Aşkın Dayanılmaz Ağırlığı

Genel

saziye-ayas

2008 yılında vizyona giren Ayat Ayat Cinta /Aşkın Ayetleri Endonezya’da , Müslümanlara karşı olan ön yargıları değiştirmek için bir romandan uyarlanarak çekilen bir filmdir.

Büyük bir ilgi ile karşılanmış, devlet erkanının bile ilgisini çekmiş, festivallere katılmış ve gişe rekorları kırmıştır.

ayat ayat cinta

Bu çok sevilen ve izlenilen filmin kahramanı Fahri, El ezher Üniversitesinin en gözde öğrencilerinden biridir. İslam ahlakıyla ahlaklanmış bir gençtir. Şeyhinin biriciğidir. Kimsenin kalbini kırmamaya özen gösterir. Bu ve bunun gibi nadide huylarıyla dinin en güzel temsilcilerindendir. Eşine benzerine az rastlanır Müslümanlardandır.

En belirgin huylarından biri de merhametli oluşudur. Mesela bir kadını ağlarken görmeye dayanamaz. Bu da onun başına türlü belalar açacaktır.Fahri maraz doğar ihtimali var diye kimseye iyilik etmekten kaçmaz.

Ama Fahi’nin bu alçakgönüllüğü, herkese iyi davranması ve merhameti çevresindeki kızlar tarafından yanlış anlaşılır. Çünkü maalesef çevrelerinde Fahri’ye benzeyen yani olması gerektiği gibi bir erkek daha yoktur. Yüzündeki nur fark edilmeyecek gibi değildir.

Film bazen “Ne Fahriymiş arkadaş!” dedirtse de Fahri’ye olan bu iltifatın nedeni apaçık ortadadır. Onun güzelliğini Kuran-ı Kerim’i iyi bilen, ondan bir adım bile şaşmaktan korkan ama dinin yanlış anlaşılmaması için de korkusuz bir cengavere dönüşebilen, sünnet ehli bir Müslüman olmasından kaynaklanmaktadır.

fahriii

Böyle bir adama hayran olmamak ve ondan sevgi dilenmemek elde değildir.
Bu yüzden de Maria , Nurul, Nuria ve Ayşe ; Fahri’ye hayran olduklarını bir şekilde dile getirirler. Noura iyilik gördüğü tek erkeğe, Nurul belki kendinde olmadığını düşündüğü bilgiye sahip adama, Ayşe Fahri’nin ahlakının güzelliğine, Maria ise Fahri’deki İslam’ın vücut bulmuş haline aşıktır.

Durmadan aldığı aşk mektuplarından haya eden Fahri, mektupları  kutsal bir emanet gibi şeyhine saklaması için verirken bir yandan da bu teveccühlerin kalbini kirlettiğini düşünür.

Bir kalpte iki sevgili olmaz diye düşünerek kalbinde Allah’ tan başka sevgili bulunmasını istemeyen Fahri taarrüfte bulunur ve şeyhinin onun için münasip bulduğu insanla evlenir. Evliliğinde bazı küçük sorunlar olsa da mutludur Fahri… Fakat  hayranlıkla karıştırılan aşk, Fahri ‘nin başına dert olur.

fahri<

Ne var canım herkes sevdiğine sevdiğini söylesin zaten Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin.” [Ebû Dâvud, Edeb 122, (5124); Tirmizî, Zühd 54, (2393).]
demekle olmaz. Çünkü hadiste geçen söz erkeklerin erkeklerle gönül muhabbetlerini arttırmaları için birbirlerini dinlemeye nasihat etmeye fırsat bulabilmeleri amacıyla söylenmiştir.

Ayrıca Bağdadî der ki: “Bu teşvik, sevginin Allah için olması şartına bağlıdır.
Dünyevî bir tamah veya hevâ için olan sevginin bildirilmesi mevzubahis değildir. Dünya ve ihsan için sevgi izhâr etmek bir dalkavukluk ve düşüklüktür.”

Yani hadis bilmek yetmez hadislerin ne şartlarda söylendiğini de bilmek gereklidir.

Ama tabi ki yaptığımız her şey hadislerde geçecek diye bir zorunluluk yoktur.
Yine de bir Müslüman’ın söylediği söz karşısında, muhatabının ne tepki vereceğini, söylediklerinin onu nasıl etkileyeceğini düşünmesi icap eder.
Hayatımız bir Amerikan filmi değildir ki; birine sevdiğimizi söylediğimizde sadece gururumuz incinir mi diye kendimizi düşünelim.
Birine “Seni Seviyorum” demek büyük bir ağırlıktır ve karşımızdaki insanın ruhunda açabileceğimi yaraları da hesaba katmamız gerekir. Bu yüzden de bazen Seni Seviyorum derken özür de dilemek gerekir ; Özür Dilerim, Seni Seviyorum

“Aga seviyorsan git konuş bence” kadar kolay değildir hiçbir şey… Sevdiğini söylemek bile bazen çok bencil bir davranış olabilir. Kimseye kendi aşkınızın dayanılmaz ağırlığını yüklemeye hakkınız yoktur.

*Yazının devamı spoiler içermektedir

ayat-ayat-cinta

Hele hele Noura ‘nın yaptığı gibi aşkınıza karşılık bulamadığınız için bir adama iftira edip fitne fesatla onu ailesinden ve sevdiklerinden ayırmak sevgiyle hiç ilgisi olmayan bir durumdur.

Fahri Noura ‘nın fitnesi yüzünden hapse düşünce, hücrede bir deli ile karşılaşır. Deli, Fahri ile bir yandan dalga geçerken bir yandan da ona Medrese-i Yusufiye’de olduğunu, sitem etmemesini ve sabırlı olması gerektiğini söyler.
Böylece bir Yusuf hikâyesinde olduğumuzu hissederiz fakat Züleyha’sı yoktur bu hikayenin.
Pişman olan bir kadın vardır belki ama Züleyha gibi pişman olmak her hatun kişinin de harcı değildir.
Fitne açığa çıksa da bu olaylar sorasında Fahri , Ayşe ve Maria kendilerini bir poligaminin içinde bulurlar.

mariia ayet

Sevginin, aşkın söylenilen değil hissedilen bir şey olduğunu bize gösteren Maria, Fahri’sine kavuşur. Fakat Fahri bu durumu hiç istememiş ve altından kalkamayacağı bir duruma düşmüştür. Her ne kadar adil davranmaya çalışsa da samimiyeti ile tanınan Fahri memnun olmadığında bunu söyleyecek kadar da dürüsttür. Bu durum hepsini mutsuz eder.

Fakat Maria sonunda Fahri’ye değil de İslam’ın kendisine aşık olduğunu, içindeki Mısır’ın ruh arkadaşı Nil’in; Fahri değil de Allah (c.c) olduğunu anladığında ikisinin arasından ayrılır, asıl sevgilisine kavuşur ve gerçek bir mutlu sona erişir.

-Allah hepimize aşkını bulmayı nasip etsin
-AMİN

Yorumlar

 

1 Yorum

  1. ” Nazik kalpli bir adama…
    Uzun zamandır acıdan başka birşey tatmadım.
    Acı çekerek kararmıştım.
    Allah’tan başka kalbimde kimse yoktu.
    Ama sen nurunla geldin.
    Sana yakın olmak istiyorum.
    …öptüğün bir alnım…
    sildiğin gözyaşlarım olsun istiyorum…
    Her zaman senin nurunun özlemini duyan birinden

    insan içinde bir iman bir de imansızlık taşır. şanslıysanız imanınız genç ve aklı başında imansızlığını ise yaşlı kuru kaknem bir ihtiyardır ondan uzak durmak istersiniz.
    Erkeklere de iftira atılabilir onlar hakkında da fitne yayılabilirmiş,…
    Eğer erkekler islamı gerçekten yaşşasaydı bir Fahri’ye bunca kız düşer miydi acaba?

    sevmek sabır ve ihlas ile bütünlendiğinde anlam kazanır. acele ile yangından mal kaçırır gibi gönlünü açmak kimi zaman felaket getirip insanı hırslandırma ihtimali yüksektir.
    ama bu hırstan tövbe edip ders çıkarabilen bir bakıma şanlıdır.Çünkü bazı ihlaslı töbeeri edebilmek için günah /hata yolundan geçmek gerekir.
    Allah günahlarımızı bağışlasın İnşallah.

    Reply

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up