Bir Çay Bardağı ve İki Şeker

Genel

Herkesin bir şeyler anlatmaya çabaladığı, sesi en çok çıkanın üstün geldiği bir çevrede yaşıyorsak; sessizliğin taşıdığı anlamı bilemeyiz. Susmak, çoğu zaman yenilgi diye adlandırılır. Bazen de susmak, kabulleniştir olayları. Kimi zaman susmak, içi tonlarca kelimeyle dolu bir cümledir rakibini ezen . Baran filminde ise susmak/sessizlik aşkı temsil eder. Hiç sesini duymadığı birine aşık olan gencecik bir İran Azerisi Latif’i ve Afgan mültecisi genç kız Baran’ı temsil eder. bu filmde ise susmak, içinde sevgi dolu kalp taşıyan iki genci tanıdıkça, kaybetmiş insanlığa karşı kazanmaktır.

Majid Majidi sinemasıyla ilk tanışmam Söğüt Ağacı filmiyle olmuştu. Sinema analizi yapan bir topluluğun içinde, salondaydım ve bir anda perdede Bismillah diye başlayan o filmle göz göze geldim. Film bittiğinde tam manasıyla kalbimden vurmuştu beni. O günden sonra, kalbimdeki okla geziyorum. Bu tanışma kalbimdeki okların artacağı manasına da geliyordu. Baran filmini sık duymuyor günümüz insanı. Majid Majidi’yi bilince ya da “birkaç iyi adam” tanıyınca duyma fırsatı buluyor. Bu da kaliteli yapımların hak ettiği seyirciye ulaşamaması demek. Ama Baran filmini seyreden seyretmiş ki ona hak ettiği ödülleri vermişler.

İlk sahne vazgeçilmez Majidi metaforlarından ekmekle başlıyor. Hemen hatırlıyoruz ne diyor Üstad Sezai Karakoç :
Anne ne koysun içine
Ekmek mi çocuk mu
Düşmanın ilk baktığı
Ekmek sepetleri

80’lerin içinde bulunduğu sıkıntılı durum. Afgan halkının Sovyet saldırısı sonrası eskisi gibi olamayacak hali. Ülkelerini, evlerini bırakıp gitmek zorunda bırakılan insanlar. İran’a sığınan mülteci Afganların hayatı, Baran filminin kaynağını oluşturuyor. Ekmek kavgası peşine düşen insanlar kendilerini başka topraklara atıyor. Ülkelerini, kimliklerini tanımayan birçok nesil, işte gerçeğin ta kendisi. Film buradan yola çıkarak bir aşk hikayesi içinde öylesine güzel ve oyunsuz anlatıyor ki her şeyi, bunun senaryodan ibaret olduğu aklınıza gelmiyor.

Filmin konusunu Google amcaya sorarsanız gayet açık ve net bulabilirsiniz, bu yüzden burada yazılmayacak. Sadece film ve yazar arasındaki elektriklenmeden meydana gelen bir yazı olacak.

Filmde genç İranlı Latif, beni bir hayli tebessüm ettirdi. Lafını esirgemeyen, dalgacı ve cesur bir genç Latif. Tahran’daki inşaatta işçilerin yemek ve çay ikramıyla ilgileniyor. Babasının inşaatta çalışırken ayağını kırmasıyla onun yerine inşaata gelen Rahmet, birden rakibi haline geliyor Latif’in. İşini elinden alıyor. İşçiler çay içtiklerini ancak anlıyorlar. Taş yığını inşaat bölgesi çiçek açıyor Rahmet’in elleri arasında. Rahmet’e hayatı zindan ettirecek kadar sinirlenen Latif, Rahmet’in sırrını öğrenince onun hayatını cennete çevirmeye çabalayan biri haline geliyor. İşte cesur, lafazan Latif artık beni hem güldürüyor hem ağlatıyor. Çünkü o aşık bir genç ve ne yapayım da sevdiğim iyi olsun, diye uğraşan, bu uğurda nelerle karşılaşan , ne zorluklara katlanan bir genç oluyor.

Baran Afgan mültecisi genç bir kız. Babasının yerine inşaata giden Rahmet. Latif’in önce nefretine sonra aşkına sahip olan masum. Latif’in kendisi için yaptıklarını gördükçe sevgisi artıyor. Ama hiç konuşmuyorlar, hiç yan yana gelmiyorlar.

Bu sevgiyi nereden anlıyoruz? Baran’ın Latif için ayırdığı bir bardak çay ve iki şekerden anlıyoruz. Baran’ın inşaattaki güvercinleri beslediğini bilen Latif’in, Baran gidince güvercinlerin başında oturup kalmasından anlıyoruz. Son sahnede Baran’ın çamurdaki ayak izine bakıp kalan Latif’in yüzünden anlıyoruz.. Baran’ın saç tokasını şapkasında saklayan Latif’ten anlıyoruz.

Filmde aşkın yanında merhametli bir adam da var: İşçilerin başındaki kişi, Memar. Afganların ülkede çalıştırma yasağı olmasına rağmen onları işe alan, hemşerisinin çocuğu Latif’in yaramazlıklarına katlanıp ona babalık yapan bir adam o. Söğüt Ağacı’nda ceviz yiyip duran ve ikram eden biri olarak tanıdım onu. Ne cömert adam!

Sahnelerde uzun ve tek planlar çoğunlukta. Bu da bize görselliğin güzelliği yanında oyunculuğun zirvesini ispatlıyor. Sahnelere bakarken bir tabloyu inceliyormuş hissine kapılıyorsunuz.

Bir sahnede odanın içine toplanmış onlarca işçi ve tam ortasında yanan bir kömür sobası vardı. Soba yandıkça sanki onların hayatlarını simgelercesine, acı acı yanıyordu.

Filmde perde metaforları ve su metaforları kullanılmış. Majidi bunu hep yapıyor!

Bir kimliğin ne kadar önemli olduğunu ispatlıyordu film. Çünkü insanlar kimlikleri olmadan ne yiyecek ne de kalacak yer bulabiliyordu. Ama Latif, kimliğini bile gözden çıkaracak kadar sevmişti bir kere.

Sevmek nedir anlamak için, en güzel filmlerden. Mevlana ne der bir olayda:
“Bir kulu dahi sevmekten aciz olan, nasıl yüceler yücesi ALLAHA aşık olmaya yol bulur?
Bir kulun ateşine yanmamış gönül, yüceler yücesinin aşkını nasıl bilsin de yansın?
Sev de gel evladım, sev de gel…

Bu uzun yazı filmi anlatmakta ve yazarın duygularını anlatmakta eksik kaldı ama aşağıdaki fotoğraflar belki bir şeyler anlatır. Tekrar tekrar izlenir bu film. Hayatı anlatır bize en ustaca dille.

Çay içilen bir film kötü olabilir mi hiç?

Yazı biterken bir Farsça şarkı çalıyordu : Leyla İle Mecnun

Replikler
-Yalnız yaşayan insan, Allah’a komşu olur.

-Ayrılık öyle bir ateştir ki yüreği yakar.

-Hüseyin Ağa, kimliğime iyi davran.

-Ne olmuş?
Dördüncü kattan aşağı düşmüş.
Paraşütsüz mü atlamış.

-Ağlama, Allah büyüktür. Onları teselli edecek bir mektup yaz.
İyi ama kardeşim, yalnızlığın çaresi yok ki.

-Burayı annenin mutfağı mı sandın. Çık dışarı.

– Bu ne hal böyle bugün çalışmıyor musun yoksa?
Çalışıyorum.
E, niye artistler gibi giyindin.

 

Yapım:2001 ~ İran
Tür:Dram, Macera, Romantik
Yönetmen:Majid Majidi
Oyuncular:Hossein Abedini, Hamid Aghazi, Abbas Rahimi, Hossein Mahjoub, Zahra Bahrami
Senaryo:Majid Majidi
Yapımcı:Majid Majidi, Fouad Nahas
Görüntü Yönetmeni:Mohammad Davudi
Müzik:Ahmad Pezhman

Fajr Film Festivali
En İyi Film (Majid Majidi)
En İyi Yönetmen (Majid Majidi)
En İyi Müzik (Ahmad Pezhman)
En İyi Erkek Oyuncu (Hossein Abedini)
En İyi Ses Tasarımı
En İyi Ses Miksajı (Mohammad Reza Delpak)
Sinema Başarı Ödülü (Majid Majidi)

Montreal Film Festivali Jüri Özel Ödülü (Majid Majidi)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up