Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

Çizgi filmlerde gizli tehlikeler…

Yayınlandı

tarihinde

Sünger Bob isimli çizgi filmin çocukları aptallaştırdığı konularında yapılan haber yeni bir tartışma başlattı.

Çocuklarımızın hayranı olduğu ve izlemeden duramadığı çizgi filmler ne kadar güvenilir? Çocuklarımızın bilinç altına etkileri neler? Bu filmler kimler tarafından hangi amaçlarla hazırlanıyor? Bu soruların cevapları ebeveynler tarafından merak edilirken Haber 7 yazarı Mehmet Teber bu konu ile ilgili bir köşe yazısı yazdı.

İşte o yazı:

Mehmet Teber/Haber7

Çizgi filmlerde gizli tehlikeler…

Televizyonun yaygınlaşması ile birlikte çizgi filmler çocukların da hayatına girmiş oldu. Hepimiz çeşitli çizgi filmler izleyerek büyüdük. Kişiliğimizin şekillenmesinde büyük rol oynadı bu çizgi filmler. Gün geçtikçe, çocuklar bu yapımlara ilgi gösterdikçe çizgi film sektörü genişledi ve dev bir sektör halini aldı.

Modernleşme ile birlikte sokaklar ortadan kalktı. Çocuklar daha fazla evde vakit geçirir hale geldi. Açılan çocuk kanalları ve büyüyen çizgi film endüstrisi çocukları gün be gün kıskacına almaya başladı. Artık günümüzün çocukları vakitlerinin birçoğunu ekran karşısında ve özellikle de çizgi film izleyerek geçiriyor.

Anne-babalar çocuklarını kontrol altında tutmak için çizgi filmlerin karşısına oturtuyor. Peki, çizgi filmler ne kadar masum?

Maalesef, çizgi filmlerin masum olduğunu söylemek günümüzde çok zor. Çizgi film sektörü büyüdükçe insanlar çizgi film üreticilerinden çocukları eğiten çizgi film üretmelerini bekledi. Ne var ki, üreticiler bu yolu tercih etmedi ve genelde şiddet, cinsellik içerikli çizgi filmleryaptılar.

Çocukluğumuzun çizgi filmlerine dönüp baktığımızda şiddetin birçok çizgi filmin ekseninde durduğunu görürüz. He-man, Voltran, Ninja Kamlumbağalar, Bugs Bunny, Temel Reis ve diğerleri. Hepsi merkezinde şiddetin olduğu çizgi filmler. Problemlerin çözüm yolu olarak şiddetin kullanıldığı çizgi filmler. Bu çizgi filmlerde her zaman bir kötü var, bu kötüyü alt etmek için yapılan her şey mübah.

Bugün, gazetelerin 3. sayfasında gördüğümüz cinayet, şiddet haberlerine pek şaşmamak gerekiyor. Çünkü bizler, sorunların çözüm yolu olarak şiddeti kullanmayı küçüklüğümüzden bu yana çizgi filmler yoluyla öğrendik.  Halbuki, Radyo ve Televizyonların Kuruluş Ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un 8. Maddesi, yayın hizmetlerinin şiddeti teşvik edemeyeceğini açıkça söyler. Gelin görün ki, RTÜK bu konuda pek de adım atmamaktadır.

Günümüzde erkeklerin beğenerek izlediği Ben Ten, Bakugan, Spider Man çizgi filmlerinde şiddetten başka ne vardır?

Sadece şiddet olsa! Çizgi filmlerin içine serpiştirilmiş cinsellik mesajları çocukların zihnine cinsellik tohumlarını adım adım ekmektedir.

Özellikle Disney bu konuda oldukça maharetlidir ve ilk yıllarından bu yana cinsellik içeren, eşcinselliği teşvik eden görüntülü, sesli mesajları bazen açık bazen de bilinçaltı düzeyinde çizgi filmlerinin içine serpiştirmiştir. Bu konuda “çizgi filmlerde bilinçaltı (subliminal) mesajlar”yazıp arama motorunda arama yapmanız size yeteri kadar belge sunacaktır.

Şiddet ve cinsellik mesajlarının yanında çocuklara zarar veren bir diğer mesaj da sihir/büyü mesajlarıdır. Bu çizgi filmler çocukların gerçeklik algısını bozduğu gibi, kolay yoldan sonuca ulaşabileceği mesajını onlara verir. Bu konuya TRT’nin Keloğlan çizgi filmini, meşhur Ben Ten’i, Barbie ve Winxçizgi filmlerini örnek olarak gösterebiliriz.  Çizgi filmlerde yer alan satanist ve masonik işaretler ise bir başka yazının konusu ki bu da oldukça ürkütücü bir tablo karşımıza çıkarıyor.

Demek ki, evimizde başköşeye koyduğumuz, gün boyu çocuğumuzu kendisine emanet ettiğimiz televizyon ve çizgi filmler hiç de masum değil. Şiddet, cinsellik, sihir büyü inancı, satanizm tohumlarını farkında olmadan bizler çocuklarımızın zihnine ekiyoruz.

Son zamanlarda haberlere yansıyan Sünger Bob’un çocukların gelişimini olumsuz etkilediği araştırması, WİnnieThePooh çizgi filmindeki biralı doğum günü kutlamasından dolayı büyük bir kanalın ceza alması aslında bizleri uyandırmalı. Çocuklarımızı daha emin ellere teslim etmeliyiz. Ve teslim ettiğimiz eller her kim olursa olsun mümkünse çizgi filmleri çocuklarımızla birlikte izlemeli ve yanlış telkin gördüğümüz yerlerde müdahalede bulunmalıyız.  Çünkü eğitim açısından en beğendiğimiz Kayu, Pepe, Poko gibi çizgi filmler bile her yaş gurubu için uygun olmayabiliyor. Bu çizgi filmlerde geçen bir sahne bazı yaş gruplarında olumsuz etkilere sebep olabiliyor. Örneğin Kayu’da, Kayu’nun diş doktoruna gitme macerasını anlatan bölümde verilen mesajı 0-6 yaş çocukları genelde alamıyorlar ve doktordan korkmaya başlıyorlar. Aynı şekilde Kayu’nun karanlıktan korktuğu bölümü de bu duruma örnek verebiliriz.

Özetle, çizgi film seçerken ve çocuklarımızı televizyona emanet ederken lütfen biraz daha dikkatli olalım. Geleceğimizi çizgi film yapımcıların kar amacı güden ve deste deste para taşıyan kollarına teslim etmeyi hiçbirimiz istemeyiz. Çizgi filmlerde gördüğümüz her türlü olumsuzluğu ise RTÜK’e şikayet etmek bu konuda kamuoyunda bir bilincin oluşmasına hizmet edecektir.

Bu konu hakkında daha geniş bilgiye Facebook’ta açtığımız Çizgi Filmlerdeki Tehlike sayfasından ulaşabilirsiniz.

Mehmet Teber – Haber 7
Psikolojik Danışman & Pedagog
www.mehmetteber.com – m.teber@yahoo.com

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Stefan Zweig Uyarlaması “Satranç” Bu Cuma Sinemalarda

Stefan Zweig’ın aynı adlı eserinden uyarlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Usta yazar Stefan Zweig’ın tüm dünyada ve Türkiye’de en çok satan romanı “Satranç”ın film uyarlaması, bu cuma sinemalarda vizyona girecek.

Stefan Zweig’ın Nazi Almanya’sından kaçıp yazdığı son eseri olan Satranç‘ın aynı adlı film uyarlaması, bu cuma vizyona giriyor. Dünya edebiyatının en popüler eserlerinden olan kitap, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelmiş geçmiş en çok satanlar arasında yer alıyor.

Netflix’in en çok izlenen ve beğenilen dizilerinden Dark’tan tanıdığımız Oliver Masucci’nin başrolünde olduğu Satranç (Schachnovelle), tutsaklığı sırasında tesadüfen bulduğu satranç kitabıyla yıllarını geçirmek zorunda kalıp bir satranç dehası haline gelen Josef Bartok’un etkileyici hikayesini anlatıyor.

Film, daha önce de biyografik yapımlara imza atan yönetmen Philippe Stölzl tarafından yönetildi. Stölzl, 2013 yılında ünlü hekim İbn-i Sina’nın hayatını da beyaz perdeye taşımıştı.

Filmin konusu: Varlıklı bir noter olan Josef Bartok sakladığı önemli bilgiler yüzünden Naziler tarafından tutuklanır. Bir otel odasına kapatılan Josef, akıl sağlığını yitirmek üzereyken tesadüfen bulduğu bir satranç kitabı onun hayata tutunmasını sağlar. Kitabı satır satır baştan sona ezberleyen Josef, daha önce hiç oynamadığı bu oyunda ustalaşır. Sonunda özgürlüğüne kavuştuğunda ise, kader onu New York’a giden gemideki satranç turnuvasında dünya satranç şampiyonuyla karşı karşıya getirir.

Okumaya Devam Et

Türkiye

“The Lost Daughter” Vizyondan Önce İKSV Galaları’nda

Olivia Colman’lı film, İKSV Galaları kapsamında ekranlara gelecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Oyunculuğuyla ünlenen Maggie Gyllenhaal’ın yönettiği ilk film, Elena Ferrante’nin aynı adlı romanından uyarlanan The Lost Daughter / Karanlık Kız vizyona çıkmadan önce, 15 Aralık Çarşamba, 21.30’da İKSV Galaları kapsamında City’s Nişantaşı – CINEWAM’da gösteriliyor.

İKSV Galaları aralık ayında Maggie Gyllenhaal imzalı The Lost Daughter / Karanlık Kız ile devam ediyor. Napoli Romanları’yla ünlenen Elena Ferrante’nin aynı adlı romanından uyarlanan Karanlık Kız, Secretary’den Sherrybaby, The Dark Knight ve The Kindergarten Teacher’a birçok filmden, The Deuce gibi dizilerden oyuncu olarak tanıdığımız Maggie Gyllenhaal’un yönetmenliğini üstlendiği ilk film. Dünya prömiyerini 78. Venedik Film Festivali‘nde yapan film, Gyllenhaal’a En İyi Senaryo ödülünü getirdi. Filmin başrollerini Olivia Colman ile Dakota Johnson paylaşıyor. Filmin kalabalık oyuncu kadrosunda deneyimli oyuncu Ed Harris’ten Normal People dizisiyle ünlenen Paul Mescal’a birçok ünlü isim yer alıyor.

Karanlık Kız, kasım ayında New York’ta düzenlenen Gotham ödüllerinde başta En İyi Film olmak üzere, En İyi Yeni Yönetmen, En İyi Senaryo ve En İyi Oyuncu ödüllerini kazandı. Ayrıca New York Film Eleştirmenleri Birliği tarafından En İyi İlk Film seçildi. The Wrap’e göre “bir şaheser. Olivia Colman resmen harikulade”, The Guardian’a göre “leziz bir dram” olan Karanlık Kız, bir üniversite profesörünün yaz tatilinde geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. Olivia Colman’ın canlandırdığı Leda, yalnız başına çıktığı yaz tatilinde, sahilde vakit geçiren Nina ve kızıyla karşılaşıyor. Anne-kız arasındaki yakın ilişki Leda’nın hem dengesini bozuyor hem de kendi anılarını ve anneliğinin ilk döneminde yaşadığı duygusal çalkantıları depreştiriyor.

Karanlık Kız biletleri, 8 Aralık Çarşamba 10.30’da başlayacak Lale Kart üyeleri için indirimli ön satışların ardından, 10 Aralık Cuma 10.30’da genel satışa açılacak. Biletler passo.com.tr/tr üzerinden, Passo perakende noktalarından ve İKSV gişesindenalınabilir.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Aykut Enişte 2 Gişede Sezonun En İyi Yerli Film Açılışını Yaptı

Film, vizyondaki ilk üç gününde 186.898 bin kişi tarafından seyredildi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yapımını BKM’nin üstlendiği, yönetmeliğini Onur Bilgetay’ın yaptığı “Aykut Enişte 2”, uzun bekleyişin ardından cuma günü gösterime girdi ve ilk hafta sonunda elde ettiği gişe rakamıyla sezonun en iyi açılış yapan yerli filmi oldu.

Vizyondaki ilk üç gününde 186.898 bin kişi tarafından seyredilen Aykut Enişte 2, sinema salonlarında özlenen kahkahalı günleri geri getirdi. İlk hafta sonu itibarıyla ilk filmin yaklaşık 2,5 katını seyirciyi salonlara çeken Aykut Enişte 2, başarılı gişe performansıyla sinema sektörünün yüzünü güldürdü.  

Aykut Enişte 2 oyuncuları hafta sonunda seyircinin heyecanını paylaşmak üzere turnedeydi. Cuma günü Eskişehir’de, cumartesi İzmir’de ve pazar günü de Bursa’da Aykut Enişte 2 seyircisi ile buluşan oyuncular Cem Gelinoğlu, Melis Babadağ, Hakan Yılmaz, Mekin Sezer ve yönetmen Onur Bilgetay büyük coşkuyla karşılandı. 

Aykut Enişte 2’de, Gülşah’la evlenmek için gün sayan Aykut; Atabeyoğlu Ailesi’nin hayırsız damadı, müstakbel bacanağı Talat’ın ortaya çıkması ile kendini hiç istemediği bir maceranın ortasında buluyor!

Beklenmedik bir gelişme tüm planları alt üst ediyor: Atabeyoğlu Ailesi’nin hayırsız damadı, ailenin eski eniştesi Talat (Hakan Yılmaz) ortaya çıkıyor ve Aykut ve Gülşah’ın düğününe sayılı günler kala işleri karıştırıyor. Aykut iyi niyeti ve saflığı yüzünden başına açılan belalardan kurtulabilecek mi? Yoksa Gülşah’ı kaybetmek üzere mi? Bir ailede iki enişte olursa neler olur? 

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler