Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Bıktık Artık Türk-Yunan Aşklarından!

Yayınlandı

tarihinde

busra-bayram

Türk-Yunan ilişkilerinin bir iyileşip, bir kötüleşmesini fırsat bilen yapımcıların ele aldığı konudur bu aşk mevzusu. Konu eğer aşk ise, mutlaka bir gideri vardır diye düşünüyor olacaklar ki; aynı konuları tekrar tekrar izletmekten bıkmıyorlar.

Sürgün filmine gitmeden önce sağlam bir aşk hikayesi izleyeceğim diye düşünüyorsanız eğer üst paragraftaki yazımı okuyup, buna göre değerlendirin filmi. Zira sağlam bir hikaye söz konusu değil maalesef. Türk olması yetmezmiş gibi bir de üzerine fakir olan oğlumuzun, Rum asıllı Yunan uyruklu zengin babanın kızına aşık olması üzerine süregelen bir hikaye ile karşılaşacaksınız.

surgun-film-afisi-2013Sürgün filmi, Kıbrıs harekatı zamanlarını ve Yunan asıllı insanların sınır dışı edilmesini konu alan, olaylara tek bir pencereden bakan sığ bir film olmuş. Filmin başında hangi tarihte geçtiğini not düşmek kimsenin aklına gelmemiş sanırım. Ya da “Hadi bakalım siz bulun!” şeklinde dalga da geçilmiş olabilir. Tıpkı bir çok Rumca olduğunu sandığım konuşmanın alt yazısının yazılmaması gibi… Filmin ikinci yarısından sonra tenezül edipte bir kaç cümleyi Türkçe altyazı olarak geçmişler. İlk yarıdaki muhabbetlerin ise bir çoğu havada asılı kalmış durumda bende şu an. Çünkü Rumca bilmiyorum.

Filmin yapımcılığını Türker İnanoğlu üstlenirken, Tolgahan Sayışman, Saadet Aksoy, Mahir Günşıray ve Ruhsar Öcal’ı başrollerde görüyoruz. Filmde göze çarpan ve iyi ki var dediğimiz insan Mahir Günşıray. Muhteşem bir oyunculuk sergilemiş. Diğer oyuncularda ise dizi oyunculuğunun kokusu o kadar keskin ki, dizi mi izliyorsunuz film mi anlayamıyorsunuz. Zaten senaryo o kadar uzun tutulmuş ki, bu filmin dizisi olur diye beklentiye de girebilirsiniz. Gereksiz uzatmalar ve gereksiz ayrıntılara maruz kalabiliyorsunuz.

Filmin tek yönlü bakış açısına dönecek olursak, dini açıdan yalnızca Hristyanlığın gösterildiği, imamın oğlunun bile içki masasına oturduğu yetmezmiş gibi “şerefe” diye kadeh kaldırması göze sokulmuş. Bu olay örgüsü içinde yalnızca eğlenerek izlenen tek sahne müslüman gençlerin kliseye girme konusundaki sıkıntısı. O da gayet iyi asimile edilmiş, korkmayın.

Ayrıca Sürgün filminin çoğu sahnesi bizi başka filmlere bağladı. Özellikle fabrikasını devretmek zorunda kalan Mahir Günşıray’ın fabrikada işçileri ile helalleşip vedalaşma sahnesi tıpkı Schneider’in Listesi gibi. Siyah beyaz yapsalarmış o sahneleri bir an Shneider’ı izliyoruz diyebilirdik. Zaten Türk-Yunan aşkı, diziler gibi kokuyorken gencin nehri geçip dönerken yakalanması da hiç şaşırtmayan bir durum. Filmin bir yerlerde şaşırırım belki diye beklerken aniden biten ilginç ve bir o kadar da bana göre anlamsız sonu ile şaşırabilirsiniz elbet.

Filmin vizyon tarihi ise 20 Aralık Cuma.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
1 Yorum

1 Yorum

  1. nadia

    22 Aralık 2013 at 21:09

    Neden hep ayni konu yapiyor bu turkler? herzaman ayni hikaye rum kiz turk erkek?
    neden hic rum erkek turk kiz filmi yapilmiyor? herzaman turk kizlarini yabanci erkeklerle gormeyi dayanamiyorsunus. Ondan konu hep hep hep ayni rum kiz turk erkek.

    Birkere orjinal olun ve Rum erkek Turk kiz filmi yapin ;)

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler