Aysun Ellidokuzoğlu: Azmin Elinden Hiçbir Şey Kurtulamaz

Serbest Kürsü

vecihi

Bu, deli âşık, istenmeyen damat Vecihi’nin, hikâyenin başından sonuna kadar inatla savunduğu, ölesiye uyguladığı en birinci kuralıydı: Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz. Vecihi’ye deli dememizin nedeni -yo, hayır kişisel değil- filmde ilk göründüğü anda ortaya çıkıyor, zira kendisi bırakın ilk sahnesini, son sahneye kadar deliliğini ispat edecek işlere imza atıyor.

Vecihi öyle başkaları gibi sessiz sinsi yaklaşmaz, gümbür gümbür, titrete titrete, aşkını haykırarak gelir sevdiğinin evine. Evde kim vardır, ne yapıyorlardır hiç mi hiç umurunda değildir. Sabah kahvaltı sofrasına da konuk olabilir, akşam kız isteme merasiminin ortasına da.

Kendisi henüz görünmemişken, tabii ki uçağının sesi duyulmuşken onunla ilgili ilk yorum çıkar meydana: Deli. Müstakbel kayınpederi sabah çorbasını içiyordur o sırada, o ise camları titreterek, evi söküp götürecek bir aşkla sorti yapıyordur sevdiğinin balkonuna doğru. Neden mi? Tabii ki sevdiğinin yüzünü görmek ve ona bir gül verebilmektir amacı. Okul yolunda beklemez, evin köşesinde pusuya yatmaz, diğerleri gibi değildir bu yüzden. Delidir ve evin tepesinde küçük uçağıyla dönüp durur. Tabii ki sevdiğinin babası da bu durumdan memnun değildir. O namuslu bir marangozdur ama kızlarını doktorlara, mühendislere vermek ister. Bir pilot, hem de deli bir pilot asla damat kriterlerine uymamaktadır.

Vecihi’yi biraz daha yakından tanırsak, en başta diğer damatlar gibi sorumsuz değildir. Bitirdiği bir okul vardır ve tabii elinde de gül gibi mesleği: Pilotluk. Pilot olmanın şartlarını düşündükçe aslında Vecihi Yaşar Usta’nın başarısız kızı Fikret için bulunmayacak bir kısmettir. Fikret başarısız bir öğrencidir, uzun yıllardır okuduğunu yine babasının ağzından duyarız, fakat henüz bir lise diplomasına bile sahip değildir. Vecihi ise saçını başını ağartmış, kendi düğününü yapabilmek için gereken parayı biriktirmiş, kayınpederinden herhangi bir yardım dilenmeyecek kadar kendine güvenen biridir. Diğer damatlara kıyasla mükemmel biridir. Belki de en büyük deliliği kır saçlarına bakmadan bir lise öğrencisine âşık olabilmesidir. Vecihi burada liseli kızları ayartan bir yetişkin erkekten çok, sorumsuz, beceriksiz bir kıza talip olma cesaretini gösteren hakiki bir deli imajı çizmektedir. Başarısız biri midir? Asla. Pilot olabilmek için gerekli sınavlardan geçmiş, sağlığı da hali vakti de yerinde bir damat adayıdır. Kızları için yüksek bir gelecek bekleyen, yani doktorlar ve mühendisler çıtasını aşağı düşürmek istemeyen Yaşar Usta için belli ki “deli” diye yaftaladığı Vecihi ideal bir damat değildir. Bazen Yaşar Usta’ya hak verir gibi oluyoruz tabii, fakat koskoca Boeing’i Ankara Asfaltına indirmek büyük bir başarıdır, hatta olası bir kazayı atlatmak demektir, es geçilmiştir.

Vecihi’nin şiddetli bir sevgisi, yerlere serdiği bir gururu vardır. Bir yandan “Atarım seni aşağı” diye tehdit eden kayınpederine “Şeref verirsiniz efendim” diye hitap eder, diğer yandan aynı adama “kara vicdanlı” diyebilir. Evin tepesinde dönüp dururken balkondaki çamaşırları uçağın kuyruğuna takabilir, fakat sonra ütületip getirebilir. O kızgın kayınpederini, müstakbel baldızının düğününde sahneye çıkıp şarkı söyleyerek yumuşatacağını düşünebilir.

Vecihi’nin tek eksiği vardır -bir miktar akıl ve mantığı saymazsak- o da yalancı olmamasıdır; dürüstçe niyetini söylemesi, iki yıldır düzenli bir şekilde istemeye gittiği kızdan vazgeçmemesi, aldığı hayır cevabına rağmen evet cevabını duyana kadar niyetinden vazgeçmemesidir. Yaşar Usta’nın kız verdiği diğer damatlara bakınca Vecihi onların içinde güneş gibi parlamaktadır: İlk damat dolandırıcı bir müteahhitin oğludur. İkincisiyse kimsesi ve tabii parası olmayan bir üniversite öğrencisi. Üstelik ikisi de içgüveysi gelmişlerdir eve. Peki Vecihi? Onun böyle bir niyeti yoktur. Sevdiğini alıp gidecektir.

Filmin sonunda onu istemeyen kayınpederinin evindeki ipoteği kaldırmak için hiç düşünmez, tereddüt etmez, “…Yaşar Bey nasılsa Fikret’i bana vermiyor, ben de başkasıyla evlenmeyeceğime göre alın bu parayı…” der ve düğün için biriktirdiği bütün parayı onlara verir. Bu deliliğinin iyice tescillenmesi demektir aslında.

Vecihi ismiyle sivil havacılığın cesur ve çılgın ismi Vecihi Hürkuş’a bir gönderme yapılırken acaba bu bir saygı duruşu mudur, bir alay mıdır bir karar veremiyoruz, fakat elimizdeki Yaşar Usta’nın damadı olan Vecihi kalbimizde çılgın aşkıyla, küçük uçağıyla sevdiğinin evini başına yıkan azmiyle sarsılmayacak bir yer bulmuştur kendine. Umarım Fikret onu üzmemiştir ve aşkına layık olmuştur…

twitter.com/la_disparition

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up