Boş Evler Dolu Kalpler

Genel

saziye-ayas

geri dön ey aşk,bu dünyada nasibim yok
sen benim aşkımsın fakat hayat arkadaşım olamazsın

Başkalarının evini ödünç alarak yaşamını idame ettirmeye çalışan genç bir adam aradığı boş evler için kendince bir yöntem bulmuştur. Genç adamın yöntemini gördüğümüzde vay be ne kadar iyiymiş diye düşünürüz önce ama sonra birden garaj kapısından yani beklenmeyen bir yerden adamın teki çıkar ve bütün heyecanımızı yerle bir eder.

Evden eve gezer ama evlere sığamaz. Tae-suk un kalacak yer arama macerası Tabutta Röveşata ’ya benzese de Tae-suk bir Mahsun değildir. Deli, maceracı veya psikopat ise hiç değildir yalnızca biraz fazla zekidir. Hatta bu sayede işinde fazlaca ustalaşır.
Sadece hepimiz gibi uyumak banyo yapmak çamaşırlarını yıkamaya ihtiyacı vardır. Bunun garip olduğunun kendisi de farkındadır bu yüzden vicdan azabını girdiği evlerdeki eşyaları tamir ederek ödemeye çalışır, gereği kadar alıp kalanını bırakır. İstediği para, eşya, mülk değil… Böyle söyleyince bir kapitalist tüketici olmadığını anladınız sanıyorum. Yapılan birçok eleştiriye göre Kim Ki Duk’un varmak istediği mülksüzlük kavramıdır.

Doğrudur; kadının tanımadığı birinin evine girip uyuduğu sahne gerçekten herkesi düşündürecek niteliktedir fakat o meseleden fazlaca bahsedildiği için benim üzerinde durmak istediğim mahremiyet algısı.

greenway_bin-jip

Genç adam insanların en mahrem alanına yani evine giriyor. Dolaplarından eşya alıyor, banyolarına giriyor, kanepelerinde uyuyor, kıyafetlerini giyiyor, evlerini nasıl dekore ettiklerini görüp onlar hakkında yargıya varıyor. “Bir fotoğraf çekinebilir miyiz?” demeden onlarla fotoğraf çektirip onları aile albümüne koyuveriyor. Ama kendisi biri ile karşılaştığında şaşırıp kalıyor sanki onun alanına yaşam tarzına müdahale edilmiş gibi.

Öyle bir sahne ki girdiği evlerden birinde uygunsuz bir haldeyken- bir kadın fotoğrafı ile içli dışlı ilken- fotoğraftaki kadınla karşılaşıyor. Kadın adama “Sen kimsin benim evimde ne işin var öyle misin böyle misin? “demiyor. Çünkü zaten daha önce başkası başkaları tarafından bütün mahremiyetine girilmiş bir model. Adam da kadının bu sessizliğine karşılık veriyor ve ona bir golf topu gönderip oyun oynamak istediğini belli ediyor. Ve bütün oyun/hikâye başlıyor.

( Golf topu bu saatten sonra filmin 3. Başrol oyuncusu oluyor. Golf topunun masumluktan çıkıp nasıl bir suç aletine dönüştüğünü görüyoruz. Gözümüzde Organize İşler ’deki Cem Yılmaz canlanıyor.)

Oyunun tek kuralı sessizlik sanki. Sustukça merak ederler; bu yüzden susuşumuz dercesine susuyorlar. Yalnız müzik konuşuyor sonra. Elif Şafak’ın da “Biz yazarlar sadece müzisyenleri kıskanırız” demesi gibi Kim Ki Duk un kahramanları da susup müziği işaret ediyorlar bize çünkü müzik aynı kelimelerle bambaşka duygular uyandırıyor her seferinde…

Latest posts by Şaziye Ayaş (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up