Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Aşkın ömrü 3 yıl – 7 yıl tartışmaları vardı, sene kaçtı?

Yayınlandı

tarihinde

2001 nerdeyse üniversiteye yeni giren kendine genç yetişkin diyen birinin ömrünün yetemeyeceği kadar uzun. Diğerlerine de hatırlatma yapmadan (kitabı okumadılarsa ) hatırlayamayacakları kadar eski.  Bir nevi nostalji artık.  Peki, 10 yıl önce tutmuş bir kitabı tekrar basmanın ve filmini çekmenin manası nedir? Kitap senin bile olsa… Reklamdan para kazanıp film çekmeyi oyuncak haline getirmenin ne anlamı var?

Günümüz insanının klasikleri artık bestsellerlar mıdır yoksa?  10 yıl sonra filmi çekilecek kadar değerli midir? Aşkın ömrü 3 yıl mıdır 7 yıl mıdır boş zamanlarımızda bizi meşgul edecek bir soruya geri mi dönelim şimdi?  Neyse bu konuları sosyologlara edebiyatçılara bırakıp filme geri dönelim çünkü bu hala benim cevabını bulamadığım bir soru bu yüzden cevabınızı kendiniz bulmanız gerekecek.

Gelelim filme ama uzaklaşamıyorum filmin isminden hala .“ Aşkın ömrü 3 yıl “ Türkçe ’ye başka bir dille çevrilmeliydi diye düşünüyorum çünkü. Fransızca bilmiyorum ama Fransızca olduğunu sandığım duyduğum bir deyim var; aşk yapmak. Bu deyimin ardında gizli filmin bütün esprisi. Çünkü bizim için aşk el ele tutuşmadan veya göz göze gelmeden bile yaşanabilecek bir şeyken Fransızlar için cinsellikten bir adım ötede değil. Bu yüzden bir Fransız filmde 3 yıllık bir aşk bulabiliyorsa da ben filmde aşkı 3 dk bile göremedim; aşk vadeden tek sahne kusma sahnesiydi. Varın gerisini siz düşünün.

Hiç güzel bir şey yok muydu? Vardı romantik değildi ama yazarımız zekiydi ve söyledikleri komikti. Bu sayede romantik kısmını es geçip komedi olduğunu söyleyebiliriz. Hatta yeni bir tür sayıp cinsel komedi de diyebiliriz. Ayrıca kitaptan cümleler içerdiğini düşündüğüm bir jet hızıyla geçen sahneler güzeldi. Adam kitap yazmaya başlayınca hayalimde Truffaut un kadınları seven adam tarzı güzel bir film izleyeceğimi düşünerek sevinmiştim ama sevincim kursağımda kaldı.

Filmi izlettiren oyuncularıydı. Ayakları güzel olmayan başrol kadın oyuncu bana Uma Thurman ı hatırlattı bütün güzel Fransız hatunların ayakları çirkin mi olur diye düşündüm(bol bol vaktim vardı. )Güzeldi güzel olmasına ama nedense benim gözlerim ilk birkaç dk gördüğümüz karısını oynayan oyuncuyu aradı yüzü çok daha sinematografikti. Editör süperdi. Kısaca filmin kadın oyuncuları iyiydi. Erkekler klasik belli bir karizması olan kendini çapkın zanneden adamlar topluluğuydu.(Yönetmen kendinden daha yakışıklı kimseyi istememiş olacak.) Bir sarışına kafayı takmış olan ne zaman patlayacak diye düşündüm durdum ama onun çatışması eksik kaldı. Alice de hikâyede sonradan anlatılmaya karar verilmiş bir kahraman gibi giriyordu ve filmi ikiye bölüyordu sanki film koptuktan sonra yeniden başlamaya gayret ediyordu.   Afişte de kullanılan  kırmızı elbise aynı Paris- Manhattan daki elbiseydi kostüm sorumlusu imzasını mı atıyordu yoksa Kızılhaç mı dağıtmıştı bilemedim. Film özetle kanal d nin 23.00 den sonra verdiği filmlere benziyordu.

Filme puanım 5 ama 10 üzerinden. Bana hitap etmiyordu gerçi bunu Bukowski’yi gördüğümde anlamalıydım. Yine de en güzel sözlerden birini o söylüyordu. Ve içinde gerçekte aşk vardı. “ Aşk sis gibidir. Sonra sis dağılır ve güneş yani gerçek görünür.”  Sis de güzel mi olurmuş diyenler olacak.

Onlara ve aslında filmin yönetmenine, kitabın yazarına söylenecek tek bir söz var  “Siz aşktan ne anlarsınız bayım!” ( Didem Madak)

twitter.com/muzminogrenci

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Selda Alkor ve Engin Ayça’ya 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nden Onur Ödülü

Festival, 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Selda Alkor

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Onur Ödülü, Selda Alkor ve Engin Ayça’ya layık görüldü.

Geçtiğimiz yıllarda Reis Çelik, Biket İlhan, Süleyman Turan, Mevlüt Koçak, Gülsen Tuncer ve Necip Sarıcı‘ya takdim edilen festivalin geleneksel ödüllerinden olan “Dostluk Onur Ödülü” bu yıl oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya takdim edilecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’ün destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği ve Türk Kızılay’ı çatısı altında 2-5 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek olan 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nde ödüller, açılış töreninde sahiplerine teslim edilecek. Bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen festivalde “Dostluk Onur Ödülleri” oyuncu Selda Alkor ve yönetmen Engin Ayça’ya Türk sinemasına yaptıkları katkılardan dolayı verilecek.

“Festivalin Anadolu Dostluğunu Geliştiren İsimler Anısına Yapılması Çok Anlamlı”

1965 yılında Yeşilçam ile tanışan, “Senede Bir Gün”, “Buzlar Çözülmeden”, “İlk ve Son”, “Erikler Çiçek Açtı” gibi sinemanın klasikleri arasında yer alan pek çok filmde rol alan sinemanın “Çiçekçi Kız”ı usta oyuncu Selda Alkor, kişilerin yeniden dostluk duygularını öne çıkarmak amaçlı yapılan Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali’nden dostluk ödülü almanın çok gurur verici olduğunu ifade etti. Kaybolan değerlerden dostluğu halka filmler, şiirler ve müzikler vasıtasıyla ile buluşturmanın çok değerli olduğunun da altını çizen Alkor, festivalin her sene büyük şairlerin, düşünürlerin yıllar önce Anadolu dostluğunu geliştiren isimler anısına yapılmasının çok anlamlı olduğunu dile getirdi.

“Dostluk Toparlayıcı Bir Unsur”

Festivalde “Dostluk Onur Ödülü” alacak bir diğer ise 1987’de ilk uzun metrajlı filmi “Bez Bebek” ile 1. Ankara Film Festivali’nde En İyi 2. Film ve En İyi Senaryo Ödüllerini alan usta yönetmen Engin Ayça. 1990’da “Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu” adlı ikinci filmiyle 28. Antalya Film Festivali’nde En İyi 3. Film seçilen usta yönetmen, son olarak 2007 yılında “Suna” filmini yönetti.

Dostluğun hepimiz için bir panzehir olduğunu, hayatı devam ettirmek için toparlayıcı bir unsur olduğunun altını çizen Engin Ayça ‘dostluğun’ işlendiği bir film festivalden onur ödülü almaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.

T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sinema Genel Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi, Zeytinburnu Belediyesi, Yunus Emre Enstitüsü gibi birçok kurum iş birliğiyle düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Film Festivali direktörlüğünü Faysal Soysal, Onursal Başkanlığını Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık yapacak. 

Okumaya Devam Et

TV'de Sinema

Bu Akşam Televizyonda Hangi Filmler Var?

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

6 Kasım 2021 Cumartesi akşamı televizyon filmleri.

Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) – Beyaz TV Saat: 19.30

Serinin devam filminde Sherlock ve ortağı bu kez Londra dışındadırlar. Sherlock, bu kez suç dehası Profesör Moriarty’in peşindedir.

İntikam Yolu (Drive Angry) – Beyaz TV Saat: 21.45

Kızının sapkın bir tarikat tarafından vahşice öldürüldüğünü ve torununun yine aynı adamlar tarafından şeytana kurban edilmek üzere kaçırıldığını öğrenen Milton, cehennemden kaçarak intikam almak için dünya üzerine gelir.

Yaz Saati (Summer Hours) – TRT 2 Saat: 22.00

Olivier Assayas imzalı film, üç kardeşin, ölen annelerine ait ev ve sanat koleksiyonunun akıbeti konusunda düştükleri durumu konu ediniyor. “Summer Hours” (Yaz Saati), bu akşam 22.00’de TV’de ilk kez TRT 2’de.

Okumaya Devam Et

Uncategorized @tr

“Lightyear”dan Teaser Yayınlandı

Film, 17 Haziran 2022’de gösterime girecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Pixar animasyonu “Lightyear” filminden teaser yayınlandı. Filmde Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Yönetmen koltuğuna Kayıp Balık Dory (Finding Dory) filminin ortak yönetmenlerinden Angus MacLane‘in oturduğu “Lightyear“dan teaser yayınlandı. Toy Story serisinde yer alan oyuncaklardan Buzz Lightyear’ın maceralarına odaklanan film, 17 Haziran 2022‘de gösterime girecek.

Işıkyılı, son model bir oyuncak olan Buzz-lightyear’ın hikayesini konu alan Pixar animasyonu Lightyear‘da Buzz Lightyear karakterini ünlü oyuncu Chris Evans seslendiriyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler