe de hareketlilik başladı. Bazı diziler sezon finali yaparken bazı diziler kepenk kapattı. Yaz dizileri ise taze bir heyecanla seyirciyle buluşma hazırlığında.

Yazıya böyle başlayınca her şey güllük gülistanlıkmış gibi oldu ama biraz canınızı-canımızı sıkmam gerekiyor. Meselemiz dizi süreleri. Hazır yaz sezonundayken ve diziler yeni sezon çekimlerine başlamamış iken bu konuyu gündeme taşımanın gerekli olduğunu düşünüyoruz. Sinefesto olarak bu konuyu elimizden geldiği kadar hem sitemizde hem de sosyal medya hesaplarımızda “Daha Kısa Süreler, Daha İyi Diziler” sloganıyla gündemde tutmaya gayret göstereceğiz. Bu konuda bir adım atılması gerekiyor ve bu adım atılana kadar sözlerimizi söylemek durumundayız.

Star TV’de yayınlanan Sonbahar dizisi set ekibinden Zehra Sezgin ve Tülay Ergildi 24 Aralık 2008’de set dönüşü geçirdikleri kaza sonucunda hayatlarını kaybetmişti. Gece saatlerinde meydana gelen bu üzüntü verici olayın ardından başta Sender (Senaryo Yazarları Derneği) olmak üzere bazı dernek ve sendikalar “Yerli Dizi Yersiz Uzun” sloganıyla çeşitli eylemler gerçekleştirdi. Talepleri arasında dizi setlerinde çalışanların şartlarının iyileştirilmesi ve dizi sürelerinin 45 dk.’ya çekilmesi vardı. Görünen o ki geçen 5 yılda bu konuda herhangi bir başarı elde edilmiş değil.

Zehra Sezgin ve Tülay Ergildi’nin hayatını kaybettiği kazada çok küçük ama hayatî bir ayrıntı var. Set ekibini taşıyan araç emniyet şeridindeki bir kamyona arkadan çarpıyor. Dolayısıyla olay üzerinden işçilerinin gece geç saatlere kadar çalıştırılması eleştirilse de emniyet şeridi ihlalinin de eleştirilmesi gerekiyor. Üzerinden 5 yıl geçmiş bile olsa “Olan oldu, ne yapalım emniyet şeridini?” diyemiyorum. Eğer işin içerisinde insan hayatı varsa her ayrıntı ayrı bir önem kazanıyor. Neredeyse her yıl 24 Aralık’ta bu meseleyi hatırlayan ve 25 Aralık’ta da unutanlardan olmayacağız.

Meseleye sadece set işçileri üzerinden yaklaşmak resmin bütününü görmek konusunda sıkıntı oluşturuyor. Elbette setlerde uzun süreler, dur durak bilmeden çalışan insanları önemsiyoruz ama bu işin içerisinde oyuncular, izleyiciler ve hatta kültür denilen bir olgunun da var olduğunu unutmamalıyız.

Bu konu ile ilgili yazılarımıza önümüzdeki günlerde de devam edeceğimiz için bazı konuların tartışılmasını o sürece bırakıyorum. Sıcak gündemde olduğu için ilk olarak Muhteşem Yüzyıl üzerinden başlayabiliriz. Malumunuz Meryem Uzerli (Hürrem Sultan’ı canlandıran oyuncu) ani bir kararla diziden ayrıldı ve Almanya’da yaşayan ailesinin yanına gitti. Bu kararı almasındaki etkenin ise ‘tükenmişlik sendromu’ olduğu söylendi. Düşünün ki çalıştığı ortamda neredeyse diğer bütün çalışanlardan daha fazla ücret alan ve dizinin başrol oyuncusu olan bir insan bile bir süre sonra çalışma şartlarına isyan edebiliyor. Şu gerçeği de unutmayalım; eğer Meryem Uzerli’nin maddi bir güvencesi olmasaydı kolay kolay postayı koyup diziden ayrılamazdı. Set işçilerinin bu kadar sıkıntıya katlanmaları tamamen mecburiyetten. Oyuncuların aldığı ücretin çok çok altında bir ücretle çalışan insanların maalesef Meryem Uzerli gibi ‘tükendim, gidiyorum’ diyebilecek halleri yok. Onlar için tek çözüm yukarıdan(!) birilerinin çalışma şartlarını iyileştirmesini beklemek.

Son günlerde yaşanan Gezi Parkı olaylarında sosyal medyayı, yazılı ve görsel medyayı en etkili biçimde kullanan(!) oyuncuları, yönetmenleri ve set çalışanlarını gördüğümde ister istemez soruyorum kendime: “Bunca özveriyi kendi çalışma şartlarınızı iyileştirmek içinde sergileseniz olmaz mıydı?” diye… Keşke Oyuncular Sendikası Genel Başkanı Memet Ali Alabora Gezi Parkı olaylarında gösterdiği kahramanlığı bu meselelerde de fazlasıyla(!) gösterebilse. Ufak tefek çalışmalar elbette yapılıyor, onları görmezlikten gelemeyiz. Geçtiğimiz günlerde Oyuncular Sendikası aracılığıyla yapım şirketine dava açan ve kazanan Deniz Yıldızı dizisinin başrol oyuncusu Güneş Emir ile ilgili bir haberi takipçilerimiz ile paylaşmıştık. Bireysel kazanımlardan ziyade toplu kazanımların elde edilmesi önemli. Fayda genele yayılmadığı sürece ve vasat hale gelmedikçe fayda olmaktan çıkıyor.

Ama bizim oyuncularımız ve meslek birlikleri daha büyük(!) işlerin peşinde olduğu için bu meselelerin sürekli geri plana düştüğünü üzüntüyle görmekteyiz. Neyse kıymetli satırlarımızı goy goyla harcamayalım ve konumuza dönelim.

Her şeyimizi Avrupa standartlarına uydurma gayretindeyken dizi sürelerine de el atmadan geçmemek gerekiyor. Bu işin tam standardı olmaz ama yakın standardı olabilir. Avrupa ve Amerika’da dizi süreleri 20-30 dk. arasında değişiyor. Bizim istediğimiz ise en azından 45 dk.’ya indirilmesi. “Daha Kısa Süreler, Daha İyi Diziler” sloganındaki ‘daha’ kelimesini biraz da doyumsuzluğumuzu vurgulaması için kullandık. Medya sektöründe yer alan ve bir şeyler yazanlar olarak toplumu bu konularda bilgilendirmemiz gerekiyor. Her akşama bir dizisi olan insanlarla neredeyse birebir ilgilenip bunun “bilinçli bir izleyicilik” davranışı olmadığını açıklamamız gerekiyor. Don Kişot’luk yapıyorum galiba şu anda ama olsun. Gün gelir Don Kişot’lar da galip gelir. ‘Daha’nın doyumsuzluğundan kurtulup kısa sürelere sahip ama iyi ve kaliteli diziler yapılmalı ve izleyiciyle buluşmalı.

Bu konuda bizler küçük olsa da bir adım attık. Destek verenlerin de çoğunlukta olacağına tüm kalbimizle inanıyoruz. Konu ile ilgili kıymetli yazarların ve izleyicilerin görüşlerini de sizlerle paylaşmaya gayret göstereceğiz. Bu yazı bir girizgâh olmuş oldu. Önümüzdeki günlerde meselenin kültür ve izleyici kültürü ile ilgili yönüne de değinmek üzere şimdilik sizlere “Daha Kısa Süreler, Daha İyi Diziler” diliyorum…

Not: Konu ile ilgili (olumlu veya olumsuz) yazı ve görüşlerinizi haber@sinefesto.com adresinden bizlere ulaştırabilirsiniz.

Nereden baktığınızı unutmayın… Selametle…

twitter.com/muhammeduyar

Muhammed Uyar
Takip Et!

Muhammed Uyar

Kurucu at Sinefesto
Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü mezunu. 2011 yılında Sinefesto.com'u kurdu. Klark Medya'da kurucu ortak olarak iş hayatına devam ediyor.
Muhammed Uyar
Takip Et!

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up