Bizimle İletişime Geçin

Türkiye

Çağan Irmak’tan yanan ormana ağıt

Yayınlandı

tarihinde

Çocukluk yıllarını geçirdiği  Seferihisar’da tüm Türkiye’yi üzen orman yangınına şahit olan ünlü yönetmen Çağan Irmak üzüntüsünü kağıda döktü. Bir Ormana Ağıt başlığı ile yazdığı yazısında Irmak’ın oldukça duygulu anlar yaşadığı görülüyor. İşte o yazı:

Çağan Irmak'ın çocukluğu Seferihisar'da geçmiş...

BİR ORMANA AĞIT
Seferihisar 23 Ağustos saat 15 30
Gökyüzü simsiyah. Yine aynı korku, yine aynı keder yine aynı nefret.

Yanıyoruz… Saatler boyunca, neredeyse bir tam gün boyunca. 1400 hektar kadar 10 bin ağaç kadar sayısını bilmediğimiz onbinlerce zavallı hayvancıklar kadar yanıyoruz. Hangi kalp bu kadar yangını taşıyabilir, hangi kararmış kalp bu denli büyük bir yangını başlatabilir.

Bilmiyoruz, bilmeyeceğiz, öğrenemeyeceğiz de… Her seferinde olduğu gibi yine yangın sonrası suskunluğa bürünecek her yan ve herkes. Yine simsiyah yüzlerle susacağız ya da susturulacağız. Yine yangın yerleri gibi öleceğiz.

Çünkü sistemli bir oyunun parçası her şey. Bu bir sabotaj. 22 Ağustosta denenip başarılı olamayan 23 Ağustosta da garanti olsun diye iki farklı yerden ve özellikle rüzgarlı bir havada başlatılan bir cehennem emsali. Failleri yine bulunamayacak ama bir kaç yıl sonra buralarda yükselen yaşam alanlarının, otellerin ya da yazlık sitelerin kurucularından kimse hesap sormayacak. Çünkü unutmuş olacağız ya da unutmuş rolü yapacağız değme oyunculara taş çıkaran rol yapma yeteneğiyle.

Gariban bir çobana verilmiş üç kuruş para karşılığında olup bitti her şey belki. Belki kafamızın basmadığı başka bir dümen var ortada. Anlıyamıyoruz çünkü anlamladıramıyoruz. Bu denli büyük bir zalimliğin gerekçesini çözemiyor dimağımız. Akıl karı değil çünkü bu, başka şeylerin karı.

Gelecek için kurulmuş hain bir düzenin sebep olacağı geleceksizliği , gelecek için kurulmuş kalleş bir planın sebep olacağı yokoluşu hangi beyin çözebilir ki? Bu denli büyük bir saçmalığın da son derece klişe ve basit bir açıklaması olacak

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Ezel Akay Filmi “Osman Sekiz”in Vizyon Tarihi Açıklandı

Filmin başrolünde Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar bulunuyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yönetmen koltuğuna Ezel Akay’ın oturduğu “Osman Sekiz” filminin vizyon tarihi 28 Ocak 2022 olarak duyuruldu.

Tim Seyfi, Begüm Birgören ve Kemal Uçar’ın başrollerini paylaştığı yeni Ezel Akay filmi “Osman Sekiz“in vizyon tarihi duyuruldu. Gösterimi Türkiye ve Avrupa sinemalarında 28 Ocak 2022 olarak açıklanan film, Agorafobi hastası bir adamın beş canavar ile birlikte eski bir köşkte yaşadığı olayları konu alıyor.

Ezel Akay merakla beklenen filmi ile ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’de hiç denenmemiş bir filmi çektik. Böyle ilginç ve içinde ilkleri barındıran bir filmi çekmeye cesaret gösteren sinemacılar olarak, yapımcım Ömer Kaya ile bir araya geldik. Film başka bir zamanda geçiyor. Çok ilginç bir atmosferi var.”

Filmin konusu: Osman, agorafobi hastası olan bir adamdır. Şehirden uzakta eski bir konakta yaşayan Osman, insanlarla bir araya gelmekten kaçınır. Daha huzurlu bir yaşam isteyen Osman, konaktan ayrılmaya karar verir. Ancak onun konaktan taşınması için öncelikte konakta birlikte yaşadığı beş sevimli canavar ve Nazlı ile mücadele etmesi gerekir.

Okumaya Devam Et

Günün Haberi

“Son Şaka” TV’de İlk Kez Bu Akşam TRT 1’de

Televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrollerinde radyocu Serdar Gökalp ve Ege Kökenli’nin yer aldığı “Son Şaka” filmi televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1 ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

Radyocu Serdar Gökalp‘in başrolünde oynadığı ve hikayesini de yazdığı “Son Şaka” filmi bu akşam televizyonda ilk kez TRT 1’de ekranlara geliyor. Yönetmen koltuğunda Erkam Bülbül’ün oturduğu, senaryosu Fatih Mutlu‘nun elinden çıkan filmin oyuncu kadrosunda; Ege Kökenli, Gökay Müftüoğlu, Perihan Ünlücan, Özer Arslan, Hikmet Körmükçü, Bülent Alkış, Kemal Başar ve Osman Doğan gibi isimler yer alıyor.

6 Kasım 2020’de vizyona giren ve sinema salonlarında kahkaha fırtınaları estiren film konusu ise; genç bir adam olan Serdar, yaptığı şakalarla ünlenen başarılı bir radyocudur. Bir süredir birlikte olduğu sevgilisi Ayşen’e evlilik teklifi etmeye karar veren Serdar, bunun unutulmaz olmasını arzu eder. Bu yüzden de evlilik teklifi ederken akıl oyunlarıyla dolu bir şaka yapmaya karar verir. Ancak beklenmedik bir durumla karşılaşır. Şaka yüzünden sinirleri bozulan Ayşen, evlilik teklifini kabul etmez. Serdar’a kızan Ayşen’in onu affedebilmesi için birlikte tatile çıkmaları şart olur. Ortak arkadaşları Yusuf’un da aralarına dahil olmasıyla yola koyulan Ayşen ve Serdar, bu süreçte kendilerini karmaşık durumların içinde bulur.

Son Şaka”, televizyonda ilk kez bu akşam saat 20.00’de TRT 1’de. Filmin fragamnına buradan uluaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Türkiye

Erkek Şiddetine Kültürel Koruma: Mor Cepken

Kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeseli çekiliyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Belgesel film yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kültürünün kadına şiddeti önlemede önemli geleneklerinden biri olan “Mor Cepken”in belgeselini çekiyor.

“Annemin Sinemaları” ve “Tersine Göç” adlı belgesellerin yönetmeni Cansel Karacan, Yörük kızlarının çeyizlerine ilk konulan giysilerden biri olan “Mor Cepken” geleneğini belgesel haline getiriyor. Yörüklerde kadın haklarının korunmasında önemli bir araç olan ‘Mor Cepken’i giyen kadının, köy meydanına, herkesin görebileceği bir yere çıkması “Eşimden şiddet görüyorum ve boşanmak istiyorum. anlamına gelirdi. Mor cepkeni giyen kadına köylüler tarafından yardım edilir, kocası ise dışlanırdı. 

Osman Şahin’in Mor Cepken ve Kamile Yılmaz’ın Mor Cepkenli Kadınlar isimli kitaplarını okumasıyla konuyu araştırmaya başlayan Karacan; Yörük kültürüne ait birçok konuya değinecek olsa da asıl noktanın mor cepken simgesinden yola çıkarak Yörük kadınına gösterilen saygı ve toplumun ona tanıdığı doğal haklar olduğunu söylüyor. Yörük kültüründe çok önemli bir yere sahip bu geleneğin modern hayatla birlikte unutturulmaya çalışılması, kadınların ellerinden haklarının alınmasıyla eşdeğer bir öneme sahip. O yüzden Karacan sandıklarında mor cepken bulunan kadınların hikayelerinden, anılarından yola çıkarak belgeselini çekiyor.  Karacan; Mor Cepken’i şiddet gören, katledilen kadınlara ses olması amacıyla çektiğini söylerken, kadınları koruyan, kollayan gelenek ve yasaların hep devam etmesi gerektiği bilinciyle yola çıktığını, erkek şiddetiyle karşılaşan veya bu durumdan tedirginlik yaşayan kadınların artık Mor Cepken giyerek sokaklara çıkması gerektiğini, böylece devlet ve sivil toplum işbirliği ile kadınlara bir koruma kalkanı oluşturulabileceğini da ekliyor. Bir diğer dileğinin de ülkemizde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınların Mor Cepken giyerek konuya daha da dikkat çekmeleri gerekliliği olduğunu söylüyor.

Mor Cepken deyip geçmeyin! Yörüklerde kadın haklarını koruyan, esirgeyen ve kollayan toplumsal ve sosyal bir gelenektir. Dileğimiz odur ki her sandıkta bir Mor Cepken olsun fakat hiçbir kadın giymek zorunda kalmasın!

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler