ÇOCUK FİLMİ DEYİP GEÇME- Bir garip zürafa

Genel

saziye-ayas

Hiçbir beklenti duymadan gittim Zarafa’ ya çünkü afişi hiçbir şey vadetmiyordu ne yalan söyleyeyim.

Renkler de teknolojiye çok yatırım yapılmadığını gösterir gibiydi.

Ama film başladığında Pathe etiketini görünce biraz umutlandım.

Yine de ilk sahneler biraz çocukça geldi ama hala dikkatim filmdeydi. Bu bir çocuk filmi zaten diye içimden tekrarlıyordum.

Bu bir çocuk filmi…

Tam böyle düşünüyordum ki Maki’ yi yavrusu gibi benimseyen anne zürafa çıktı karşıma, o an filme bağlanmaya başladım.

Bu sefer de bir çocuk filmi için fazla acıklı dramatik diyordum içimden ama sonra gece ve gündüzü(kutsal inekler)  gördüm…

Bu film ile ilgili ne düşünmem gerek demeyi bir yana bırakıp filmin keyfini çıkarmaya başladım ve içindeki garip gerçekliğe kapıldım.

Sonradan gerçek bir hikâyeye dayandığını öğrendiğimde ise daha da şaşırdım.

Meğer İskenderiye’ deki o sevimli tombul bizim Kavalalı Mehmet Ali Paşa’ymış hani tarih derslerinde bizi sırtımızdan vurduğu söylenen ama Pargalı sayesinde biraz gündemden düşen.

Paşalardan bahsetmişken filmde seslendirmeyi (Malkoçoğlu) Burak Özçivit yapmış-mış; reklamlarda bile kimsenin tanımadığı sesleri tanıyan ben bir türlü Burak’ ın sesini tanıyamadım ya helal olsun seslendirmeyi yönetenlere nasıl kaydetmişlerse artık…

Ama bu kötü mü? Emin değilim sadece görüntüye verilmeyen önem ve para Burak Özçivit’ e verilmişse ona acırım.

Masallara inanmaktan vazgeçtik demiştim geçen yazımda;  bu film ise bana cevap veriyor sanki.

Sadece sana masal anlatan bir deden olmadığı için bu kadar çabuk vazgeçiyorsun masallara inanmaktan diyor.

Masallara inanmaktan vazgeçme hatta bazı masallar vardır ki gerçek bile olabilir.

Sadece masalların fazla mutlu bitmesini bekleme artık. Yine de mucizeler gerçekleşebilir ve

“Mucize gözlerin açıkken gördüğün rüyadır.”

Filmin sonlarına gelmiştik artık .. Bu arada Arabalar filminde sevinçten ağladığımı söylemiş miydim.

Şimşek Mcqueen kazandığında…

Ama o gün biraz değişik bir gündü onu da eklemeliyim.

Bu animasyonda da “gerçek olduğunu bilmeden önce” de nerdeyse ağlayacaktım.

Hatta bir damla yaş düşmüş olabilir gözümden… Mutsuz biteceğine emindim nerdeyse…

Neyse gerisini size bırakıyorum.

Filmle ilgili tek eleştiri var sanki çocuklar hedef kitle değilmiş gibi renkler çok cansız, dramatik öğeler fazla.

Amerikan yapımlarına benzemiyor, pragmatik ve ödüle dayalı değil, durun ya, bu iyi özellikti araya karışmış olmalı. (;

Kısaca Zarafa’ ya gitmek için bir dolu neden var ama bazılarını saymak gerekirse;

Zorbanın bahsettiği Bouboulina’nın neye benzediğini görmek için,

Dini ve ırkçı söylemleri gizli değil açık açık gösterdiği için,

Gerçek hayattan alıntı olan nadir animasyonlardan birini izlemek için,

Bir çocukla filme gitmeniz gerektiğinde onu kandırıp daha çok kendiniz için bir filme gitmek isteyecek kadar bencilseniz, Zarafa biçilmiş kaftan.

Güzel SEYİRLER…

twitter.com/muzminogrenci

Latest posts by Şaziye Ayaş (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up