Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

‘Çanakkale Ruhu’ Canlanıyor!

Yayınlandı

tarihinde

Başrollerinde Haluk Bilginer, Oktay Kaynarca, Wilma Elles, Cemo Çetin gibi isimlerin yer aldığı ‘Çanakkale Ruhu’ adlı filmin setinde neler oluyor?

canakkale-cocuklari

Şu sıralar Çatalca Durusu’da Çanakkale Savaşı yeniden canlandırılıyor. Neden dediğinizi duyar gibiyim. Sebep Çanakkale’nin Ruhu adlı filmin çekimleri. Sinan Çetin’in yönetmenliğini yaptığı ve Taylan Kızılöz’le birlikte senaryosunu yazdığı filmin prodüktörü ise Levent Özçelik.

Oyuncu kadrosuna gelince, onları kelimelerle anlatmak mümkün değil, çünkü hepsi süper isimler. Haluk Bilginer, Oktay Kaynarca, Wilma Elles, Cemo Çetin. İşte haziran güneşinin nefis fotoğraf kareleri sunduğu o platodan notlar…

HALUK BİLGİNER – Oyuncu

‘Kadın için yazılmış bir rolü oynamak isterdim’

Biraz filmden bahsedebilir miyiz?

Bu film çok güzel bir masal diliyle anlatılıyor bence.

Gördüğüm kadarıyla resim olarak çok güzel görüntüler var, ekip de çok güzel. Burada çok da keyifli zaman geçiriyorsunuz sanırım. O soğuk set havası yok…

Asla.

Siz Hollywood filmlerinde rol alan tek Türk oyuncusunuz değil mi?

Herhalde ama çok da matah bir şey değil. Herkes çalışabilir.

Peki burayla orası orasındaki fark ne?

Tek fark şu; orada daha çok para var. O kadar basit. Burada 1 milyon dolara çektiğiniz filmi, onlar 100 milyon dolara çekiyor. Onun için zaman daha geniş, imkânlar daha fazla. Yoksa hepimiz aynı filmi, aynı ışığı, aynı kamerayı kullanıyoruz, farklı bir şey yapmıyoruz.

Oyuncu olmak isteyen çok kişi var. İyi oyuncu nasıl anlaşılır?

Oyuncu rol yaparken size, bir tanıdığınıza, insana benziyorsa, o iyi oyuncudur. Ama “nah nuh noh” yapıyorsa o bir yaratıktır. Yaratık seyretmek de hoş değildir. Mesela ben tiyatroda da sinemada da yaratık seyretmekten çok sıkılırım.

“Çok büyük oynuyorlar” derler…

Evet, aynen öyle. Aslında bazı yönetmenler şu tabiri kullanır ve benim içimi burkar bu: “Tiyatral yapma ağabeycim!” Halbuki “Tiyatro gibi yapma” dediği şey kötü oyuncu tarifi. Kötü oyuncu tiyatro sahnesinde de kamera önünde de kötüdür zaten. Ama insansa, sahnede de, kamera önünde de insan olmayı bilir. Önemli olan o insanı yeniden yaratmak…

“Çok oynamak isterdim” dediğiniz bir rol var mı?

Kadın için yazılmış bir rolü oynamak isterdim. Biraz ütopik ama onu da deneyelim bakalım.

Kaç filminiz var?

25-30 çok emin değilim.

Kızınızın oyuncu olmasını ister misiniz?

Çok isterim.

Işık görüyor musunuz?

Evet. Müzik yeteneği de var, şarkı söylüyor. İleride çok güzel söyleyecek bence. Oyuncu olacak enerjisi de var, ben o enerjiyi görüyorum. İsterse sonuna kadar desteklerim ama oyunculuk okumasını istemem.

Okumak önemli midir?

Kesinlikle önemli ama oyunculuk değil. Sosyoloji, felsefe, psikoloji, edebiyat, tarih okusun. Bugün “Genç bir insan hangi oyunculuk okuluna gitsin” derseniz, yanıtım hiçbirine olur… Oyunculuk zaten kendimize öğrettiğimiz bir şey, bisiklete binmek gibi…

Kavuk devretmek gibi bir gelenek oluştu. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Devredecek bir şeyim yok.

Gençler arasında “Beğenerek izliyorum” dediğiniz kişiler var mı?

Çok var. Ben genç nesilden çok umutluyum. Yaşlıların sözlerini dinlememek kaydıyla onlar ileride çok iyi oyuncu olacak. Ben çok iyi yetenekler görüyorum. Sizin adını bilmediğiniz bir sürü oyuncu var, tiyatroma oyuncu seçerken görüyorum. Çok da hoşuma gidiyor. 10 yıl sonra Türkiye’de oyunculuk kalitesi çok artacak ve bunlar yaşlıları dinlemeyenlerden, onlara karşı çıkan oyunculardan oluşacak. Ben 40 yıldır oyuncu olmayı deniyorum, hâlâ beceremedim! En iyisini yapmaya ömrüm yetmeyecek. Bu yaptığıma 10 yıl sonra baktığımda “Ben daha iyisini yapardım niye böyle yapmışım” diyeceğim…

Dizi sektörüne ne diyorsunuz?

Şu anda diziler çok revaçta… Dizilerin kalitesi de arttı. Televizyon bugün kaçınılmaz bir gerçek ama “Televizyon” diye bir sanat dalı yoktur. Tiyatro sanatı vardır, sinema sanatı vardır. Biz reklam aralarına eğlence üretiyoruz, bunu asla unutmamak lazım ama bunu yaparken kaliteli yapmak ve mesleğimizi en iyi şekilde kullanarak yapmak gerekir. Televizyon bugün var yarın yok, unutulup gider ama tiyatro ve sinema kalıcı şeyler. Sinema fiziksel olarak kalıyor, bundan 50 yıl sonrada bu filmleri izleyebilir insanlar. İyi bir tiyatro oyununu da fotoğraf karesi, video kaydı olmamasına rağmen unutamazsınız. İlk öpüşmenizi unutur musunuz? Hayır. Fotoğrafı var mı? Yok. Ama akla yerleşir.

Zuhal Olcay’ı dövdüğünüzü iddia eden birtakım açıklamalar çıktı.

Adamın çocuğu var, hiçbir şey söylemem. Savcılığa vereceğim! Mahkemede hesaplaşacağız… O insansa biraz, anlar ne demek istediğimi.

WILMA ELLES – Oyuncu

‘İyi bir karakter canlandırıyorum’

Bu Türkiye’deki ilk filminiz mi?

İkinci filmim.

Kötü bir karakter canlandırmanıza rağmen Türk halkı size alıştı. Mutlu musunuz burada olmaktan?

Çok mutluyum. Çok samimi, sıcakkanlı, içten insanlar var burada. İstanbul’u çok seviyorum. Etkileyici bir şehir.

Bu filmde de kötü bir karakter mi canlandırıyorsunuz?

Haluk Bey’in eşini canlandırıyorum. İyi bir karakteri oynuyorum bu filmde.

Almanya’da oyunculuk mu okudunuz?

Siyasal okudum. Savaşla ilgili tez hazırladım. Çok uykusuz kaldım.

Türkiye’ye yerleştiniz mi? Arada Almanya’ya gidiyor musunuz?

Ailem ve arkadaşlarım orada, bazen gidiyorum.

En sevdiğiniz Türk yemeği ne?

İmambayıldı. Bu yemeğin ismini duyduğumda çok hoşuma gitti, nereye gitsem “İmambayıldı var mı” diye soruyordum, sonunda yedim ve çok beğendim, inanılmaz lezzetli.

Bir Türk’le evlenmeyi düşünür müsünüz?

Kısmet…

OKTAY KAYNARCA – Oyuncu
‘Savaşta kazanan yoktur’

Filmde biraz gaddar bir tipi canlandırıyorsunuz galiba…

Tam tersi. Gerçek bir vatansever yüzbaşı. Aslında birçok şeyi onun gözünden görüyoruz. Birçok şeyi onunla keşfediyor seyirci. Savaşın aslında ne kadar anlamsız olduğunu anlatan bir film. Hiç kimse ölmek zorunda değil, hiçbir savaşta kazanan yoktur. Filmden çıktığınızda bu aklınıza kazınmış olacak.

Film sizce yurtdışına gider mi?

Vallahi ne filmler gitti. Ben de son halini çok merak ediyorum filmin.

Savaş filmi çekmek zor mu?

Aslında savaş filminden ziyade savaşın arkasını anlatan bir film bu. 2 kardeşin öyküsünden yola çıkarak Çanakkale’den geçen bir film. Hepimize gelip dokunacak bir hikâye anlatıyor. Aşk, ölüm her şey var.

TV programınız devam ediyor mu?

Yaz sezonu nedeniyle ara verdik. Bir tek Nuri devam ediyor.

Özel hayatınıza zaman ayırabiliyor musunuz?

Özel hayatım yok gibi.

Türkü söylemeyi çok seviyorsunuz bildiğim kadarıyla. Albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?

Evet seviyorum ama yok herkes işini yapsın. Ben sadece keyif için söylüyorum.

CEMO ÇETİN – Oyuncu

‘Küçüklüğümden beri setlerdeyim’

Oyunculuğa nasıl başladınız?

Arada sırada reklamlarda oynuyordum. Sonra Romantik’te rol aldım. “Babam bu filmde oynamak ister misin?” dedi. Ben de kabul ettim.

Armut dibine düşer sözü gerçek galiba. Babanız bu işte olduğu için ister istemez ilgi duyuyorsunuz…

Evet. Küçüklüğümden beri ilgim vardı bu işe. New York’ta sinema okuyorum, oyunculuk yapıyorum. Kısa film çekiyorum.

Filmdeki rolünüzü anlatır mısınız?

Anzak askerini oynuyorum.

Babanızla çalışmak nasıl?

Mesela benim ablamla çalışamam, imkânsız! Birbirimizi yiyoruz. Babam rahat, çok rahat biri. Beni iyi oynatıyor, gaza geliyorum. Bazen başka yönetmen çekiyor, oynayamıyorum. Babamla daha iyiyim…

İleride kamera önünde mi kamera arkasında mı yer almak istiyorsunuz?

Her ikisi de.

TAYLAN KIZILÖZ – Senarist

‘Savaşı her yönüyle anlamaya çalışan bir film çekiyoruz’

Filmde anlatılan gerçek bir hikâye mi?

Yüzlerce insanın öldüğü bir savaşta 2 çocuğun hikâyesini alıp masalın içine yerleştirdik. Dönem filminden ziyade daha uluslararası ve zamansız bir film olduğuna inanıyorum. Savaşı her yönüyle anlamaya çalışan, anladığı yönlerin içerisine insanlık katan film.

Bütçesi ne kadar?

Çok net olmamakla birlikte 10 milyon dolar sınırlarına yaklaştı. Belki çok büyük kâr etmeyeceğiz ama arkamızda iyi bir film bırakacağız.

Çok önemli oyuncularla çalışıyorsunuz.

Birbirini çok seven insanları topladık. Wilma’nın oyunculuğundan büyük destek aldık. Filmde istenileni yüzüne taşıyabilen bir oyuncu. Bu az rastlanan bir durumdur. Haluk ve Oktay Ağabey zaten tartışmasız mükemmel oyuncular.

Çekimler 1 yıldır devam diyor değil mi?

Evet bunun sebebi de mayıs ve haziran ışığını kullanmak istememiz. Bu yüzden bekledik.

Gösterime gireceği tarihi belli mi?

Henüz belli değil ama bugünlerde belli olacak. Yeni sezon diye düşünüyoruz.[Kaynak: HT]
Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

“The Suicide Squad” Türkiye Gişesinde Zirvede

Haftanın en çok seyredileni!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Haftanın en çok izlenen filmleri belli oldu. Uzun süredir merakla beklenen “The Suicide Squad” vizyona girdiği ilk üç gününde, 35 bin 966 seyirci tarafından seyredilerek Box Office Türkiye hafta sonu listesinin birincisi oldu.

Sinemaların normalleşmesi ile birlikte önemli filmler de vizyona girmeye başladı. Bu haftanın öne çıkan filmleri arasında gişeyi zirvede noktalayan yapım ise uzun süredir hayranları tarafından merakla beklenen The Suicide Squad oldu. Vizyona girdiği ilk üç gününde yaklaşık olarak 35 bin 966 seyirci tarafından seyredilen film, Box Office Türkiye hafta sonu listesini birincilikle kapattı.

30 Temmuz – 01 Ağustos hafta sonunun toplam seyirci sayısının 155 bin civarında olduğu açıklanırken listenin devamı şu şekilde sıralandı:

Okumaya Devam Et

Türkiye

“Mandıra Filozofu”nun Çekildiği Yer Yandı

Çökertme Koyu küle döndü.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Türkiye’nin belli kesimlerinde çıkan yangınlar sonrasında “Mandıra Filozofu”nun çekildiği Çökertme Koyu da küle döndü.

Başrolünde Müfit Can Saçıntı‘nın bulunduğu komedi filmi “Mandıra Filozofu“nun çekildiği Çökertme Koyu da küle döndü. Ülkemizin belli yerlerinde halen devam eden yangınlar sonucunda küle dönen Çökertme Koyu’nun son hali Arda Esen, Müfit Can Saçıntı ve filmin yapımcısı Birol Güven tarafından paylaşıldı.

Esen yaptığı paylaşımı şu açıklma ile paylaştı:

“Hepimize geçmiş olsun. Mandıra Filozofu filmine ev sahipliği yapan eşsiz güzellikteki Çökertme Koyu artık bir kül yığını. Cennetti, cehenneme döndü maalesef. Kelimeler kifayetsiz. Arayan soran tüm dostlarımıza teşekkür ederiz…”

Okumaya Devam Et

Türkiye

Vizyondaki Filmler – 30 Temmuz 2021

Bu hafta vizyonda hangi filmler var?

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu hafta vizyonda hangi filmler var, sinemada ne izlesem diyenler… Vizyon menüsünde bu hafta 8 film sizleri bekliyor, işte o filmler…

The Suicide Squad: İntihar Timi

Guardians of the Galaxy filmlerine imza atan James Gunn’ın yönetmen koltuğunda oturduğu The Suicide Squad, ilk filmden Harley Quinn, Rick Flag, Captain Boomerang, Amanda Waller gibi karakterlere Bloodsport, Peacemaker, SolSoria gibi yeni karakterlerin eklendiği Görev Gücü X’in yeni imkânsız görevini odağına alıyor.

Fragman için tıklayın

Uzak Ülke

12 yaşındaki Trabzon Rum’u Paris, babasının annesi için yonttuğu hediyeyi almak üzere kamptan kaçar. Geri döndüğünde mübadillerin gönderilmiş ve kampın boşaltılmış olduğunu görür. Yeni rejim Binbaşı Osman’ı hain ilan etmiş, tutuklayıp mübadillerden boşaltılmış olan kampa kapatmıştır. Köklerin ve bağlılığın sorgulandığı bu alacakaranlık, yeni gemi gelene kadar ikisine de vatan olacaktır.

Fragman için tıklayın

Mainstream

Gia Coppola’nın yönettiği Mainstream, Youtube’da sergilediği personasıyla ilgi toplayan Link ve arkadaşlarının, fenomen olma yolunda ilerlerken kendi kişiliklerinden uzaklaşmaları ve aralarında gelişen çatışmaları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Lübnan Semaları

1950’lerde genç bir kadın olan Alice, sıkıcı anavatanı İsviçre’den ayrılarak güneşli ve hayat dolu Lübnan’a gider. Orada, ilk Lübnanlıyı uzaya göndermek isteyen hayalperest bir astrofizikçi olan Joseph’e âşık olur. Fakat mutlulukla geçen birkaç yılın ardından çıkan iç savaş, bu cennet bahçesini paramparça eder.

Fragman için tıklayın

Uzun Aşkın Kısası

Uzun Aşkın Kısası, evlendiğinin ertesi günü uyandığında şok edici bir durumla karşı karşıya kalan genç bir adamın hikayesini konu ediyor. Teddy, hayatını sürekli bir şeyleri erteleyerek geçiren genç bir adamdır. Onun hayatı, evlendiğinin ertesi günü uyandığında bambaşka bir hal alır. Teddy, her birkaç dakikada bir bir sonraki yıla atlamaktadır. Zaman geçip giderken Teddy, hızla değişen hayatını kontrol edemez. Bu durum üzerine Teddy, hayatının aşkını kaybetmemek ve kaçırdığı zamanları geri alabilmenin yolunu bulmak için çabalar.

Fragman için tıklayın

Bize Müsaade

Bize Müsaade, biri yönetmen, biri oyuncu ve biri senarist olan televizyon sektöründen üç yakın arkadaşın hikayesini konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Jungle Cruise

Disneyland’de yer alan aynı isimli tema parkından sinemaya uyarlanan Jungle Cruise, bir nehir gemisi kaptanı olan Frank ile sonsuz şifa kudretine sahip Hayat Ağacı’nı aramakta olan bilim insanı Lily’nin, vahşi yaşamdan doğaüstü varlıklara pek çok zorluklarla karşılaştıkları macerayı anlatıyor.

Fragman için tıklayın

Düşkapanı

Dreamkatcher, üvey çocuğu Josh ile taşra evlerinde bir süre yalnız kalan Gail’in, Josh’ın komşuların evinden mistik bir tılsımı alması sonrası üstesinden gelmesi gereken esrarengiz olayları konu ediniyor.

Fragman için tıklayın

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler