Bir Zamanlar Orta Dünyada…

Manşet

cemil-cinar

Fantastik eserleri her zaman sevmişimdir. Hayalgücü yüksek yazarların kafalarında oluşturduğu o dünyalar beni her zaman olmasa da içine çekmiştir. Fantastik deyince genelde kılıç ve büyü konusu akla gelsede özellikle Edgar Allan Poe ve H.P. Lovecraft benim hem tür olarak ilk okuduğum hemde hala en sevdiğim yazarlar olmaya devam edecekler. Tolkien’in Hobbit’ini ilk olarak 1993 senesinde okuduğumu hatırlıyorum. Bir çocuk romanı gibi yazılmasına rağmen oldukça derin bir arkaplana ev sahipliği yapan bir roman/uzun hikâye idi. Keyifliydi ama en güzeli yazarın bu kitap için oluşturduğu dünyaydı. Daha önce de birçok yazar çeşitli ülke efsanelerinden etkilenerek eserler oluşturmuştur. Ama Tolkien aynı zamanda edebiyat profesörü olmasının da etkisiyle gerçekten güzel bir kurgu oluşturmuştu.

Yüzüklerin Efendisi kitabı ise bu hikâyeyi devam ettiren benim çok sonraları okuduğum daha tanınmış bir kitabıydı. 2000’lerde ilk kez Yüzüklerin Efendisi fragmanını gördüğümde gerçekten etkilenmemek mümkün değildi. İlk kez sinemada seyretttiğimde bazı sahneler kafama kazınmıştır. Hala da dönüp aynı sahneleri (filmlerin tamamı çok iyi olsa da) seyrederim. Gandalf’ın Bilbo’nun evinde “beni sokak hokkabazlarıyla karıştırma” derken bir anda heybetlenmesi (anlatacak başka kelime bulamadım), Balrog’la köprüdeki “Burdan geçiş yok” derken ki ifadesi (aynı dönemde çıkan Harry Potter’daki tuhaf sihirbazların aksine Gandalf filmi seyrettiğim her sahnede bana sihirbazlar gerçekten olsaymış böyle olurmuş dedirtmiştir.) , Orklardan kaçan grubun nehirden karşıya geçtikten sonra at şeklindeki dalgalarla nehirin kabarması, Sam’in yardımseverliği, Frodo’nun ikilemleri, Legolas’ın ilk seri ok atışını gördüğümdeki şaşkınlığım ( hala keyifli gelir bana), Gimli’yle atışmaları, Boromir’in cenazesi, Aragorn’un serserilikten krala değişimini seyretmek ve bunun gibi nice olay ve sinemaya uyarlanırken kesinlikle kitabın bütünlüğünün bozulmaması. Peter Jackson eminim benim gibi fantastik sever seyirciler ve okuyucular için hep Yüzüklerin Efendisiyle anılacaktır.

the-hobbit-the-The-Desolation-of-Smaug

Gelelim Hobbit’e…

Hobbit hikâye olarak ne kadar zengin bir arkaplan sunsa da Yüzüklerin Efendisi’nin ağırlığına sahip olmayan bir uzun hikâyedir. Konular daha basit anlatılır. Ve kesinlikle dokuz saatlik bir film malzemesi sağlamaz. Bunun izlerini de ilk filmden itibaren görebilirsiniz. Uzatılmış sahneler, (Bilbo ile Gollum’un tanışması ve yüzüğü alışı bu sahnelere bir örnektir) gereksiz kullanılmış aksiyon (dağın altındaki yaratıklarından kaçış sahneleri) ve arada uzun duraklamalar… İlk filmde tek dikkatimi çeken Richard Armitage’nin canlandırdığı Thorin Meşekalkan karakteri oldu.

İkinci filme gelirsek; Kuyut Orman yakınlarına kadar gelen cüceler ve Bilbo Orman Elfleri tarafından zehirli örümceklerden kurtarılırlar ve Göl Kasabasına çeşitli maceralardan sonra varırlar. Eski Göl Kasabası Kralının varisi Bard’tan yardım alan grup Yalnız Dağa ulaşmaya çalışırlar.

İlk filmdeki hataların dikkate alınmadan tekrarlandığını görmek mümkün. Sadece kadın karakter kullanılsın diye filme eklenen Tauriel (Lost’un “Çilli”si Evangeline Lily) ve Legolas aşkının zorlama olduğunu farketmemek mümkün değil. Ama en azından aksiyon namına güzel sahneler ortaya koyuyorlar. Ve bu filmde benim en çok hoşuma giden elflerin zarifliklerinin çok sinemasal şekilde gösterilmesi oldu. Nehirden kaçış sahnesinde (ki yine gereksiz uzatılmış sahnelerden biri ) elfleri izlemek keyifliydi. Göl Kasabasında kendilerini takip eden goblinlerin Legolas’la dövüşü, Ejderhayla karşılaşan grubun kaçma girişimleri, Gandalf’ın Khazad Dum köprüsündeki sahnesine çok benzeyen bir sahne güzel kotarılmış ama Yüzüklerin Efendisi gibi etkileyici olmayan sahneler. Dörtgözle beklediğim Beornla olan sahneler ise filmin uzunluğuna kıyasla hem kısa hem de zayıf kalmış.

Peter Jackson sanki ne yapmak istediğine karar verememiş gibi. Bir taraftan hikâyenin özündeki çocuksuluğu yakalamaya çalışmış, diğer taraftan Yüzüklerin Efendisi gibi bir filmin ağırlığını bu çocuk hikayesine eklemek istermiş gibi.

Ortaya çıkan sonuç her iki film (Hobbit- Beklenmedik Yolculuk, Hobbit Smaug’un Çorak Toprakları) içinde konuşmak gerekirse aklıma sadece Jackson’un bu filmi kitabın özündeki çocuksuluğu bırakmadan masalsı tek bir film olarak yapmış olması isteği geliyor. Sadece maddi kazanç düşüncesiyle üç bölüm halinde yayınlanan doyuruculuktan uzak bir masal var karşımızda.

Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit hayranlarının mutlaka gideceği ama hayal kırıklığını göze almaları gereken bir film olmuş.

Yine de filmin çok heyecanlı bir yerde kesildiği de göz önüne alınarak son bölümü beklediğimi söyleyebilirim.

Not: Yazı boyunca Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit’i çok karşılaştırdığımın farkındayım ama her iki filmi de seyredenler Hobbit’in Yüzüklerin Efendisi’ne benzetilmeye çalışıldığını fark edeceklerdir diye düşünüyorum.

Yorumlar

 

2 Yorum

  1. Yüzüklerin efendisi tutmasaydı Hobbit hiç çeilmezdi. Bu film serileri hobbit ile başlasaydı. Yüzüklerin efendisi hiç çekilmezdi. Aslında hiç çekilmemesi gereken bir filmin keyfini sürüyoruz :) Orta dünya yüzüklerin efendisiyle yani en iyi kitap serisiyle başladı fakat kötü kitap serileriyle devam ediyor. Haliyle kötü ve gereksiz uzun sahnelerle karşılaşıyoruz. Fakat orta dünya hayranı olarak böyle olmasına razıyım. Daha karanlık hikayeler var. Bir sürü kitap var çekilebilecek:) Tabi hepsi seri film olacak kadar uzun kitaplar değil o yüzden onlara hiç el atmayabilirler.

    Reply
  2. Hiç çekilmemesi gereken bir film değil aslında. Öykü gayet keyifli ama işin içine biraz daha fazla kazanma hırsı çıkınca suyu da çıkıyor bir yerde. Ne kadar eleştirsem de izlemesi eğlenceliydi. Yanımda seyreden gençlerin tepkileri(heyecanları) daha da eğlenceliydi ayrı. Bazen dvd lerde yönetmen kurgusu olarak uzatılmış bölümler yayınlanır. Umarın bir fan çalışması olur da son film çıktıktan sonra kısaltılmış bir versiyon çıkartılır. Aynı öyküyü en fazla 120 dk. bir filmde seyretmek muhteşem olurdu. Diğer öyküleri de seri olmasa da çekseler razıyım. Fantastiğe kapımız her zaman açık :)

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up