Büyüleyici Görsellikle İyi Senaryonun Buluştuğu 10 Sağlam Film

Liste Manşet
Büyüleyici Görsellikle İyi Senaryonun Buluştuğu 10 Sağlam Film

İyi film tanımı küçük yorgan gibidir. İçinde görsellik, senaryo, oyunculuk, yönetim ve felsefe başta olmak üzere her şeyi barındırır. Ama yorgan küçük olduğu için tam da örtemez üstünü filmin. Bazı filmlere bu yorgan tam gelir. Görüntü yönetimi ve senaryo iki dost gibi omuz verir filme. İşte o filmlerden onu bu listede. Eklemek istediklerinizi yorum kısmına yazabilirsiniz.

Pi’nin Yaşamı (2012) Life of Pi IMDb 7.9

Hindistan’dan Kanada’ya giden bir yük gemisi, içindeki hemen hemen tüm canlılarla birlikte trajik şekilde batar. Bir can kurtaran filikası, uçsuz bucaksız vahşi Pasifik Okyanusu’nun ortasında yapayalnız kalır. Sandalın hayatta kalmayı başarabilen mürettebatı ise bir sırtlan, kırık bacaklı bir zebra, bir orangutan, Richard Parker adında üç yüz kiloluk bir Bengal kaplanı ve Pi adlı 16 yaşında Hintli bir çocuktan oluşmaktadır. Pi’nin hayvanat bahçesi işleten ve hayvanlarıyla göç yoluna koyulan ailesi, batan gemide yaşamını kaybetmiştir.
Pi, kurtuluş yok gibi görünen bu okyanusta zayıf bir sandalda yanındaki hayvanlarla birlikte hayatta kalma savaşı verir ve keskin zekası ve zooloji bilgisiyle besin zincirine kurban gitmez. Ama şimdi Bengal Kaplanı ile teknede baş başa kalmıştır. Dev kaplana yem olmamak için hayvanla anlaşmanın ve yakınlaşmanın yollarını bulur. Sıra dışı yolculuk sona ermeden büyülü bir adaya varacaktır…
Oscarlı sinemacı Ang Lee’nin yönetmenliğinde sıra dışı bir öykü sunan filmin kadrosu ise oldukça renkli. Daha önce oyunculuk deneyimi bulunmayan Suraj Sharma’nın Pi’yi canlandırdığı yapımda, ayrıca Tobey Maguire, Irrfan Khan, Adil Hussain rol alıyor.

____

The Grand Budapest Hotel

Büyük Budapeşte Oteli (2014) The Grand Budapest Hotel IMDb 8.1

20. yüzyılın başlarında iki savaş arasındaki dönemde geçen hikayede, Avrupa’nın hayali Zubrowka şehrinde bulunan Büyük Budapeşte Oteli’nin ihtişamlı dönemine tanık oluyoruz. Gustave H, otelin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini dahi en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyer görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave’ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D.’ye veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D.’nin şatosuna vardıklarında miras bölüşümünün yapıldığı toplantıya denk gelirler. Madame D., Gustave’a miras olarak paha biçilmez bir Rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir…
Wes Anderson’ın Moonrise Kingdom filminden sonraki çalışması olan filmin bol yıldızlı kadrosunda Ralph Fiennes, Saoirse Ronan, Bill Murray, Jude Law, Edward Norton, Léa Seydoux ve Owen Wilson gibi isimler yer alıyor.

____

The Fall

Düşüş (2006) The Fall IMDb 7.9

1920’lerin Los Angeles’indeyiz. Kolu kırıldığı için Los Angeles Hastanesi’nde yatmakta olan 10 yaşındaki Alexandria, burada filmlerde dublörlük yapmakta olan Roy ile tanışır.

Bir çekim sırasında sakatlandığı için yataktan çıkamayan Roy, Alexandria’ya Vali Odious’tan çeşitli sebeplerden nefret eden ve onu öldürmek isteyen 6 adamın hikayesini anlatmaya başlar. Fakat Roy, yaşadığı sorunlar sebebiyle hikayeyi giderek daha karamsar bir hale sokar. Bir süre sonra masal ile gerçeği birbirine karıştıran Roy, kendi acılarından kurtulmak için Alexandria’yı da kullanmaya başlayacaktır.

Ülkemizde de If İstanbul kapsamında gösterilen film, Berlin Film Festivali’nden de ödülle döndü. Tarsem Singh’in 18 farklı ülkede, 26 farklı gerçek mekanda çekimlerini gerçekleştirdiği The Fall’da hiç özel efekt kullanılmadı. Yönetmenin titizliği sonucu çekim ve post-prodüksiyon aşaması 4 yıl süren film, ilk geniş gösterimini ancak 2008’de yapabildi.

___

Inception

Başlangıç (2010) Inception IMDb 8.8

Dominick “Dom” Cobb (Leonardo DiCaprio) yetenekli bir hırsızdır. Rüya görme anında insanların bilinçaltına girerek önemli sırları çalmaktadır. Son kurbanı Japon işadamı Saito (Ken Watanabe) ‘dir. Saito’nun bilinçaltının derinliklerinde dolaşırken ölen karısı Mal’i görür ve çalma işi başarısız olur.

Bu durum onu uluslararası bir kaçak yapmıştır. Bundan kurtulması için mükemmel bir fırsat yakalar. Kaybettiği her şeyi geri alabileceği son bir iş. Tabii mükemmel “Başlangıç”ı tamamlayabilirse. Bu sefer zihinden bir şey çalınmayacak onun yerine bir fikir yerleştirilecektir.

____

Midnight in Paris

Paris’te Gece Yarısı (2011) Midnight in Paris IMDb 7.7

Woody Allen yönetmenliğindeki Midnight In Paris’de iş için Paris’e gelen bir ailenin hikayesi anlatılıyor. Nişanlı genç bir çiftin yolculuk boyunca değişen yaşamları Woody Allen tarzı komik dokunuşlarla bezenmiş.

Sonbaharda evlenecek olan nişanlı iki gencin hatta özellikle damat adayının bu şehirde başına gelen ve tüm ailenin hayatını değiştirecek gerçek üstü maceraları anlatan bir romantik komedi var karşımızda.

Bu genç adamın şehre, Paris’e duyduğu büyük aşk ve edebiyat sevgisini konu alıyor. Filmin başrollerinde Owen Wilson, Rachel McAdams, Marion Cotillard, Kathy Bates, Carla Bruni, Adrien Brody ve daha bir çok isim yer alıyor. Eğer siz de edebiyat ve sanatseverseniz, filmde Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway, Salvador Dali gibi büyük isimlere de bu filmde rastlamaktan büyük keyif alacaksınız..

____

Hugo

Hugo (2011) IMDb 7.5

Hugo Cabret Paris tren istasyonunun duvarları arasında gizlice yaşayan ve saatlerin düzgün çalışmasından sorumlu olan kimsesiz bir çocuktur. Bir müze yangınında saat ustası babasını kaybeden Hugo, ondan yadigar kalan bir “automaton”u da gizlice tamir etmeye çalışır. Bu arada Paris tren istasyonunun güvenlik görevlisinden sürekli saklanır, oyuncak dükkanı sahibi Bay Georges’tan (Méliés) çaktırmadan mekanik parça aşırır. Bir gün Georges’un manevi kızı Isabella ile tanışması Hugo’ya yeni bir dünyanın kapılarını daha açacaktır…
Usta yönetmen Martin Scorsese’nin de ilk 3D denemesi olan Hugo Brian Selznick’in “The Invention of Hugo Cabret” adlı çocuk romanından uyarlanan bir yapım. 2008 Caldecott nişanına sahip olan bu kitabın esas ilham kaynağı ise sinemanın babası olarak sayılabilecek Georges Méliés filmleri ve yönetmenin mekanik figür koleksiyonları…

___

Çılgın Max: Öfkeli Yollar

Çılgın Max: Öfkeli Yollar (2015) Mad Max: Fury Road IMDb 8.1

Ailesi öldükten sonra post-apokaliptik Avustralya’da safi hayatta kalmak için çabalayan Max, şiddet ve acımasızlık dolu bu dünyada masum bir gruba yardım etmek zorunda kalır. İlk başta Max’in motivasyonu kendini koruyabilmektir, fakat zaman içinde Max’in içinde tekrar bir yaşam sebebi ve ümit oluşur. Yol Savaşçısı’nda minyatür bir kasabanın masum insanlarını maskeli psikopat Humungus ve deli ordusundan korumak zorunda kalan Max, bu sefer başlarını cesur Imperator Furiosa’nın (çektiği bir grup kadını maskeli psikopat Immortan ve deli ordusundan korumak zorunda kalıyor.

____

Mr. Nobody

Bay Hiçkimse (2009) Mr. Nobody IMDb 7.9

Başlıkta bahsi geçen Bay Hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki Némo adlı bir adam. Ölüm döşeğindeki Némo genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. Tren kalkmak üzeredir. Annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? Bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır… Ve pek çok gezegen, iki ölüm ve sevilecek kadınlar….

___

Big Fish

Büyük Balık (2003) Big Fish IMDb 8.0

William Bloom, babası kanser nedeniyle ölüm döşeğinde olduğu için, aile evine geri döner. Gezgin bir satıcı olan babasını yakından tanımak için, efsanevi bir kişiliği olan adamın gençliğinde yaşadıklarına dair öyküler toplamaya başlar.

Babasının yaşadıklarına dair efsaneler ve mitler, bir yap-bozun parçaları gibi yerine oturacak ve anlaşılması güç olan adamın yaşamını zaferleriyle ve zaaflarıyla ortaya dökecektir.

___

The Fountain

Kaynak (2006) The Fountain IMDb 7.3

The Fountain, bir adamın sevdiği kadını kurtarmak için giriştiği ebedi savaşımı anlatan bir yolculuk. Destansı yolculuk, 16. Yüzyıl İspanya’sında bir fatih olan Tomas’ın (Hugh Jackman), ölümsüzlük bahşettiğine inanılan efsanevi bir varlık olan Gençlik Çeşmesi’ni aramaya çıkmasıyla başlar. Hikaye, modern bir bilim adamı olan Tommy Creo, sevgili karısı Isabel’ı yavaş yavaş öldüren kanseri tedavi edebilmek uğruna ümitsiz çırpınışlarını anlatarak devam ediyor. 26. Yüzyılda derin uzayda yolculuk eden astronot Tom, kendisini bin yıldır yiyip bitiren gizemleri kavramaya başlar. Bu bin yıla yayılan üç hikayede, tüm zamanların Thomas’ı olan savaşçı, bilimadamı ve kaşif; hayat, aşk, ölüm ve yeniden doğuş kavramlarıyla yüzleşir. Bu üç adamın hikayesi tek ve ortak bir gerçeğe uzanmaktadır…

____

Muhammed Uyar
Takip Et!

Muhammed Uyar

Kurucu at Sinefesto
Marmara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü mezunu. 2011 yılında Sinefesto.com'u kurdu. Klark Medya'da kurucu ortak olarak iş hayatına devam ediyor.
Muhammed Uyar
Takip Et!

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up