Anne: Melek mi, Yosma mı?

Manşet

nurullah-tigli

Anne Melek mi Yosma mı? *

Dikkat yazı spoiler içermektedir!

Ursula Meier ‘in ikinci filmi olan L’enfant d’en haut ya da festivallerde gösterilen adıyla Sister, 2012 yılınının  takdire şayan yapımlarından biridir. İlk filmi Home (2009) da üç çocuklu bir ailenin oturduğu, küçücük bahçeli ve çevresinde başka hiçbir yapı bulunmayan bir evdir. Birçok insanın sessizliği ve doğasına  imreneceği evin yanından, yıllarca hizmete açılması beklenen otoban geçmektedir. Bir gün, beklenmedik bir zamanda otobanın açılışı gerçekleşmiştir. Sürekli akan trafiğin gürültüsüne dayanamayan ailenin yaşamdan izole olma hikayesini anlatır.

sister-1

Sister, 2012 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı – Özel Ödülüne layık görüldü.

Ursula Meier’in film isimlerine dikkat ettiğimizde tümelden tikele doğru hareket vardır. İlk filmine “Yuva” ismini verirken ikinci filminin ismi ise “Kızkardeş”tir. Sinematografisine, aile bireyleri üzerine  ilişkileri konu etmeye devam ederse bizi aileden bireye doğru giden bir yolculuğun izini sürmeye çağıracaktır.

Bazı derin sorunlar vardır ki ciltlerle açıklandığında dahi, hakikatin perdesi aralanmaz. Devasına çare olmasını istediğimiz koca koca kitaplar, biçare kalır  yalnızın ah’ında.  Belki de yalnızlığın ciltlere dökülecek yeri olmadığından, uğruna geceler verilen yalnızlığın şerhini kısacık bir  cümlede veya sahnenin şiirselliğinde bulabiliriz. Sister filmi de sadece bir sahnesine  ah edeceğimiz filmler arasındadır.   Elbette arayanlar bulamazmış ama  bulanlar hep arayanlar misali dağlara çıkmanın vaktidir.

sister-2

12 yaşındaki Simon ile herkese ablası olarak tanıttığı Louise birlikte yaşamaktadır. Her gün İsviçrenin kayak merkezlerine, teleferikle çıkarak zengin turistlerden çaldığı eşyaları satarak geçimini sağlamaktadır. Kimi zaman yakanlasa da zirveye çıkmaktan vazgeçmeyecektir. Louise ise kardeşine  kimi zaman yakın davransa da bunun bir çıkar ilişkisi olmasından öteye gitmeyecektir. Louise, genç ve alımlı bir kızdır. Bundan dolayı çevresinde erkekler eksik olmaz. Bir gün evine gelen erkek arkadaşını Simon’la tanıştırır ve arabasıyla gezmeye çıkarlar. Simon, Louise’nin erkek arkadaşına olan yakınlığını  kıskanır ve sakladığı sırları bir bir anlatır. Simon, ablasının aslında annesi olduğu gerçeğini erkek arkadaşına söyleyerek, annesini erkek arkadaşından ayırır.

Filmi baş yapıt kılan diyaloglarda bu gerçeğin neden saklandığı sorusunun cevabını buluruz.

– Seni istememiştim, Simon.

– O zaman beni neden doğurdun ?

– Bilmiyorum. Yalnız kalmamak için.

Annesinin bu sözlerine kulak kesilen Simon, dünyaya fırlatılmadan önceki mutlu olduğu  yerin özlemini duyar haldedir. İnsanoğlunun  en yalnız ve mutlu olduğu anın noktasındadır.

Cenin olarak

Anne rahminde…

sister-1

Filmi biraz psikanalize edersem yönetmen filmin öznesi olarak küçük Simon’u seçmiştir. Louise ise kendisini cezalandıracak erkekten korktuğu için nesne (iğdiş edilmiş dişi) konumundadır. İçindeki özne konumunu bastırarak, maskesi aracılığı ile kendi özne konumuna istekli olmayan biri olarak sunmaktadır.

Simon  içindeki ödipus karmaşasını, annesiyle ilgilenen erkeğe gerçeği anlatarak çözmektedir.  Filmin başka dikkate değer kısmı da Simon’nun sürekli olarak teleferikle zirveye çıkması, zirveyi, fallik simge kılar. Zirvede güçlü ve kendisini emin hissetmektedir. Zirveden aşağı indiğinde ise annesinin ilgisine ve şefkatine muhtaçtır.

* Anne: Melek mi, Yosma mı? Estela V. Welldon Ayrıntı Yayınları 

twitter.com/ntigli

Latest posts by Nurullah Tığlı (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up