Cehennemde Yer Kalmayınca Ölüler Yeryüzünde Yürüyecek!

Manşet

cemil-cinar

George A. Romero 1968 yılında ilk Night Of  The Living Dead‘i çevirirken sinemaya nasıl bir katkı sağladığının farkında mıydı bilemem ama oluşturduğu zombi evreninin (sinema için) bu kadar popülerleşeceğini tahmin edebildiğini düşünmüyorum.

Zombiler üzerine nice filmler çekildi, hikayeler yazıldı. Özellikle The Walking Dead dizisiyle şu an popülaritelerinin en üst seviyesindeler. Bunu bahane olarak kullanıp zombilerin geçirdiği evrimi farklı filmlerle hatırlayalım istedim.

night_of_the_living_dead_3

Night Of The Living Dead (1968)

Türkçe ismiyle Yaşayan Ölülerin Gecesi ilk zombi filmi olmasa da zombi gibi itici bir temanın popülerleşmesinin en büyük sebebidir.

Radyasyon sonucu oluşan zombi salgınından kurtulmak isteyen yedi kişinin toplandıkları evden kurtulma çabaları üzerine bir filmdir. Filmin ‘Ben’ karakterini canlandıran başrol oyuncusu Duane Jones‘un afro-amerikan olması, şiddet sahnelerinin sertliği ve sürpriz sonu dönemine göre oldukça farklı eleştiriler almasına neden olmuştur. Zombiler hakkında prototip oluşturmayı başarmış ilk filmdir. Daha sonra iki devam filmi çekilmiş (Dawn Of The Dead ve Day Of The Dead) yönetmen George A. Romero aradan uzun bir zaman geçtikten sonra zombi temasına Land Of The Dead ve Diary Of The Dead ile geri dönüş yapmıştır. Korku filmlerini sevmeseniz bile bu siyah beyaz filmi izlerken keyif alacağınızı söyleyebilirim.

Son not olarak yönetmenin bu film için etkilendiği Richard Matheson‘un Ben, Efsane! kitabını da okuyun derim.

SERPENT-AND-THE-RAINBOW-THE-Silver-Ferox-Design-WEB

The Serpent And The Rainbow (1988) Yılan ve Gökkuşağı

Haiti’deki vudu uygulamalarını bir ilaç firması için araştırmaya giden Dennis Allan (formunda bir Bill Pullman) yerel bir vudu büyücüsüyle temasa geçer. Ama beklentisinin çok üstünde olaylarla karşılaşır.

Wes Craven Yılan ve Gökkuşağı’nda zombi temasını biraz farklı açıdan ele almış. Yaşayan ölüler değil de özel ilaçlarla insanların iradesinin elinden alınışı olarak kullanan yönetmen aynı zamanda oldukça korkutucu sahnelere de imza atmış durumda. Wes Craven‘in gerçekten iyi olduğu dönemlerde çektiği seyredilesi bir film. Ama uyarmak lazım ki nahif bünyelere uygun değil.

dellamorte-dellamore

Dellamorte Dellamore (1994)

Sebebi bilinmeyen bir nedenle İtalyanın bir kasabasında ölüler yedi gün içinde geri dönmektedirler. Onları geri yollama işi de Rupert Everett‘in canlandırdığı soğukkanlı ama takıntılı Francesco Dellamorte‘e düşer. Bir cenaze töreninde ölen adamın karısına (Anna Falchi) aşık olan Francesco kadının ölümü üzerine merakla ölümden geri dönmesini beklemeye başlar.

Arada aşık olduğu genç ölünce onunla beraber ölmek isteyen bir kız, biraz ağır zekalı bir tip olan yardımcısı Gnaghi, belediye başkanı ve diğer tipler de devreye girince korkmaktan çok eğlenceli bir şekilde seyredebileceğiniz gayet keyifli bir filme dönüşüyor. Bu filmde ilk kez motorsiklet kullanan bir zombiyle karşılaşmıştım. Arada Sezen Aksu’dan bir parçanın da çaldığını duyarsanız şaşırmayın.

Zombi temasını en eğlenceli şekilde kullanan filmlerden biri.

28-days-later

28 Day Later (2002) 28 Gün Sonra

İngiltere’de hayvan hakları üyelerinin salıverdiği maymunlardan yayılan virüs insanları öfke duygularının etkisinde bırakan ve onların yabani dürtülerini harekete geçiren bir salgına neden olur. Salgının yayılması için sadece bir damla kan bile yeterli gelmektedir.

28 gün baygın kaldığı hastanede uyanan Jim hastalıklılardan kendisine yardım eden Selena ve Mark sayesinde kurtulur. Salgından kurtulmak için çıktıkları yolculukta oldukça korkutucu anlar yaşayacaklardır. Özellikle ilk giriş sahnelerinde ve tüneldeki kovalamaca sahneleri ile gerçekten korkutucu bir yapım.

Yönetmen Danny Boyle’un ellerinde hiç beklenmedik bir sürpriz yapan zombilerin özelliklerinde değişim yaratan filmlerden biri ki bunun başında aksak yürüyen zombilerin oldukça hızlanmış olması geliyor.

resident_evil_afterlife39

Resident Evil (2002- )

Resident Evil özellikle ilk üç oyununda survival-horror (hayatta kalma korku oyunu) türünün en iyi örneklerinden biri kabul edilir. Silent Hill ‘de bence atmosfer oluşturmada ondan aşağı kalmaz. (Silent Hill‘de genelde olumlu eleştiriler almasa da benim severek seyrettiğim filmlerdendir.

Popüler video oyununun izinden giden ama bağımsız davranan bir uyarlama. Bir odada hafızasını kaybetmiş olarak uyanan Alice (Milla Jovovich) kendini askeri bir operasyonun arasında bulur. Bulunduğu malikanenin bodrumunda gizli bir araştırma üssü bulunmakta ve genetik deneyler yapılmaktadır. Hafızası yavaş yavaş yerine gelen Alice gelen 4 devam filmi boyunca zombilerle ve Umbrella Şirketinin askerleriyle savaşacaktır.

Oyunun Umbrella Şirketi ve karakterlerini ödünç alan yönetmen Wes Anderson karakterleri biraz da değiştirerek genelde 3D teknolojisini de ardına alarak belki çok karakter odaklı, mükemmel değil ama sinemada izlemesi oldukça keyifli bir seri oluşturdu. İlk filmde Milla Jovovich’in karakteri Alice‘i biraz yadırgasamda sonraki filmlerde yanına katılan karakterlerden Jill Valentine (Sienna Guillory), Carlos Olivera (Oded Fehr), Claire Redfield (Ali Larter), Rain (Michelle Rodriguez) , Chris Redfield (Wentworth Miller ve tabii Alfred Wesker (Shawn Roberts)      filmi izlemeyi daha da keyifli hale getiren sebepler oldular.

Alice‘in ilk filmde köpeklerle karşılaşması, Jill‘in ikinci filmde karakola giriş sahnesi, kilisedeki yaratıklara karşı olan sahne, üçüncü filmde Alice‘in güçlerinin farkına varması, dördüncü de çatıdan kaçış sahnesi ve şimdilik son filmde Alice ve Jill’in dövüşü gayet güzel sahneler. Zombiler eski yavaşlıklarına kavuşsalarda ek olarak diğer yaratıklar oyunla paralel bir şekilde karşımıza çıkıyorlar. Ama keşke ikinci filmde Nemesis bize oyundaki kadar korkutucu sunulabilseydi diye düşünüyorum.

Shaun-of-the-Dead

Shaun Of The Dead (2004) Zombilerin Şafağı

Orta yaşlarda ama hayatı kısırdöngüye dönüşmüş Shaun, arkadaşları Pete ve Ed ile aynı evde kalmaktadır. Hayatları işleri ve Winchester isimli barda geçmektedir. Kız arkadaşı Liz kendine yeni bir hayat kurmak üzere kendisinden ayrılınca kendini toparlayamaz. Atmosferden geçen bir göktaşının etkisiyle insanlar zombileşmeye başlayınca hem kızarkadaşını, hem annesini ve yanına katılan diğerlerini kurtarmak için çareyi Winchester‘a sığınmakta bulurlar.

Yönetmen Edgar Wright‘ın aynı zamanda Shaun‘ı oynayan Simon Pegg ile beraber yazdığı bir zombi romantik komedisi. Klasik ingiliz soğukkanlılığının zombilerle uyumu müthiş. Komedi dediğime bakmayın ne şiddet ne de kan göstermekten kaçınmayan bir film.

Başroldeki Simon Pegg ve Nick Frost uzun zamandır devam eden arkadaşlıklarının da etkisiyle müthiş bir ikili oluşturmuşlar. İlk zombilere karşı tepkileri, anneyi ve Liz’i kurtarma operasyonları, Whinchester‘deki sahneler harika.

Keyifli vakit geçirmek için yerinde bir seçim.

the-walking-dead

The Walking Dead (2010- ) Yürüyen Ölüler

Bir görev sırasında yaralanarak bilincini kaybeden şerif Rick Grames zombilerle dolu bir dünyaya uyanır. Ailesini bulmak için yola çıkan Rick sonunda onları bulacak  ama bu da farklı sorunlara ve yolculuklara neden olacaktır.

Özellikle ilk iki sezonu oldukça dramatik bir yapıya sahip olan dizi üçüncü sezonun başlamasıyla beraber etkisini ve izleyicisini bir miktar kaybetse de son sezonu izleyiciyi yeniden kendine bağlamakta başarılı oldu.

Korku filmlerine özellikle Stephen King uyarlamalarına aşina olanların rahatlıkla tanıyabileceği bir yapımcısı var dizinin. Öldüren Sis (The Mist), Yeşil Yol (The Green Mile) ve Esaretin Bedeli (Shawshank Redemption) filmlerinin yönetmeni Frank Darabont.  En iyi King uyarlamalarının sahibi olan Darabont dizide de ilk bölümü yönetmiş durumda.

Dizinin uyarlandığı çizgi roman serisinin hala devam ettiğini ve genel olarak diziden daha başarılı bulunduğunu da not etmek isterim.

cockneys-vs-zombies-poster-110812

Cockneys vs. Zombies (2012)

Terry ve Andy kardeşler dedelerinin bulunduğu huzurevini satılmaktan kurtarmak için banka soygunu yapmaya karar verirler. Soygun esnasında Londra’nın zombi istilasına uğradığını farkedince dedelerini huzurevinden kurtarmak için plan yaparlar ve bunun için kullandıkları araçta iki katlı kırmızı halk otobüsüdür.

Yine bir zombi komedisi ama bu Shaun Of The Dead’den farklı olarak daha düşük bütçeyle çekilmiş ve biraz daha bağımsız denebilecek bir film. Efektler bir çok yerde abartılı bir biçimde kullanılmış, konu zaten uçuk hale getirilmiş, oyuncular kendi halinde ama film gerçekten komik.  Sadece Hamish’in kaçış sahnesi için bile seyredilebilir.

World-War-Z

World War Z (2013)

2006 yılında Max Brooks World War Z isimli romanını yayınladı. Romanda bir zombi salgınının başlangıcı, yayılması, ve durdurulmaya çalışılması belgesel tarzda anlatılıyordu. Kitabı ilk okuduğumda oldukça ürkütücü gelmişti. Yapılan röportajlardaki gerçekçilik hissi başlangıçtan sonuna kadar sizi etkiliyordu.

Kapatılan Sinema dergisinde World War Z‘nin çekilmeye başladığını ve başrollerinde Brad Pitt’in olacağını öğrendiğimde biraz şüpheye düşmüştüm. Merakla bekleyişim 2013 yılında son buldu. Film gösterime girdi ama benim beklediğimden farklı bir biçimde.

Birleşmiş Milletler görevlisi Gerry Lane (Brad Pitt) Güney Kore kaynaklı ve dünyaya yayılan zombi salgınını durdurmak için gönüllü olmak zorunda kalır. Yoksa ailesini kaybedecektir. Araştırmaları onu dünyanın farklı ülkelerine ve korku dolu anlara götürecektir.

Filmi bir aksiyon gibi seyrederseniz oldukça iyi bir film olduğu söylenebilir. Kudüs’teki ve uçaktaki saldırı sahneleri, filmin başındaki Newyork’taki açılış sekansı gökdelendeki kovalamaca bir aksiyon filminden beklediğiniz herşeyi veriyor. Ama film kitaptaki belgesel ve gerçekçilik unsurundan ziyade Brad Pitt ve aksiyon üzerine oynayarak yapabileceklerinin sadece bir kısmını gerçekleştirebiliyor.

Zombi filmleri seyretmesi kolay filmler değildir. Seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok bir alt tür korku filmleri içinde. Bunun sebebi belki zombi karakterlerinin hiç bir zaman canayakın olmamasıdır.

Ama bence asıl sebep bir gerçeği sürekli gözümüze sokmasıdır.

Kendi türünün yokoluşunu sağlayabilecek tek canlı oluşumuz.

İyi Seyirler.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up