Biraz Daha Kan Lütfen!

Genel Manşet

cemil-cinar

Tuhaf bir başlık oldu farkındayım. 2012 yılında ilk Açlık Oyunları’na merakla gittiğimi söylemem lazım. Konu oldukça ilgi çekici ve sürprizlere açıktı. Her yıl 12 bölgeden seçilen kurbanlar (ne isim verilirse verilsin aslında adı budur) sadece tek kişinin hayatta kaldığı bir ölüm oyununda başkente karşı çıkmanın kefaretini ödüyorlardı. Takeshi Kitano’nun Battle Royal filmini izlerseniz arada benzerlikleri çok kolay bulabileceğiniz bir konu. Kitano’nun filminde seçilen sınıftaki öğrenciler bir adaya bırakılıyor ve tek bir kişi kalana kadar birbirlerini öldürüyordu ve bunu yaparken konuyu hiç yumuşatmaya çalışmadan gösteriyordu ki bu da doğru bir seçimdi.

Açlık Oyunları’nda bu noktada yapılan bir hata vardı; (ki ikinci filmi seyredince bu hata biraz daha az göze batabilir) filmin geniş kitlelere ulaşabilmesi için Katniss ve Gale ve Peetaa arasındaki aşk üçgenine fazlaca yer ayrılmış ve filmin sonundaki savaş bölümlerinde neredeyse hiç kan göstermeden ilk filmi tamamlamamızı sağlamışlardı.

aclik-oyunlari-atesi-yakalamak

İkinci filme geçmeden önce Suzanne Collins’in kitabını okumadığımı ve sadece filmler üzerinden konuştuğumu belirtmek gerekiyor.

İkinici film olan Ateşi Yakalamak’da ilk olarak yönetmenin değiştiğini görüyoruz.  İlk filmdeki Gary Ross’un yerini Francis Lawrence almış durumda. Video klip yönetmenliğiyle başlayan kariyerinde Keanu Reeves’li Constantine ve Will Smith’li I’m Legend de bulunan yönetmen aksiyon sinemasına ve gerilime alışkın bir yönetmen, ki bu da filme olumlu yönde yansımış.

Oyuncularda da bazı değişiklikler var ve kadro bu sefer daha geniş çaplı. İlk filmdeki Seneca Crane rolünde izlediğimiz Wes Bentley yerini oyunların yöneticisi olarak Philip Seymour Hoffman’a bırakmış durumda. Ayrıca Amanda Plummer, Sucker Punch’ın Rocket’i  Jena Malone,  yılların eskitemediği Donald Sutherland, Woody Harrelson gibi oyuncular filmin inandırıcılığını büyük ölçüde arttırıyorlar.

Asıl başroldeki Alaycı Kuşumuz Jennifer Lawrence rolünün hakkını verse de bana sanki gruptaki zayıf halka gibi geldi. Ani bir çıkış yakalayan Jennifer’ı ilk olarak Winter Bone filminde izlemiştim. Oldukça güzel bir film olan Winter’s Bone’da Açlık oyunlarındaki gibi kendi ayaklarının üstünde durmaya çalışan birinin canlandırıyordu. Aldığı tüm övgüleri de hakediyordu. Bu filmde ise sanki Ree karakteri karşımda gibi. Filmdeki diğer karakterleri benimsemek ve kabul etmek kolayken konu Katniss’e geldiğinde seyrederken çok kararsız bir duruma düşürüyor. Belki diğer filmlerde (son bölüm şimdilerde adet olduğu üzere iki parça olarak gösterime girecek) lider olmak üzere değişimini göreceğiz ama bu filmde Donald Sutherland’ın canlandırdığı Başkan Snow’un dediği gibi “bir lider değil”. Umarım devam filmlerinde iyi bir oyunculuk ve senaryoyla bu değişimi daha rahat seyrederiz yoksa başroldeki Katniss karton bir karakter gibi görünmeye devam eder ve ben Woody Harrelson, Donald Sutherland, Stanley Tucci gibi eski ve iyi oyuncuları izlemek için filme giderim.

katniss_hunger_games_catching_fire-wide

[bilgi]Bu filmin başlangıçta bahsettiğim Battle Royal gibi biraz daha cesur bir tarzla sunulması belki seyirciyi azaltır ama beklentileri de ilgiyi de yükseltirdi diye düşünüyorum.[/bilgi]

Filmin görsel kısmı oldukça güzel. Her ne kadar benim kafamdaki post apokaliptik gelecek daha ziyade Book of Eli, Mad Max tarzı, biraz daha farklı olsa da özellikle ihtiyar adam’ın ilk devrimi başlatma işaretini yaptığı veya Katniss’le Peeta’nın yeniden götürülüşleri sırasında halkın tepkisi gibi sahneler oldukça iyi yapılmış. Tek sevmediğim nokta filmin biraz uzun oluşu oldu.

Başlığa gelecek olursak, konusu aslında oldukça ciddi görünen ve insanların birbirini öldürmekten çekinmediği, tamamen diktatörlükle yönetilen bir ülkede o kadar polis baskını ve idam kararı verilirken az da olsa kan gösterilmemesi filmin biraz daha küçük izleyicileri çekmesi için alınmış bir karar gibi geldi. Bu filmin başlangıçta bahsettiğim Battle Royal gibi biraz daha cesur bir tarzla sunulması belki seyirciyi azaltır ama beklentileri de ilgiyi de yükseltirdi diye düşünüyorum.

Biraz olumsuz duygularla gittiğim ama gayet keyifle seyrettiğim bir film oldu Açlık Oyunları- Ateşi Yakalamak. Devamını bekliyorum. Yılın son güzel sürprizlerinden biriydi.

İyi seyirler. Sinemayla kalın.

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. ben 13 yaşındayım ama ne kadar kan olursa olsun o filme giderdim

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up