Beyazperdede dijital oyuncu devrimi

Dünya

Artık sinemalarda uzun metrajlı filmlerin yanında, son yıllarda ortaya çıkan animasyon çizgi filmlerin adı sık sık duyuluyor.

Arabalar 2 filmi ülkemizde vizyona geçtiğimiz hafta girdi.

Çizgi film stüdyoları da kendi aralarında ve kendi içlerinde zamana ayak uydurmak için teknolojik bakımdan yarışıyorlar.

BBC Focus dergisinde yer alan habere göre, animasyon çizgi film stüdyolarından Pixar Animasyon, donanım geliştiricisi olarak başladı, fakat şimdi Hollywood’un ikonu oldu. Firmanın bugüne kadar aldığı bilimsel ve teknik akademi ödülleri, altın küre ve grammy ödüllerinin sayısı artıyor. Bu yıl Pixar animasyon stüdyoları, bağımsız bir işletme olarak 12. animasyon filmi olan Cars2’yi yayınlayıp 25. yılını kutluyor.

Pixar’ın filmleri birçok açıdan çeşitli teknolojik gelişmelerin mimarı oldu. “Finding Nemo” isimli bilgisayar animasyonu dijital ışıklandırmada yeni tekniklere öncülük etti. “The Incredibles” ve “Ratatouille” isimli animasyonlar ise insanlar ile çizgi film karakterlerini bir araya getirdi.

Fakat, geçtiğimiz yıllarda bu teknolojik başarıların derecesi değişti. Eski filmlerle kurulan fiziksel etkileyicilik 2009 yılında gösterime giren “Up – Yukarı Bak” animasyon filmiyle dijital olarak taklit edildi. Bu nedenle Pixar ve onun rakip animasyon stüdyolarının yeni şeyleri keşfi bitme noktasına geldi mi?

Başarıların her zamanki gibi kolay elde edilmeyeceğini söyleyen Cars 2 filminin denetleyici teknik yöneticisi Apurva Shah, “10 yıl önce bunu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk, ancak bu süreç bugün için geçerli değil” dedi.

Shah’a göre, 3 boyutlu animasyon en gerçekçi dünya fenomenini daha az kolaylık derecesiyle yeniden oluşturabilir. Kendilerinin her şey için mükemmel bir çözümü olmadığını söyleyen Shah, “Fakat, biz bir filmin gerektirdiği herhangi bir şeyi nasıl oluşturacağımız konusunda akıllıyız” dedi.

İnsanlarla ilgili problem

Bir çok modern animasyon problemi ekstra hesaplama gücüyle çözülebilirken, stüdyolar halen seyircinin tüylerini diken diken yapmayacak, beklenmeyen efektlere sahip dijital insanlar oluşturmak için çabalıyor. 2004 yılında The Polar Express filminde oynayan fotorealistik insan karakterler, donuk gözleri nedeniyle çok eleştirildi.

Bundan sonra insan cildinin tasvir edilmesi için yeni tekniklerin gelişimi daha gerçekçi dijital ciltlere liderlik etti. Yeni avantajlar sayesinde yüz şekilleri karakterlere nakledilmeden önce aktörün yüz hareketlerini kaydetmeyi başardılar. Tüm gelişmeler sayesinde ekranda dijital aktörlerin gerçek olduğuna inanmamıza ramak kaldı.

Fakat, Sony Pictures Imageworks’te Şef Teknoloji Yöneticisi olan ve “Köfte Yağmuru” gibi animasyon filmlerinde görsel efekt denetmeni olan Rob Bredow’ a göre, bu bir tutarlılık meselesi. Bireysel bileşenlerin, unsurların muhtemelen birçoğuna sahip olduklarını belirten Bredow, modellerimiz oldukça doğru, gözler için yapılan optik hesaplamalar da çok iyi ve animasyonlarımız gerçeğe yakın şekilde gelişti. Ancak bazen vücudun bazı parçalarında çok iyi sonuçlar alamıyoruz” dedi.

Sürecin saflaştırılması

Stüdyolar animasyonlarını mükemmelleştirmek için önemsiz ayrıntılar üzerinde odaklanırken, gelecekte sinemaya gidenler öncekilerden daha fazla beklentiye sahip olacaklar. Donanımlar her yıl gelişmesine rağmen, yine bir animasyon sahnesinin oynadığı ortalama süre aynı kalıyor.

Bu fazladan işlem gücü karmaşıklık (daha detaylı modeller, daha büyük setler ve ekranda daha fazla karakter) artırılarak telafi edilebilir. Ayrıca daha hızlı, güçlü bilgisayarlar daha fazla dikkat gerektiren teknikler de kullanılabilir.

Animasyon şirketleri şimdi daha canlı aksiyon filmleri gibi bir etki oluşturmak için bu gerçek zamanlı teknolojiyi kullanıyorlar. Geleneksel olarak stüdyolar, bir klip çekilmeden önce karakterleri ve seti canlandırmak zorundaydı. Direktör buna geri bildirim yapana kadar haftalarca ya da aylarca bu iş erteleniyordu. Ancak şimdi akıllı grafik işlemciler, üretimde her şeyi önceden daha erken sürede inceleyebiliyor.

Yeni kullanılan yöntemde bilgisayar ‘motion blur (akıcı hareket)” efektini hesaplıyor. Yöntem gerçek kameranın hareketini taklit ettiğinden beri geleneksel blur efekti sık sık takılıyor. Pixar’ın sistemiyle hareket canlanmaya başlıyor, daha sonra ağır ağır bulanıklaşıyor ve geleneksel 2 boyutlu çizgi filmlerde görmeyi umduğunuz etki oluşturuluyor. Buna “animasyon dostu” motion blur diyorlar. Şirket, gelecekte renk paletini nasıl daha iyi kullanabileceğini düşünüyor ve araştırıyor.

 

Advertorial: Alo! Facebook’tan Arıyorum…

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up