Bong Joon-ho: Kore’de zenginle fakir arasındaki uçurum sürekli artıyor.

Asya Sineması Manşet

Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho, Sight and Sound dergisinde konuştu.

Parazit filmiyle; En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Uluslarararası Film ve En İyi Özgün Senaryo kategorilerinde dört Oscar kazanan Bong Joon-ho, Sight and Sound dergisine önemli açıklamalarda bulundu.

En büyük ilham kaynaklarından birinin Alfred Hitchcock’un Psycho (Sapık) filmi olduğunu dile getiren Bong Joon-ho, izleyicinin kötü karakterlerle kendisini bağdaştırmasını ve bu şekilde izleyicinin sempatisini kazanma yetisini Hitchcock’dan aldığını söylüyor.

Üniversite döneminde kendisi gibi tek başına film seyretmeyi seven insanlarla tanışan Bong Joon-ho, farklı filmleri keşfedebilecekleri ve sevdikleri filmleri konuşabilecekleri bir sinema kulübü kurma kararı almış.

Bong, “Gençliğimde çoğu zaman tek başımaydım, zamanımı takıntılı olduğum filmlere harcardım. Filmlerin çeşitli materyallerini toplayıp, en iyi 10 film listesi gibi listeler hazırlardım” diyor.

Parazit filminde yoksul ailenin erkek çocuğu olan Kiwoo’nun hikayesini yaşadıklarından yol çıkarak yazdığını dile getiren yönetmen, “Gençliğimde kız arkadaşım, varlıklı bir ailenin oğluna İngilizce dersi veriyordu. Matematik öğretmenine ihtiyaç duyduklarında ise beni o aileyle tanıştırdı. Kız arkadaşımla birlikte o evde çalıştık ancak hikaye orda sona erdi, kötü bir şey yapmadık. İki ay sonra kovuldum. O zamanki kız arkadaşım ise eşim oldu” sözlerini ifade ediyor.

Filmde, Park ailesinde çalışan hizmetçinin işinden kovulma hikayesi ise “şeftali alerjisi” ile başlıyordu. Bong Joon-ho, “şeftali” anılarını şöyle anlatıyor: “Üniversitede eğitim için seyahate çıktığımızda arkadaşlarımızdan birisi ciddi bir şekilde şeftaliye alerjisi olduğunu söylemişti. Şaka yaptığını düşünmüştüm ancak arkadaşlarımdan biri marketten şeftali alıp şakasına ona doğru fırlattığında, arkadaşımın burnu kırmızıya döndü ve atak geçirdi. Çok travmatik bir andı. Bu tarz anılar, senaryo yazarken zihninizde köpürmeye başlıyor.”

Bong Joon-ho, neredeyse tüm filmlerinde, ülkesinin derin bir eleştirisini yapıp, sosyal eşitsizliği gözler önüne seriyor.

Bu durumla ilgili olarak, “Kore, teknolojisi, müziği ve yüksek hızda interneti ile yüzeyden baktığınızda zengin ve ışıltılı bir ülke gibi gözüküyor. Ancak zenginle fakir arasındaki uçurum sürekli artıyor. Özellikle de genç kesim, büyük bir umutsuzluk içerisinde. Londra’nın merkezinde dolaşırken köşede çadırda yatan insanların olması gibi, Kore’nin merkezi yerinde evsiz insanlar görülüyor. Onlar toplumun kör noktasında olan insanlar” sözlerini ifade eden yönetmen filmin kendisi için neden önem teşkil ettiğini de bu şekilde noktalamış oluyor.

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up