Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Aşk’ın Yüzde Doksan Dokuzu

Yayınlandı

tarihinde

saziye-ayas

–          Karşılıksız sevmem insanları

–          Ne bekliyorsun?

–          Bilmem hiç düşünmedim.

                                                                                                    (Her Gece Bodrum)

 

#aşkın%99u diye bir hashtag vardı geçenlerde Twitterda. Ben de hemen beklemek cevabını vermiştim düşünmeden…
Belki de doğruluğundan emin olduğum tek cevaptı bu.

Necip Fazıl da

Ne hasta bekler sabahı / ne taze ölüyü mezar / benim seni beklediğim kadar

dememiş miydi aşkını anlatırken?

28996_10151523040448729_1583458402_n
 

Aşkın en büyük belirtisi beklemek… Yağmur altında beklediğinden verem olan âşıklardan geçilmeyen Yeşilçam filmleri ile büyüdüğüm için bana öyle geliyor yoksa… Sizce de öyle değil mi?  Hatta “Ne kadar bekleyebiliyorsan o kadar seviyorsun “diye bir genellemeye varsak yanlış mı olur?

***

Osmanbey metrosunda zaman zaman kanun çalan amca ile sıkıldığı halde sırf kocasını sevdiğinden yalnız kalmasın diye yanında bekleyen teyze nasıl şu hayatta gördüğüm en büyük âşıklarsa a werewolf boy benim şu zamana kadar izlediğim en büyük aşklardan biri…

Filme başlamadan bitiriyorum nerdeyse.

 A werewolf boy genç hasta ergen bir kız çocuğu ile geçmişini tam çözemediğimiz fakat sahipsiz olduğunu hemen anlayıverdiğimiz, sevgi görmemiş bir genç çocuğun hikâyesi. Etraftaki heyecanla konuşan insanlara rağmen biri konuşamayan, diğeri ise konuşmayı fazla sevmeyen iki genç birbirleri ile iletişime geçtiklerinde aralarında kaçamadıkları saf masum bir aşk başlıyor. Bu yüzden fantastik öğeler barındırmasına rağmen aşkın üstünlüğü onu en iç burkan romantik filmlerden biri yapmaya yetiyor.

 Chul-Soo (wolf-boy) un dünyaya yeni gelen bebek bakışları ve Soon-Yi nin çaresizliği gerçekliği yüzünüze çarparken; film uzak bir kasabada geçse de dönemin yaşam şartlarını, aile yapısını, gelenekleri ve kültürü de fısıldıyor ama en çok da yaratılmış olmanın kusurluluğunu gözler önüne seriyor.

A werewolf boy benim büyük fanı olduğum Güney Kore sinemasının güzel örneklerinden biri.

Güney Kore sinemasını az çok izleyenler onu diğer sinemalardan farkını, neler bulabileceklerini bilirler. Güney Kore filmlerinde değişik bir ışık çarpar gözümüze önce; rüya gibi buğulu… Güney Kore’ nin o herkesi mutlu eden uzak ülke olduğunu, bir masalın içine düştüğünüz izlenimini veren… Bu yüzden hikâyede bir kurt adam olması çok da olağanüstü gelmez; masal dünyasına dalıverirsiniz.

 Alacakaranlık (Twilight) gibi efekt bombardımanına tutulmazsınız; bambaşka bir içine alıveriştir bu.  Vampir neden vampir? , Kurt adam neden kurt adam? açıklar size; diğer filmler gibi nedensiz kabul etmenizi beklemez. Alt metni sağlamdır Güney Kore fantezi filmlerinin bu yüzden de izlemesi keyiflidir ve düşünmeden tavsiye edilir.

Beklemek demiştik…

Kiminin aşkı karşısındakinden bekler çünkü karşılıksız âşık olamayacak kadar gücenmiştir aşka…  Kimi ise toydur daha; karşılıksız bekler… Kavuşanlar beklemez mi sanırsınız onlar da mesaj atsın, gülsün, seni seviyorum desin diye bekler…

 Beklemek gönül işidir;  gönülsüz beklemek zorunda olanlar sadece resmi bayramlarda yağmur altında okul kortejlerinde ıslanan öğrencilerdir.

ve bu filmden öğrenebileceğiniz tek bir şey varsa o da birine

              “Bekle beni. Senin için döneceğim.” derken çok dikkatli olmanız gerektiğidir…

Güzel seyirler…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler