Babamın İçinden Süper Kahraman Çıktı !

Serbest Kürsü

no-escape

Tuğba Güner yazdı.

 

 

Hiç bilmediğiniz bir ülkeye iş amaçlı taşınmışken, hayaller kuruyorken çocuklarınız ve eşinizle, daha ilk günlerde bir iç savaşın içinde kalırsanız ve öldürüleceğinizi bilirseniz kaçmak için her şeyi yapmaz mısınız?

Kaçış Yok filminin yönetmeni John Dowdle, filmine ait ilk fikirlerini babasıyla bir Tayland gezisine çıktığı sırada edinir. Tatile çıkmadan sadece birkaç gün önce ülkede askeriye ile halk arasında çatışmalar meydana gelir. Tankların caddeleri işgal ettiği, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı sırada her şeye rağmen sorunsuz bir tatil yaşayan John, tersi bir durum yaşansaydı işin içinden nasıl çıkılırdı düşüncesi ile filmin konseptini zihninde oluşturmaya başlar.

James Bond rolü ile Aksiyon Filmlerinin en iyi Aktörü olarak Blockbuster Ödülü’nü alan Pierce Brosnan’ın Kaçış Yok filminin baş rolü olması, filme ayrıca değer katıyor. Ve komedi filmleriyle ön planda olan Owen Wılson da bizi şaşırtıyor. Wılson, yönetmenin ”İyi komedi oyuncularının her türlü rolün altından kalkabileceğine inanıyoruz.” düşüncesini bu filmde doğruluyor.

Amerikalı bir iş adamı olan Jack Dwyer (Owen Wilson) eşi ve iki kızıyla birlikte Güneydoğu Asya’da bir ülkeye yerleşir. Sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan Amerika’dan çok çok farklı ve ‘4.Dünya Ülkesi’ olan bu yere dair yine de umutları vardır. Yerleşmelerinin bir iki gün  ardından ülkede aniden siyasi çatışmalar ve halk ayaklanması meydana gelir. Bir süre sonra ülkede darbe olunca korkunç bir gerçekle karşı karşıya kalırlar. Yeni rejim, tüm yabancıları öldürmektedir ve kendisi de infaz edilmek üzere arananlar arasındadır.Bir an evvel kendilerini kurtarmak zorundadırlar. Eşi (Lake Bell) ve çocuklarıyla birlikte yeni tanıştıkları, gizemli bir adamın da (Pierce Brosnan) yardımıyla önce şehirden, sonra ülkeden kaçmanın yollarını ararlar. Tam bir kargaşanın içine düşen aile canlarını kurtarmak için amansız bir kovalamacanın orta yerinde kalır.

Mekana bağımsız olarak konuya odaklanılması fikri ile film boyunca hangi şehirde hatta ülkede olduklarından hiç bahsetmeyen yönetmen, tam tersi durumu öngörememiş sanırım. Çekimlerin Tayland’da yapılmış olması ve  ‘Ülkenin kimliğinin korunması’ yasasına uyulmadığı için filmin Tayland’da gösterime girmeyecek olması bu bağlamda ilginç bir detay doğrusu. Ayrıca filmin hikayesinde siyasi boşluğu görebilmek de mümkün. Darbe oluyor ama neden oluyor, bu adamlar neden önüne geleni öldürüp bizim başrol ailemizin peşinden sürekli koşuyor, sorusunun cevabını ancak 3-5 replikle alabiliyoruz.

Kaçış Yok ilk sahnelerinden sonuna kadar sürekli bir kaçma-kovalama hengamesi içine atıyor izleyiciyi. Önceleri eğlenceli bir kişilik olarak karşımıza çıkan  Pierce Brosnan’ın aslında öyle biri olmadığı ise filmin afisinden bile anlaşılabiliyor ve  bazen spoiler olmaması için filmin afişine bakmamak gerektiği gerçeğiyle yüz yüze kalıyoruz. En kritik anda dahi Brosnan’ın ortaya çıkacağı anı bekliyoruz. Sadece ailesini kurtarmak isteyen bir babanın içindeki süper kahramanın saniyeler içinde nasıl ortaya çıktığını görüyoruz. Filmi izlerken 2012 yapımı Impossible filminin b versiyonuymuş gibi hissetmemiz de mümkün. 104 dakikanın bir kısmından sonra emin adımlarla ilerleyen film gerilim-aksiyon türünde olmasına rağmen aile dramı olarak önümüzde duruyor. Beklenen bir son ile biteceği muhakkak olan filmin, Dowdle kardeşlere en azından Karantina filmi gibi hatırı sayılır bir hasılat getirmeyeceği de aşikar.

 

 

 

 

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up