Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Bir ayrılık ve yalanlar üzerine…

Yayınlandı

tarihinde

İran sinemasının en karakteristik özelliği ne amatör oyunculara yer vermesi ne çocuk oyunculardan vazgeçmemesi ne de minimalist tarzında gizli. Kameranın naif hareketlerle insan tabiatının en sırlı köşelerine süzüldüğü, bunu izleyicinin gözüne sokmadan başarabilen özel bir anlatım söz konusu olan.

Zaman Gazetesi Yazarlarından Tuba Deniz’in Yazısı

Berlin Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Film ödülleriyle taltif edilen Bir Ayrılık (Jodaeiye Nader az Simin/ A Separation) filminin yönetmeni Asgar Ferhadi (Asghar Farhadi), İran sinemasında son yıllarda öne çıkan isimlerden biri. O da hikâyelerinin gölgesinde insan fıtratını incelikli bir analize tâbi tutuyor. Bir önceki filmi Elly Hakkında’nın (About Elly, 2009) olgunlaşmış versiyonu denilebilir Bir Ayrılık’a. Burada da yetişkinlerin küçük yalanlar, kurnazca manevralar, katılaşmış gururları, büyüklük stratejileriyle hayatı nasıl içinden çıkılmaz bir kaosa sürüklediklerini tasvir ediyor. Yönetmen tüm bu büyüklük ‘saçmalamaları’nın karşısına çocuk bakışını yerleştirerek vurguyu artırmakta. Zira çocukların saf, dürüst görüşleri anne-babalarının beyaz yalanları ile kirlenmekte. Büyümek bir nevi bu davranışlara uyum sağlamakla aynı anlama gelmekte. İzleyiciyi de filmdeki çocuklar ile aynı mevzide buluşturuyor yönetmen, bu dışarıdan bakış, esasında hepimiz için tanıdık olan yetişkinlerin dünyasındaki arazları yeniden fark etmemiz için.

İran’da yaşayan orta sınıf bir aile var hikâyenin odağında. Evlerindeki kitaplara bakacak olursak entelektüel bir birikim söz konusu. Leyla Hatemi’nin başarıyla canlandırdığı kadın rolündeki Simin İngilizce öğretmeni. Nadir’in (Peyman Moaadi) tavırlarından, 11 yaşındaki kızı Termeh’e gösterdiği alakadan yola çıkarak ne kadar bilinçli bir baba diye içimizden geçiriyoruz. İlk sahnede hâkimin gözünden Nadir ile Simin’i görürüz. Simin neden boşanmak istediğini izah eder. İran’dan ayrılmak istemesinin sebebi, kızının bu ülkede bir geleceği olmadığına inanmasıdır. Nadir’in ise alzheimer hastası babasına bakması gerektiği için ülkesini terk etmesi söz konusu değildir. Filmin girizgâhında, çiftin ancak üçüncü bir kişi üzerinden kurabildikleri ‘eksik’ iletişimi imler yönetmen. Birbirleri ile baş başa kaldıklarında karşılıklı oturup iki cümle kuramayan çiftlerden filmdeki muhataplarımız. Ne zaman konuşacak olsalar birbirinin yüzüne bakmaktansa mutfaktaki rafları karıştırmayı, meşgulmüş gibi davranmayı yeğleyenlerden… Simin’in esasında ayrılmak diye bir niyeti yok, onunki kabaca ifade edecek olursak ‘kadın kaprisi’. Kocasından beklediği tek şey ona “gitme” demesi lâkin Nadir’in erkeklere has donuk kararlılığı, bu şefkate mani. Film, bu ‘ayrılık oyunu’nun ortasında hırpalanan 11 yaşındaki Termeh’in her daim ağlamaklı haline zum yapar. Annenin evi terk etmesiyle işler içinden çıkılmaz bir hal alacaktır.

Bakıcı Raziye (Sareh Bayat), Nadir’in hasta babasına bakmak üzere kadraja girer ve senaryo katmanlaşır. Orta sınıf ile alt sınıf arasındaki gerilimli ilişkiyi, iki kesimin birbirine yaklaşım biçimini kadın ile Nadir arasında çıkan tartışmayla zirveye taşır yönetmen. Hamile kadın, Nadir’in iteklemesi üzerine bebeğinin düştüğünü iddia eder. Böylelikle filmin geneline sirayet eden haklılık haksızlık davası, mahkemelere taşınır. ‘Nadir kadının hamile olduğunu biliyor mudur?’ sorusuna kilitlenir film. ‘İdeal’ baba, mahkemeden ziyade kızına karşı bir dürüstlük sınavı verecektir.

İNSANLAR İKİYE AYRILIR

Yönetmen dindar, cahil bakıcı kadın, sinirlendikçe kafasını duvarlara vuran işsiz, asabi kocayı bir tarafa, Nadir ile Simin’in üst sınıfa has gizli kibrini diğer tarafa yerleştirir. Bir taraf bilgi birikimi, düzgün konuşma kabiliyetini diğer taraf ise dini, acziyetini kendine araç kılarak yetişkin manevralara, yalanlara sığınır, gerçekleri işine geldiği gibi eğip büker, taklip eder. Bir cümle ile çözülebilecek küçük bir sorun, yetişkinlerin kendine has manevralarıyla devasa bir probleme dönüşür. İki sosyal sınıf arasındaki çatışma üzerinden, insani zaaflar ile toplumsal tepkiler arasında da bağ kurar yönetmen, bunu yaparken taraf olmadan, herkese eşit mesafeden bakmayı başarır.

Ülkemizde ne yazık ki sadece üç kopyayla vizyona giren Bir Ayrılık, etkileyici oyunculukları, özenli kurgusu bir tarafa en çok senaryosu, diyalogları ile dikkat çekiyor. Güçlü karakter tahlilleri ile insanın fıtratına temas etmekle kalmıyor toplumsal bir panorama da sunuyor. Hikâyenin nirengi noktasındaki, hafızasını yitirmiş yaşlı adam ise resmedilen yapının kaçınılmaz bir nihayeti gibi, filmin ortasında soluk alıp vermekte zorluk çekiyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

İlker Çatak’ın Ödüllü Filmi “Söz Senettir” 14 Eylül’de Bahçe Sineması’nda

KüçükÇiftlik Film kulübü sunar!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

KüçükÇiftlik Park, her hafta Salı akşamı püfür püfür bahçe ortamında sinemanın en beğenilen filmleriyle sinemaseverleri buluşturmaya devam ediyor. URU organizasyonu ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleştirilen KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı Almanya’dan sonra Türkiye’de ilk kez ve sadece bir kereye özel olarak gösterilecek “Söz Senettir” filmine ev sahipliği yapacak. İlker Çatak’ın, festivallerden ödüllerle dönen ikinci uzun metraj filmi “Söz Senettir”, muzip, yalın ve olgun sinema diliyle dikkat çekerken izleyicilerin ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algısını sarsıyor. Sinemaseverler filmden hemen önce ve sonra ise Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile açık havanın keyfini müzik eşliğinde de çıkaracaklar.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı İlker Çatak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve 3 gencin, izleyiciyi sarsan ilişki döngüsüne yer veren “Söz Senettir” filmini sinemaseverlere sunacak. 2020 Bavyera Film Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu, 2019 Münih Film Festivali’nde ise En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo ödüllerini alan Almanya-Fransa ortak yapımı “Söz Senettir”, Türkiye’de ilk kez ve sadece Bahçe Sineması’nda gösterilecek.

Kadının pilot, erkeğin müzisyen olduğu bir çift… Marion ve Raphael Almanya’dan uçağa atlayıp yaz tatili için Türkiye’ye geliyorlar ve yolları jigololuk yapan genç Baran’la kesişiyor. Bundan sonra ilişki üç kişilik bir oyuna dönüşüyor. Avrupa’ya gitmeyi kafasına koymuş Baran, Marion’a evlenme teklif ediyor. Hayatını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ama kanser olduğunu öğrendikten sonra her şeyi yeniden gözden geçirmeye başlayan Marion ise ilk defa bir yabancının müdahalesine izin veriyor ve Baran’ın teklifini kabul ediyor. Kâğıt üstünde tanıdık gelebilecek bu anlaşmalı evlilik öyküsü, Bir Zamanlar Kızılderili Ülkesinde filmini Kino 2018’de izlediğimiz İlker Çatak’ın elinde, neşesi de eksik olmayan, toplumsal cinsiyet rolleri ve tekeşli ilişkilerin çizdiği çemberleri sürekli esneten, muzip ve dinamik bir romantik drama dönüşüyor. “Söz Senettir”, ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algımızı sarsabilecek katışıksız bir enerjiyi dokusuna katıyor.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra film konseptine uygun DJ performansından mini konserlere kadar farklı içerikler de yer alıyor. 14 Eylül Salı akşamı sinemaseverler çimenlerde oturup müziğin keyfini çıkartmaya Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile başlayacak. Hem filmden önce hem de filmden sonra DJ kabininde yer alacak olan Doğu Civicik ve Ozan Korkmaz ikilisi, kolektif olarak aktif ve en üst düzeyde elektronik müzik yaratmaya çalışırken 2016 yılında müzikal kariyerlerini birleştirerek geleceklerini yeniden yazdılar ve Schnell Schnell doğdu. Farklı janralarda yaptıkları işbirlikleri, yerli ve yabancı bir çok önemli sanatçı ile yer aldıkları sahneler ve düzenli olarak 2017 yılından beri Radio FG 93.8’de yayınladıkları  Schnell Schnell Radio Show ile seslerini duyuruyorlar. Ürettikleri ve remix’ledikleri parçalar, Vesvese Records (TR), Eskimo Recordings (BE) ve Ostra Discos (POR) gibi plak şirketleri aracılığıyla yayınlandı. 2020 yılında kendi plak şirketleri SCHNLL’yi kurdular ve ilk albümleri “The Grit”i yayınladılar.

Kapı açılış saati 18.30, film başlama saati ise 21.00 olan etkinliklerin biletleri online olarak Biletix’ten temin edilebiliyor.

Tüm Hijyen Önlemleri Alındı

Pandeminin başından itibaren aldığı koronavirüs tedbirlerini hassasiyetle uygulamaya devam eden KüçükÇiftlik Park, sinema tutkunlarını pandemi şartlarına uygun olarak sınırlı sayıda kapasiteyle ağırlıyor. Online biletleme sisteminin kullanıldığı ve HES kodu zorunluluğunun olduğu etkinliklerde misafirlerin ateş ölçümü sağlık görevlileri tarafından yapılırken, ortak alanların hijyeni en üst düzeyde sağlanıyor. Misafirler KüçükÇiftlik Park’a 6 Eylül itibarıyla hayata geçen yönetmelik gereği PCR testi veya aşı kartı ibrazıyla giriş yapılabilecek.  

Okumaya Devam Et

Türkiye

Cengiz Bozkurt “Kim Bu Aile?” İçin Tam Formunda

Kim Bu Aile? setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Başrolünde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ’un yer aldığı “Kim Bu Aile?” filminin setinden yeni fotoğraf yayınlandı.

Yapımını CJ ENM Türkiye’nin üstlendiği Kim Bu Aile?, sinema salonlarını kahkahaya boğmaya hazırlanıyor. Çekimleri geçtiğimiz günlerde İstanbul’da başlayan Kim Bu Aile? filmi, eğlenceli hikayesi ile olduğu kadar aksiyon sahneleriyle de iddialı olacak.

Yönetmenliğini Bedran Güzel’in yaptığı filmin başrol oyuncularından Cengiz Bozkurt, önceki gün setten yaptığı paylaşımla sosyal medyayı salladı. Tam teçhizatlı vaziyette poz veren usta oyuncu, paylaşımına “Aksiyona başladık” notunu ekledi.

Zengin oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin başrollerinde Cengiz Bozkurt’la birlikte Nurgül Yeşilçay, Onur Buldu ve Ferit Aktuğ yer alıyor.

Aksiyon ve komediyi bir araya getiren renkli hikayesi, yıldızlarla dolu oyuncu kadrosu ve zengin prodüksiyonu ile son zamanların en çok konuşulacak filmlerinden biri olacak Kim Bu Aile?, sinema salonunda eğlenceli vakit geçirmeyi özleyen seyirciyi fazlasıyla memnun edecek.

Okumaya Devam Et

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler